ICINDEKILER:
1- Turkiye ile iran’In Kerkuk ceki$mesi
2- Erdogan challenged Armenian Parliamentary
3- SAYIN ECEViT’i KAYBETTiK.
4- FRANSA PROBLEMi- Liyakat Ni$anini Chirac’a iade etti
5- The folly of jailing genocide deniers
6- KIBRIS: Greek Cypriots are working toward an embargo on education: Learn Swimming..!!
7- PATRiKHANE DOGRU SOYLEMiYOR!!!
8- ATATURK'UN TANIMLAMASIYLA "BiR FESAT ve iHANET ODAGI" OLAN FENER RUM PATRiKLiGi ve ETKiNLiKLERi
CUMHURiYETi BiZE MUHAFAZAMIZ iCiN ARMAGAN EDENLER
TURKISH FORUM
Grassroots Makes the Difference
Join To Turkish Forum And In Turkish Forum Join With Turks And With Friends Of Turks Across The Globe . Turkish Forum is Designed To Empower You As An Energetic And Effective Ambassador For Turkey, For The Turkish Cause And For The Turkish World.
Grasroots-giris@turkishforum.org
- Network, with national, regional, and local leaders.
- Share experiences, with old and new friends from across the Globe
- Sharpen your ability, at the national, state and local levels.
- Learn effective ways, build coalitions, and mobilize your local grassroots base.
- Develop effective methods; promote positive coverage of Turkish issues.
- Engage with officials, Relations with Turkey, the growing impact of Turks in the political process.
- Support Turkish Cause by supporting The Turkish Forum, www.turkishforum.com/tr/bagis.html
.
TURKISH FORUM Ana DagItIm Serveri Yeni Emniyet ProgramlarI ve Teknolojinin Sundugu En HIzlI Multi DagItIm HatlarI ile 5 KItadan- 220 Bin’i AskIn Uyesi ile Web Sistemine Girdi.
Bu Önemli AdImI Gercekle$tirmek için Maddi KatkIda Bulunan Uyelerimize ve DostlarImIza Bir Kere Daha, Candan Te$ekkür Ederiz
-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-, ilan -,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-, TURKiYE iLE KONUSMALARINIZDA iNANILMAZ UCUZ FiATLAR ,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-, ilan -,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,
Enter the promo code 7777 on the sign-up screen to receive $5 credit.
Enter the promo code 7777 on the sign-up screen to receive $5 credit.
iTG Virtual Calling Card allows customers to completely bypass entering a PIN #. Once you add your home, business, cell phone or any other number (up to 10 numbers), our systems will recognize you as long as you are calling from one of the registered 10 numbers. You can also add up to 10 speed-dial numbers.
iTG also offers local access numbers that will give you additional savings. iTG provides access numbers from Turkey, Canada, Germany, England, France, Italy and Spain in addition to the United States for no additional charge. It couldn't be easier. This service can work great with your home phone or cell phone and it will allow you to receive only one phone bill.
ITG Services
-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-
From: TurkishForum Advisory Board On Behalf Of Vedat Aslay
Turkiye ile iran’In Kerkuk ceki$mesi
MEHMET YAMAN -ANF
ANF NEWS AGENCY
KERKUK (04.11.2006)- Turkiye sadece kendi sInIrlarI icerisinde degil, iran, Irak ve Suriye’deki Kurtlerin konumlarI ve mucadeleleri konusunda yogun bir hassasiyet icinde. YIllardan bu yana bolgedeki siyasi ili$kilerini Kurt sorunu merkezli duzenliyor. Kurt sorunu konusunda surekli tavizler veren Turkiye, Kerkuk sorunu konusunda da elindeki tum kartlarI masaya koymaya hazIrlanIyor.
Turkiye, Guney Kurdistan’In Habur sInIr kapIsI konusundaki hassasiyetlerinin farkInda. Guney Kurdistan yonetimi benzin, elektrik vb. bazI temel ihtiyaclar konusunda Turkiye’ye bagImlIlIk gosteriyor. Her ne kadar bu durumu a$mak yonunde hazIrlIklar olsa da mevcut durumda Turkiye’nin Guney’e uygulayacagI olasI bir ambargo ciddi bir sorun yaratabilir.
Son olarak Turkiye’nin Guney Kurdistan’a sevk ettigi elektrigi kesmesi ba$ta Duhok olmak uzere bircok bolge $ehrinde ciddi bir sIkIntIya neden olmu$tu. Her ne kadar Guneyli yetkililer olayIn bir teknik arIza nedeniyle gercekle$tigini ifade etse de bircok kesim bu konuyu Ankara’nIn Hewler’e verdigi bir gozdagI olarak goruyor.
Turkiye’nin endi$esiyse Guney Kurdistan yonetiminin tamamen Ankara kar$ItI bir konuma gecmesi. ABD’nin Irak’taki en temel ittifak gucu konumundaki Kurtlerin, Ankara ile ili$kilerinin hassas bir denge icinde tutulmasInda bu konumlarInIn etkili oldugu ifade ediliyor. Yine bolgede milyonlarca dolarlIk ihalelere giren Turk $irketlerinin Ankara’daki lobisi de Turkiye’yi bazI alanlarda frenliyor.
Guneyli Kurtler de son donemlerde Turkiye’ye bazI tavizler verdi. Kurdistan Demokratik Çozum Partisi (PÇDK) Genel Ba$kanI Faik Gulpi’nin tutuklanmasI, bazI burolarIn kIsa sureli kapatIlmasI bu tavizlerden bazIlarIydI. Ancak Turkiye’nin Kerkuk uzerindeki siyasetinde hicbir degi$iklik yapmamasI Guneyli guclerin tavizlerinden vazgecmesine neden oldu.
