Register Login
January 8, 2009


Register
Forgot Password ?

Network / HaberAgiDiscussions / Forum  

Please note that the best way to take full advantage of our forums is to login. Registration is simple, fast and free.

Subject: Nükleer komedi - 2
Prev Next

Author Messages
antalyali (guest)

11/08/2006 6:49 AM Quote Reply  

Milliyet - 8 Kasim 2006 - Metin Munir

Nükleer komedi - 2



Petrol yok, gaz yok, kömür yok, seçenek yok. Fransa bu gerçekten hareket ederek dünyada elektrik üretimi için nükleer enerjiyi en yoğun kullanan ülke haline geldi. Fransa, elektrik üretiminin % 80'ini ülkenin dört bir yanına düzenli olarak serpiştirilmiş 59 nükleer reaktörden sağlıyor.
Avrupa'da inşaat halinde bulunan iki reaktörden biri Fransa'da, diğeri Finlandiya'dadır.
Çin ve Hindistan 2020'ye kadar yirmişer nükleer santral kuracaklar. Rusya, büyük gaz ve petrol rezervlerine sahip olmakla beraber, reaktör sayısını artırmaya karar verdi. Aralarında Almanya ve İngiltere'nin de bulunduğu diğer birçok Avrupa ülkesi de yeni nükleer reaktör yapmama konusundaki kararlarını gözden geçirme süreci içinde.

Global ısınma
Enerji güvensizliği ve global ısınma yirmi yıllık bir aradan sonra dünyada yeni bir nükleer çağ açacağa benziyor.
Türkiye'nin de üyesi olduğu Uluslararası Enerji Ajansı, bu hafta, daha ucuz, temiz ve güvenli olduğu için, dünya ülkelerini nükleer santral yapımını hızlandırmaya çağıracak.
Elektriğinin büyük bir bölümünü dış kaynak kullanarak elde eden Türkiye acil olarak bu çağrıya uyması gereken ülkeler arasında yer alıyor. Ama, araştırmalarım kamudaki bilgi ve tecrübe fukaralığının bu girişimi uzun süre geciktireceğini gösteriyor.
Hükümet geçen hafta nükleer santral kurulmasına ilişkin bir yasa tasarısını Meclis'e sundu. Ancak tasarının öngördüğü yatırım modeliyle Türkiye'de nükleer güç santralı kurmak mümkün değildir.
Büyük bir şirketin yöneticisinin sözleriyle: "Bu yasa tasarısı çok sığ. Bu kadar karmaşık bir konuda bu kadar kısa zamanda bir yasa tasarısı yapmaya kalkarsan böyle olur."
Hükümetin Meclis'e gönderdiği tasarı üç sayfadan ibarettir.
Amerika'nın Nükleer Enerji Kanunu 1325 sayfadır.
Amerika'nın, ayrıca, 568 sayfalık bir Nükleer Atık Politikası Yasası var. Bizde, nükleer santrallarla ilgili olarak en çetrefilli konulardan biri olan atık konusunda hiçbir düzenleme öngörülmedi.
Amerika'da nükleer operatör lisansı almak için uyulması gereken standartlar 630 sayfa uzunluğundadır. Bizde bu konuda tek satır yok.
Başka engeller de var. Bunlardan en büyüğü finansmandır.

10 milyar dolar gerekli
1200-1500 MW bir büyüklüğünde bir santral için konuşulabilecek en düşük maliyet 3 milyar dolardır. Hükümet 5,000 megawatt üretim istiyor. Demek ki 10 milyar dolar civarında bir finansman ihtiyacından bahsediyoruz. Bunun en az %70'i kredi olarak.
Finans kuruluşları Türkiye'ye bu cesamette kredi vermek için Hazine kefaleti istiyor. Buna ek olarak üretilecek enerjiye alım garantisi verilmesi ve buna da Hazine'nin kefil olması gerekmektedir. Bu teminatlar hem Türkiye'nin kredibilitesi ile ilgilidir hem de yapılacak santralın ilk olmasıyla.
Mevcut tasarı Hazine garantisini kapsama alanı dışında tutuyor, bu da tek başına işin yapılmasını imkânsız hale getiriyor.
Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinden sonra kurulacak olan "perakende şirketlerle" enerji alışveriş anlaşmaları imzalanmasını öngörüyor. Sektör bunu yeterli bulmayacaktır. Çünkü ödemede aksaklıklar meydana gelmesi halinde ne olacağı belli değildir. Deprem, terörizm gibi Force-major hallerinde yaşanabilecek kredi geri-ödeme sorununun nasıl çözüleceği de ortadadır.

Sökülmesi daha pahalı
Tasarıya göre Enerji Bakanlığı'nın görevi, yarışma kriterini koyup Yapımcı-İşletici firmanın seçimini yapmaktan ibaret.
Santralın yapım ve işletimi aşamasındaki çevre kriterleri, yakıtın taşınması, atığın depolanması, santralın fiziki güvenliği bir devletin halletmesi gereken sorunlardır ama tasarıda yoktur.
Santralın ömrünü tükettikten sonra sökülmesi, inşaatından daha pahalıdır. Sökülme masrafının kim tarafından karşılanacağı, bu masrafın elektrik maliyetine dahil edilip edilmeyeceği de meçhuldür.
Devasa bir sorun olan atıkların depolanması da keza es geçilmiştir.
Santralın inşa edileceği sahanın ne şekilde yapımcı şirketlere tahsis edileceği de tasarıda yoktur.
O zaman sormak gerek: Uygulanma şansı sıfır olan bu yasa tasarısını hükümet hangi amaçla Meclis'e sunmuş olabilir?



Quick Reply
Username:  
Subject:  
Body:
 



ActiveForums 3.7
Discussion Board Rules / Forum Kurallari Maximize

Home / AnaSayfa ATA Shop
Copyright 2005 ATA Houston Terms Of Use Privacy Statement