PKK’nin 1 Ekim tarihinde ate$kes ilan etmesiyle birlikte Turkiye’nin Guney Kurdistan’a olasI bir mudahalesi, dolayIsIyla Kerkuk sorununa mudahalesi de engellenmi$ oldu.
Bu konu gectigimiz gunlerde FransIz Le Monde gazetesi tarafIndan da i$lendi. Bir sure once Fransa'nIn saygIn gazetelerinden Le Monde, Turkiye’nin son donemlerde Guney Kurdistan’a ambargo uyguladIgInI dikkat cekmi$ti.
Ankara'nIn Guney Kurdistan’I cezalandIrmak icin ambargo uyguladIgIn yazan gazete, Guney Kurdistan’daki “bagImsIzlIk hedeflerini cezalandIrmak, PKK’ye kar$I sert davranmalarI te$vik etmek ve Kerkuk’u ilhaktan vazgecmeklerini saglamak amacIyla ilan edilmemi$ bir ambargo uygulandIgInI” belirtti
Habur sInIr kapIsIndaki gunluk geci$lerinin oldukca du$tugune dikkat ceken gazete, gectigimiz yIla kadar binlerce kamyonun sInIrdan gecmek icin sIra bekledigini, bugun ise adeta bu kamyonlarIn yok oldugunu vurguladI.
Turkiye’nin Guney Kurdistan’da olu$mu$ yonetim ve olu$uma tepki olarak sInIr ticaretini durdurdugunu belirten Le Monde, “bunun arkasInda Kurt devletini tanImamak” olduguna dikkat cekti.
KERKUK’TE TURKiYE –iRAN ÇELi$KiSi
iran $u an Ortadogu’nun en onemli ulkelerinden biri. Hatta Ortadogu’nun en guclu ulkesi oldugunu soylemek mumkun. iran siyasi, ekonomik ve askeri projelerini hayata gecirmek icin ic ve dI$ta calI$malar yurutuyor. Irak ve Kerkuk’le ilgilenen diger ulkelerden ayrI olarak kendine has politika geli$tiriyor.
Ortadogu’da $iiler icin onemli bir guc. 1400 yIl $iiler Ortadogu’da iktidardan uzak baskI altInda ya$adIlar. iran’da Humeyni devrimiyle birlikte iktidar tamamen $iilerin eline gecti. O donemde Humeyni bu devrimi ihrac etme talimatInI verdi. Boylece iran devrimi dI$arIya acIldI. Fakat ba$arIya ve iktidara ula$madI. 2003 yIlInda $iiler Irak’ta iktidara gelince durum degi$ti. iran Irak’ta $ii iktidarInI sonuna kadar destekledigini acIkladI. iran Irak’taki $ii iktidarInI saglamla$tIrmak icin Guneyli Kurt guclerle yakIn temasa gecti. Bunun icin Kurtlerin Guney Kurdistan politikasIna goz yumdu ve yumu$ak bir siyaset izledi. Ama aynI zamanda iran’daki Kurtlere kar$I baskIcI politikalar geli$tirdi.
iran’In ABD’nin Buyuk Ortadogu Projesini kendi amaclarI icin kullanmak istedigi acIk. Hatta ABD’nin bu yonlu calI$malarIna destek dahi veriyor. iran, ABD'nin bolgeye yonelik projesiyle $ii devrimini dI$arIya ihrac etmek istiyor. Irak’tan sonra Bahreyn, Lubnan, Suudi Arabistan'a rejim ihracI icin calI$Iyor. Bu yuzden Irak’ta federatif sisteme kar$I cIkmIyor tersine destekliyor.
iran’In bu siyaseti Turkiye ile celi$ki yaratIyor. Bu yuzden Turkiye iran’dan uzakla$Iyor. Ama buna ragmen her iki guc PKK ye kar$I ortak operasyon ve ittifaklar geli$tirmekten geri durmuyor.
iran’In Kerkuk cozumunde istegi $ii AraplarIn Kerkuk’ten cIkarIlmamasI. iran bu haliyle Turkiye ve Suriye’den daha akIlcI davranIyor. Guney Kurdistan bolge ba$kanInI, bolge parlamentosu ve resmi yetkililerini kabul etmekte sakInca gormuyor. Irak anayasasI ve federasyon projesini kabul ediyor. iran'In Kerkuk ve Irak'ta federasyon konularInda Turkiye ile farklI du$unmesi gelecekte Turk-iran ili$kilerindeki celi$kileri derinle$tirecek. Turkiye bu konuda ikna icin iran’a bircok mesaj da gonderdi.
Irak’ta 2003 mudahalesinin etkin gucu ABD’nin Kerkuk sorununa yakla$ImI ise cok yonlu. $u ana kadar Kerkuk meselesinde cok net bir mesaj vermeyen ABD, Turkiye, Suriye gibi ulkelerin Kerkuk’te oynadIgI oyunlara son donemde net bir tavIr koymuyor. Kerkuk referandumunun ertelenmesi gibi seceneklerin ABD’nin cantasInda oldugu bircok kesim tarafIndan ifade edilmeye ba$landI. ABD’nin ayrIca Kerkuk konusunda Turkiye’yle PKK konusunda bir pazarlIk icine girebilecegi de belirtiliyor.
Kurtlerin ABD ile acIk bir $ekilde ters du$tugu tek nokta Kerkuk denilebilir. Kurtler Kerkuk giderse Kurdistan’In ozgurluk sigortasInIn elden gidecegini hesaplIyor.
Kurtler Kerkuk’te onemli bir guc ve taraf. Ama Kurt hareketlerinin de Kerkuk'te hatalarI olmadI degil. Kurt iktidarI Kerkuk sorununu erteleye erteleye bu hale getirdi. Once 58. madde vardI $imdi 140. madde oldu. YarIn ne olur o bilinmiyor. KDP ve YNK ulusal bir cizgide Kerkuk sorununa yakla$acaklarIna parti cIkarlarI temelinde yakla$tIlar. Kerkuk’te diger halklarla ilgilenmediler, diger halklarI ortak bir Kerkuk vizyonu etrafInda birle$tirme calI$malarI hemen hemen hic olmadI. Bu yuzden Kerkuk’te bu kesimler Kurt du$manI olan guclerin kontrolune gecti.
KDP ve YNK Kerkuk’te daha cok partilerini orgutlemeye ve kim onlarIn partisindeyse ona yardIm ederek fIrsatlar tanIdIlar. Boylece halk arasInda ayrImcIlIk yaptIlar, yapIyorlar. Diger taraftan halka gereken guveni vermediler. Parti calI$anlarInIn pek cogu, yolsuzluga, ru$vete ve ranta karI$tI. Buna ragmen Kurtler Irak anayasasInda belirtilen 140. maddeye gore Kerkuk sorununun cozulmesini ve referandumun yapIlmasInI istiyor.
UluslararasI gucler $u anda Kurt federasyonuna baglanmI$ Kerkuk'e otonom hakkInIn verilmesinin daha iyi olacagInI ve i$leri kolayla$tIrabilecegini dilendiriyorlar. Yani Kurt federasyonunda Kerkuk’e otonomi verilecek
Kerkuk sorunu Kurt iktidarInI ciddi baskIlarla yuz yuze bIraktI. Kurtler bu baskIlar sonucu Kerkuk’ten taviz verebilir mi? Taviz verecek noktalar hangilerdir? Kerkuk’un ozel bir statude olmasI yonundeki cagrIlar kabul edilecek mi? Bunun gibi sorular hala yanItInI bulmu$ degil. Kurtler her $eye hazIrlIklI olmalI. Kerkuk’u istikrarsIzla$tIrmak isteyen klasik-gerici gucler ABD’yi de arkalarIna alarak referandumun ertelenmesini gundeme getirebilirler. DolayIsIyla Kerkuk’te referandumun ertelenmesi ihtimal dâhilinde. Kurtler referandumun ertelenmesini bu sorunla ilgilenen guclerle resmi ittifaklar sonucu kabul edebilirler. YapIlacak antla$ma uzun bir sureyi kapsamayacak 1 ya da 2 yIl olabilir. Kurtler Irakta daha fazla kan dokulmesin diye boyle bir fedakârlIkta bulunabilir.
Sonuc olarak dunyanIn en buyuk petrol havzalarInIn birinin uzerinde kurulan 800 bin nufuslu bu kahverengi Kurt $ehri onumuzdeki donemde Ortadogu’nun yumu$ak karInlarIndan biri olacak. Artan guvenlik sorunlarIyla kar$I kar$Iya olan $ehirde daha cok kan dokulebilecegi ifade edilirken, bu durum Kerkuk’teki etnik tansiyonu daha da yukseltecegi soyleniyor. Bugune kadar Kerkuk icin bircok bedel odeyen Kurtlerin de gozu kulagI daha uzun sure Kerkuk’te olacak.
From: TurkishForum On Behalf Of SS Aya
“VATAN” Nov.4, 2006 Saturday Page 17
PRIME MINISTER ANSWERED QUESTIONS OF WORLD PRESS
Erdogan challenged Armenian Parliamentary
- I am coming from Armenia. I am under strange feelings here. Armenians did good things here. But you murdered them.
- I openly challenge. Tell your President to open the archives. If our forefathers did this, we will settle accounts with our history.
Prime Minister Erdogan explained Turkey to the World Press. In the 5th News Exhange Metting organized by EBU (European Publishers Union) in which 450 delegates participated from 53 countries, the PM faced the World Press. But at the Question/Reply part of the meeting, the provoking words of Gegham Manukyan, a Parliamentary and manager of Yerki Media TV in Armenia, caused a cold shower effect in the room.
Manukyan said: “I am coming from Armenia. I am under strange feelings here. Armenians did good things here, But you murdered them,” Erdogan’s reply was harsh: “There were some incidents in the climate of war. No one will welcome Armenians who revolted and killed many Turks. If Mr. Kocarian trusts himself, let him open the archives. You reach nowhere with grudge and hatred. French Interior Minister said “You should open the Armenia gate; you should reconsider your relations on this subject.” Our reply to them was: “We opened the air traffic to Armenia. We let Erivan-Istanbul cargo transportation free”. Do you get any complaints from our citizens of Armenian ethnicity living in different parts of Turkey? The trouble is with the diaspora out of Turkey. Nothing happens to Turkey by decisions taken.
I offered Kocharian, to let scholars research the subject. Thereafter we will give our decision. If our forefathers did such a thing, we are ready to settle accounts with our history. But if you did, can you settle accounts with your own history? No answer !
=============================================
Degerli Uyelerimiz; Serverlerimizi ve Ozel DagItIm HatlarImIzI Devam Ettirebilmemiz Toplumumuza ve Turkiyemize Hizmete Devam Edebilmemiz
Uye AidatlarInIzI ve Turkish Forum’u Ya$atacak Olan ve Vergiden DU$ebileceginiz BagI$larInIzI YarIna BIrakmamanIza BaglI http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
$imdiden ve Candan Te$ekkurler.
=============================================-
From: prof. M. A. korpinar , Turkish Forum danisma kurulu [mailto:korpinar@istanbul.edu.tr]
SAYIN ECEViT’i KAYBETTiK.
Degerli Arkada$lar,
Ulkemiz icin cok degerli ve cok onemli bir onderini, SayIn Bulent ECEViT’i kaybettik. Yakla$Ik 50 yIllIk bir siyasi gecmi$i olan SayIn Ecevitin durustluk ve saygI iceren goru$lerinden ve uygulamalarIndan ders alInmasI gerekir.
Gunumuzde de, guzel ulkemizin en onemli sorunu sayIlan ULUSAL BiRLiK VE BUTUNLUGU’nun korunmasI istegi ve arzusunu 1969 da yazmI$ oldugu bir $iirinde dile getirmi$dir. Bu $iir yuzunden savcIlIk kendisi hakkInda Ermeniyi ve Kurdu, Turke baglamakla suclamI$dIr.
SayIn Ecevit, her ne kadar topluma bildirim sunarken, $iiri kullanmam dese de $iirler, $airlerin oz du$unce ve isteklerini dile getirme yontemidr.
PULUMUR’un YA$SIZ KADINI
Pulumurun bir dag koyunde gordum onu.
Ya$InI sordum, bir giz gibi guldu.
Kimi seksen dedi koylulerden, kimi yuz.
Yuzune baktIm bir giz gibi guldu.
Bir asa vardI elinde, bir solmu$ krallIgIn.
Kadifeden harmanisi uzerinde,
Bir Hititliydi o, bir Selcuklu,
Bir Ermeniydi, bir Kurttu,
Bir Turk.
Ya$InI sordum, bir giz gibi guldu.
Koluma girdi, bir soylu kadInca.
Tozlu koy yolunda suruyerek etegini,
Beni tek gozlu sarayIna goturdu,
Koy yapIsI kulubesinin.
ZamanI orada yitirdim ben,
Yitik zamanlara onda eri$tim.
En soylu yoksullugun, toprak do$eli sarayInda.
Bir tac gibi kondu ba$Ima, TURKiYELiLiGiM!!!
Bulent ECEViT
Degerli arkada$lar,
SayIn Ecevit gibi dogru, durust ve sadece halkI icin calI$an siyasetcilere ihtiyacImIz oldugu bir donemde, SayIn Eceviti kaybetmenin uzuntusunu ya$Iyorum. I$Iklar icinde yatsIn. Ulusumuzun ba$I sag olsun.
Sevgi ve saygIlarImla (05.11.2006)
Prof.Dr. Mehmet Ali KORPINAR
From: blueocean engineers [blueoceanengineers@yahoo.com]
ISTE FRANSA BOYLE PROTESTO EDILIR SAHSEN BEN GURURLANDIM
Liyakat Nisanini
Chirac’a iade etti
Eski Hava Kuvvetleri Komutani Orgeneral Ibrahim Firtina, 10 gun once kendisine verilen Fransa’nin en yuksek liyakat nisani Legion d’Honneur’u, Ermeni Yasa Tasarisi’ni protesto icin Fransa Cumhurbaskani’na teslim almadan iade etti.
Legion d’Honneur’un de en ust derecelerinden biri olan "Commandeur" verilen Firtina, tipki gecen ay "Commandeur"unu Fransa Cumhurbaskani’na gonderen YOK Baskani Erdogan Tezic gibi, "Serefle tasidigim askeri uniformama ihanet edip bu madalyayi gogsumde tasiyamam" dedi. Firtina mektubunda sunlari yazdi:
HUKUKI SOYKIRIM
Fransiz Ulusal Meclisi, kendisini tarihin ve tarihcilerin, hukukun ve yargiclarin/yarginin yerine koyarak Ermeni soykirim iddialarini yadsima eylemini pozitif bir normla suc olarak benimsemistir. Bu yasa, kanimca hukukun degil, hukuksal soykirimin belgesidir. Fransiz Ulusal Meclisi tartismali bir konuda son sozu soylemis, demokrasinin koruma bekcisi olan dusunceyi aciklama ozgurlugunu de ihlal etmis, benim ulusumun vicdanini yaralamis, halkimi on yargiyla mahkum etmistir.Yuce Turk milletine, gecmisime, yillarca serefle tasidigim askeri uniformama ihanet edemem. Bu nedenle Sayin cumhurbaskani, lutfettiginiz madalyayi gogsumde tasimam olanaksizdir."
__._,_.___ 
=============================================
Degerli Uyelerimiz; Serverlerimizi ve Ozel DagItIm HatlarImIzI Devam Ettirebilmemiz Toplumumuza ve Turkiyemize Hizmete Devam Edebilmemiz
Uye AidatlarInIzI ve Turkish Forum’u Ya$atacak Olan ve Vergiden DU$ebileceginiz BagI$larInIzI YarIna BIrakmamanIza BaglI http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
$imdiden ve Candan Te$ekkurler.
=============================================-
From: TurkishForum Advisory Board On Behalf Of MeltemB
ERMENI YAZAR GOZU ILE FRANSA HATASI – APTALCA BIR KANUN TASARISI
“The French National Assembly has revealed to the world that Armenians would rather stifle debate than win it once and for all”
from the November 06, 2006 edition - http://www.csmonitor.com/2006/1106/p09s01-coop.html
The folly of jailing genocide deniers
Democracy's test: Do we tolerate a view that it is thoroughly repulsive?
By Garin K. Hovannisian
LOS ANGELES
Sticks and stones can break your bones, but words can incarcerate you. Thus spake the National Assembly of France last month, when it voted to fine deniers of Turkey's 1915 genocide of Armenians up to 45,000 euros or send them on a maximum yearlong holiday to prison.
The measure would join a series of European laws that have criminalized denial of the Jewish Holocaust.
Although it has dim hope of clearing the Senate and President Jacques Chirac, the bill reminds us that France's Socialist Party - and many European elites - believe truth is decreed, not discovered.
The news drove Armenian communities into raptures. In Armenia's capital, Yerevan, college students besieged the French Embassy in ecstasy. In Los Angeles, their counterparts hurried to chat rooms and blogs to register Hollywood's admiration of Francois Hollande, the bill's chief advocate.
Hilda Tchoboian, president of the European Armenian Federation, welcomed this "historic step," noting that "the hydra of denial is a tumor on freedom of expression," which proved that you can mix metaphors and talk nonsense in the span of five nouns.
A government that punishes lies...
Genocide denial might be a tumor on truth, memory, or even human dignity, but it's not even a pimple on the freedom of expression. It's an exercise - however false or disgusting - of that freedom, which Ms. Tchoboian wants to ration.
A government that has the power to punish lies also has the power to punish truth (consider Turkey's law that punishes those who denigrate "Turkishness") and, really, to punish anything it pleases.
This was the terrible lesson of the 20th century, fleshed out in millions upon millions of carcasses across Joseph Stalin's gulags, Adolf Hitler's concentration camps, Pol Pot's killing fields, and Mao Zedong's torture chambers.
Indeed, this was the lesson of the Armenian genocide, which was perpetrated by a regime that tried to build one people, one religion, and - most important - one idea, "Ottomanization," on the rubble of human rights.
That lesson, sadly, is lost on some French parliamentarians and the Armenian diaspora, whose notion of politics ends where the genocide begins. "If we have to muscle their view to death then that's just what we'll do!" the Armenians seem to say, not realizing that this is precisely what the Young Turks said about them.
Facing charges of insulting Turkishness for acknowledging the Armenian genocide, Orhan Pamuk, the Turkish writer and 2006 Nobel Laureate, declared at his trial this year, "What I said is not an insult. It is the truth. But what if it is wrong? Right or wrong, do people not have the right to express their ideas peacefully?"
That's the key clause: right or wrong. Genocide deniers insult us. Yet in any decent society, their rights are the most vital, precisely because they are the most difficult to respect. Here's the test of true democracy: Do we tolerate another's view when it is thoroughly repulsive? France has failed the test.
It is easier to shut deniers up than to make them stop believing. In a perilous reversal of its intended effect, this law would give to deniers two advantages they crave: exemption from the debate and the position of the oppressed. The deniers will gain not only immunity from our persistent challenges, but an underdog's advantage in "speaking truth to power" when power is against them. Denial isn't just a river in Egypt; it's soon to be an underground fashion in Paris.
Censorship has long been the tool of people who are threatened by the facts - who can't win a debate on equal terms.
Censors have sought to gain through power what they lack in argument: the truth. France has just exerted its power in Armenia's name. And Armenians rejoiced. But it will not strengthen our people and it will not redeem the reality of the 1.5 million who were massacred beginning in 1915.
Don't silence deniers, expose them
Like that of the Holocaust, the cause of bringing greater recognition to the Armenian genocide is best served through total freedom of speech, in which historians can argue the deniers into silence. We should long for a society where those who deny documented crimes against humanity will not be fined or jailed, but worse, be exposed, humiliated, and condemned to oblivion.
Winston Churchill said, "History will be kind to me, for I intend to write it." History is less kind to people who try to rewrite it.
In its most recent move, the French National Assembly has deprived history of its final redemption. It has revealed to the world that Armenians would rather stifle debate than win it once and for all.
• Garin K. Hovannisian is the editor of UCLA's journal of opinion and culture, www.BruinStandard.com .
=============================================
Degerli Uyelerimiz; Serverlerimizi ve Ozel DagItIm HatlarImIzI Devam Ettirebilmemiz Toplumumuza ve Turkiyemize Hizmete Devam Edebilmemiz
Uye AidatlarInIzI ve Turkish Forum’u Ya$atacak Olan ve Vergiden DU$ebileceginiz BagI$larInIzI YarIna BIrakmamanIza BaglI http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
$imdiden ve Candan Te$ekkurler.
=============================================-
From: Kufi Seydali , Turkish Forum danisma kurulu [mailto:kuefi.seydali@utanet.at]
Greek Cypriots are working toward an embargo on education: Learn Swimming..!!
Cyprus, Cyprus, Cyprus,...!!!
Who says things don't change? They do!
And, in the case of Cyprus, always for the worse!
Greeks seem to have many attributes one of which
is their short memories!
In 1918-1922, encouraged by their dishonest, European
cousins, they attempted to occupy Asia Minor! The result
was, what they latter called "The Asia Minor Disaster".
Half a century latter (1964), they attempted to wipe out the
Turkish Cypriot population of Cyprus. The result was again
humiliation of the Hellenic nation - thanks to the Turkish
Air Force. 10 years latter (1974), and again encouraged by
their Christian Bretheren, they attmpted to unite Cyprus
with Greece (ENOSIS). The result was again a "minor disaster",
they then called the "Cyprus Tragedy".
Well, they don't seem to learn and tend to forget quickly!
My summary of the situation is that in 1922, Ataturk
taught the Greek Army to run! In 1964, the Greek Army taught
the Turkish Cypriots to run. In 1974, the Turkish Army taught
the Greek Cypriots to run! Now, it seems that the next round,
someone will have to learn how to swim - good education!!
Yes, again, encouraged by their dishonest European Cousins
(EU), the Greeks are about to commit one more of their
tragic mistakes. Do not be dilluded by the so-called false
friendship- Sirtakis played be Greek political and military
leaders - they are just not honest! what was that saying about
Greeks bearing gifts? Just watch it!
We have just celebrated the 83rd Birthday of the Turkish Republic
(TR), and In the next few days, we will be celebrating the 23rd
Birthday of the Turkish Republich of Northern Cyprus (TRNC)
Long live TR and long live TRNC.
Kufi Seydali
----- Original Message -----
From: Gul Celkan [mailto:gul.celkan@emu.edu.tr]
Subject: Greek Cypriots are working toward an embargo on education
Dear Friends,
The Greek Cypriots cannot tolerate the Turkish Cypriots' exceeding them. You will read an article depicting how intolerant the Greek Cypriots are toward the Turkish Cypriots since they know our education is at a far better standing than theirs.
Their actions are beyond comprehension. They have sued San Diego State for allowing their students and faculty to take courses at EMU. The court hearing is next week. Let's see what comes out. Any decent judge would and should laugh at such a case.
Yet the impact of Greek lobbying should not be put into the oblivion. We could do it if we wanted to but the partition among us hinders us from going further ahead.
Assoc.Prof.Dr.Gul Celkan
Turkish Forum danisma kurulu
Director, Center for Women's Studies
Eastern Mediterranean University
Gazimagusa, Turkish Republic of Northern Cyprus
Phone: +903926301538
Fax: +903926302542
=============================================
Degerli Uyelerimiz; Serverlerimizi ve Ozel DagItIm HatlarImIzI Devam Ettirebilmemiz Toplumumuza ve Turkiyemize Hizmete Devam Edebilmemiz
Uye AidatlarInIzI ve Turkish Forum’u Ya$atacak Olan ve Vergiden DU$ebileceginiz BagI$larInIzI YarIna BIrakmamanIza BaglI http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
$imdiden ve Candan Te$ekkurler.
=============================================-
Tarih : 1 KasIm 2006
Konu : Patrikhane AvukatlIgI
PATRiKHANE AV. KEZBAN HATEMi, DOGRU SOYLEMiYOR!!!
Kezban HATEMi, cIkmaya hazIrlana vakIf yasasIna istinaden, azInlIk ve cemaat haklarInIn Fener Rum Kilisesinin avukatI olmasIndan dolayI dun CNN TURK’de konu$tu. HATEMi Konu$masInIn sonlarIna dogru “Fatih doneminden kalan Heybeliada Ruhban Okulu kapatIlarak” bugun icin acIlmadIgIndan soz etti!... Bu dogru degildir. Dogrusu, Heybeliada Ruhban Okulu, “Patrik IV. Yermanos’un giri$imleriyle Heybeliada’da Umut Tepesi’nde bulunan Aziz Triada ManastIrInIn 1821 yIlInda ba$layan onarIm calI$masI sonrasI, 1844 yIlInda” acIlmI$tIr. Heybeliada Ruhban Okulu kapalI degildir. Statusunu yuksekokul seviyesine getirmek istediklerinden dolayI kendileri kapatmI$tIr. Ozetle, Patrikhane ozel yasalar ile faaliyet gostermek istiyor. Buna da, Lozan ve Laik Turkiye Cumhuriyetin yasalarI engel olmaktadIr. Bu nedenle de Lozan ve T.C. AnayasasInI degi$tirmek istiyorlar. Kim icin? - Patrikhane icin.
Diger taraftan, tabii ki herkesin savunma hakkI var. Bu nedenle Fener Rum Kilisesinin de avukatI olacak. Fakat, bu kurumu mahkemede savunmak ayrI, kamuya acIk yerlerde savunmak ayrI. ikisi bir birine karI$tIrIlInca ortaya dogru olmayan ifadeler cIkIyor… Bir kere hukuk alanIn dI$Ina cIkIldIgIna, adI gecen kiliseye ili$kin YALAN soylemeden savunma yapmak veya lehine soz etmenin olanagI yoktur. Çunku adI gecen kilise siyaseten ve YALAN uzerine kurulmu$tur… Onun icin bu kurumun savunmasInI yaparken dogrularI soylemeyen sayIn HATEMiLERi daha oncede uyardIgImIz gibi dikkatli konu$ma yapmaya davet ediyoruz... Turkiye Cumhuriyetini ve onun var eden bazI yasalarI ele$tirirken haksIzlIk yapIyorsunuz… Turk Milleti, AzInlIk-etnik-cemaat ve ne derseniz deyin. Bunlar Cumhuriyet Turkiye’sinde en ozgur donemlerini ya$Iyorlar. Gunumuzde, eger OsmanlI hukuku ve ba$ta da Fatih olsa I.Bartholomeos coktan asIlIrdI! En basiti OsmanlI da Hristiyan Musluman olabilir, fakat tersi bir durumda olumle cezalandIrIlIrdI… HristiyanlarIn veya gayrimuslimlerin evleri ta$tan olup, cok katlI yapIlmasIna dahi musaade edilmezdi. Dun OsmanlIyI parcalayanlar, bugun Turkiye Cumhuriyetine OsmanlI elbisesi giydirip yok etmek istiyorlar!!! Onun icin, Laik Turkiye Cumhuriyetini, Fener Rum Kilisesinin istekleri icin bir din devletine donu$turmek adIna uretilen yalanlarIn yerine varsa, dogru ve ba$ka gerekceler ortaya koyun…Tarih sizleri yalanlIyor… Gunumuz Turkiye’sindeki sIkIntInIn ana kaynagI, Cumhuriyetin yerine ne oldugu beli olmayan, temeli YALAN kurgular uretilerek beslenmi$, YALAN bir sistem kurma giri$iminden kaynaklanIyor…
Bugun, Turkiye kamuoyu bu YALAN ve YALANCILAR tarafIndan istila edilmi$tir.
SaygIlarImIzla
Muammer KARABULUT
Milli Guc Birligi
Sozcusu
ATATURK'un TanImlamasI ileFener Rum Patrigi
ATATURK'UN TANIMLAMASIYLA
"BiR FESAT ve iHANET ODAGI"
OLAN
FENER RUM PATRiKLiGi ve ETKiNLiKLERi
3
0 Eylul 2006 Cumartesi 19:28
Ortodoksluk ve Fener Rum Patrikligi : 
HIristiyanlIgIn resmi devlet dini durumuna geli$i imparator Konstantin'le ba$lar. Konstantin 330 yIlInda istanbul'da bugun Patriklik denilen dinsel kurumu kurar. Ba$langIcta ruhsal bir kurum olarak kurulan Patrikligin konumu, i.S. 451 yIlInda KadIkoy semtinde toplanmI$ olan Konsey'in de aldIgI karar cercevesinde, Roma'ya e$it sayIlmI$tIr. Konsey'in benimsedigi 20 numaralI yasayla Patriklik, yalnIzca ruhsal oderlik degil aynI zamanda hukumet etme yetkisini de almI$tIr. Patriklik, O gunden beri bolge siyasetinde her zaman etkin bir kurum olarak OsmanlI'dan bu yana 5. kol etkinliginin en onemli oyuncularIndan biri olmu$tur.
Be$inci kol etkinligi bir ulkenin icinde o ulkenin kimi secilmi$ ve ozel amaclarla yeti$tirilmi$ yurtta$larInca yonlendirilen bozgunculuk etkinlikleridir.
Patriklik, Dogu (Yeni Roma) Kilisesi'nin temsilcisidir. 1054 yIlInda BatI (Roma) Kilisesi'yle isa'nIn HIristiyanlIktaki konumu uzerine donen ve 585 Toledo Konseyi'nden bu yana suren tartI$Ilar sonucunda birbirlerine girerler. Roma Piskoposu (PAPA) Konstantinopolis Patrigi'ni aforoz eder. Kendilerini Katolik (Evrensel) goren Roma'yla kendilerini tek ve gercek HIristiyan goren Ortodoks Dogu Kiliseleri birbirinden koparlar. istanbul'daki Rumlar arasInda butun guc, Fener Rum Patrikligi ve kendilerini "Bizans'In varisi" olarak goren Fenerlilerin elindeydi.
19. yuzyIlIn ba$Inda birer Turk du$manlIgI kurumu olan Rum okullarI, yalnIzca istanbul'un degil Kucuk Asya'nIn da (Anadolu) butun illerine yayIlmI$tI. Tumuyle Rum din adamlarInIn elinde olan bu egitim kurumlarInda, genclere eski Yunan uygarlIgI, ya$ayI$ ve kulturu ogretilirdi. Denetimden uzak bu okullarda Rumlar ve obur HIristiyanlar ozgurluk ve bagImsIzlIk icin bilenirlerdi.
Avrupa'yla cok erken baglantI kuran ve cocuklarInIn egitimlerini Avrupa'nIn ce$itli kentlerinde, ozellikle de Fransa'daki kentlerde, almasInI saglayan Fenerli Rumlar cok ce$itli alanlarda kendilerini egittiler. Yava$ yava$ ulke yonetimine sIzarak sonunda ulkenin dolaylI yoneticileri oldular. Divan-I Humayun, Derya tercumanlIklarI, Ba$katiplik ve KapI KethudalIgI, Eflak ve Bogdan VoyvodalIklarI onlara verilmeye ba$landI. Oyle bir zaman geldi ki OsmanlI DI$i$leri tumuyle Fenerli RumlarIn eline gecti. Rumlar bir yandan bagImsIzlIk mucadelesinde Avrupa ve HIristiyan dunyasInI arkalarIna almak isterken obur yandan HIristiyan dunyasI, ozellikle de Rusya, Fransa ve ingiltere, RumlarI bir dayanak noktasI olarak kullanarak OsmanlI uzerindeki umunclarInI (emellerini) gercekle$tirmek istiyorlardI. Nitekim 1774 Kaynarca Antla$masI'nda RuslarIn isteyip aldIgI haklardan biri, OsmanlI Devleti'nin HIristiyan uyrugunu korumak hakkIdIr. Rusya gunumuzde halen Ermenistan, Ukrayna, Moldavya, Romanya, SIrbistan, Karadag, Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan ve KIbrIs'I da icine alan Ortodoks devletleri ku$agInIn onderligine oynamaktadIr.
Napolyon da Dogu Akdeniz'e yerle$erek MIsIr uzerinden Hindistan'a ula$mak icin OsmanlI imparatorlugu'nun yIkIlmasInI istiyordu. Napolyon'un Avrupa'da krallIk yonetimine kar$I giri$tigi etkinlikleri ingiltere, Avusturya ve Rusya'nIn cIkarlarIna ters du$tugu icin bu devletler, her turlu ihtilal ve isyan giri$imlerine kar$I cIkmI$lardIr. Bu durum, Rum isyanlarI 25 yIl kadar sekteye ugramI$tIr. Rumlar bu donemde gemicilige, tecime (ticarete) ve okullar acmaya daha cok onem vererek bu etkinlikleri aracIlIgIyla Etniki Eterya ve onun etkili mucadelesini doguracak ortamI hazIrlayacaklardIr.
Fener Rum Patrikliginin actIgI okullardan birisi olan ikonomos Akademisi'nin 1884 yIlI ders izlencesinde (programInda) $unlar yer alIyordu :
1) Turkler ezeli bir du$man olarak Rumlara tanItIlacaktIr.
2) Turklerin en kucuk hatalarI buyutulerek Avrupa'ya duyurulacak ve uygar dunya Turklere du$man edilecektir.
3) Turkler ekonomik bakImdan cokertilecektir. Bu amacla varsIl Turkler, sakat tecim (ticaret) yollarIna goturulecek, onlara yuksek faizli krediler acIlacak, agIr ko$ullarla rehin kabul edilecektir.
4) Turklerin ahlak, ulusluk, din ve gelenekleri yozla$tIrIlacaktIr. Bu amacla onlara sovguler ogretilecek ve bunlarIn Turkler arasInda yayIlmasIna calI$IlacaktIr. Turkler zinaya ve obur ahlaksIzlIklara te$vik edilecektir. Turk gencleri arasInda kabadayIlIk ruhu a$Ilanacak gencler arasIndaki sevgi ve saygI baglIlIklarI kIrIlarak aralarIna ikilik sokulacaktIr. Argoya benzer bir sovgu dili Turkler arasInda yayIlarak ulusal dil ve duygularI bozulacaktIr. VarsIl Rum tecimci (tuccar) ve esnafI Turk hocalara bol armagan ve veresiye vererek onlarI elde edecektir. Hocalar ickiye alI$tIrIlarak her turlu uydurma inanI$larla onlarIn dinsel inanclarI saptIrIlacaktIr. Onlara yalan yanlI$ olaylar anlatIlIp Turk halkIyla hocalarIn arasI acIlacaktIr.
5) Turk egemenligi baltalanacaktIr. Bu i$ yava$ yava$ geli$tirilip Bizans yeniden kurulacaktIr.
6) Turk halkI arasInda surekli olarak anla$mazlIk tohumlarI ekilecektir. Ayaklanmalar duzenlenip zamanInda aradan cekilerek Turkler arasInda karde$ kanI akItIlacaktIr. Komiteler kurulup Turk koyleri basIlacaktIr.
7) Bir sava$ sIrasInda Turk halkInI sefillige goturecek her turlu yola ba$vurulacaktIr. Turk topraklarIndaki en onemli besin maddeleri, halkIn elinden hIzla ve gizlice toplanIp adalara gonderilip buradan kom$u ulkelere satIlacaktIr. Rum tecimcilerin (tuccarlarIn) ugradIgI zarar ulusal bankalarca odenecektir.
8) Doktor ve eczacI Rumlar, ozellikle kimsesiz Turk hastalarI gizlice zehirleyip oldurecek; kor, sagIr, sakat edecek ya da saf dI$I bIrakmaya calI$acaktIr.
9) Turk ciftcisi agIr faizlerle topragIndan yoksun bIrakIlacaktIr. BorclarIn kolayca cogalmasI saglanacak; boylece Turkler, ellerindeki topraklarI Rum tecimcilere (tuccarlara) satmak zorunda kalacaktIr.
10) Yuksek rutbeli devlet memurlarI ru$vet, ziyafet ve ustelik kadIn ikramlarI ile Etniki Eterya'nIn buyruguna alInacaktIr. Ancak bu i$ler, tumuyle okuldan yeti$mi$ PapazlarIn ve okulun atayacagI ki$ilerin verecegi direktiflere gore uygulanacaktIr.
11) FIrsat bulundukca, ozellikle resmi binalarda, yangIn cIkarIlacaktIr. Kaza susu verilmi$ olumlu olaylar yaratIlacaktIr. Sava$ gemilerinde yangIn cIkarIlacak bunlara ce$itli zararlar verilecektir.
12) Rumlar, bir ileri karakol ve gozetleme yeri olan ManastIrlardaki istekleri hemen yapacaktIr. Verecekleri mektuplarI kendi i$lerinden once yerine goturup teslim edeceklerdir.
13) Rum ustalarInIn hicbiri kesinlikle Turk cIrak kullanmayacaktIr. Politik du$uncelerle bir Turk cIrak almak gerekirse Rum usta, Turk cIragI bir hizmetci gibi kullanacaktIr.
14) Butun bu kurallar gizlice uygulanacak, kurallara uymayanlar hemen aforoz edilecektir. Kurallara uymayan Rumlar, Rum toplumu arasIndan kovulacaktIr.
19. yuzyIldan itibaren Turkiye'ye yogun olarak girmeye ba$layan Avrupa sanayicileri, OsmanlI imparatorlugu'nda dogal olarak ilkin Musluman olmayan uyrukla tecimsel (ticari) ili$kilere giriyordu. Avrupa burjuvazisinin sermayesiyle birlikte 1789 FransIz ihtilali sonrasI Avrupa'da geli$en milliyetcilik duygularI bu uyrugu etkiledi. Bu ideoloji, Musluman olmayanlarI, ozellikle de imparatorluk bunyesinde Turklerden sonra ikinci kalabalIk kume olan RumlarI, dogrudan etkilemi$tir. Ayasofya Kilisesi'ndeki resimler, Fatih Sultan Mehmet'ce (2. Mehmet) uzerine surulen boyalarIn altInda kendilerini nasIl korumu$larsa HIristiyan ve Turk olmayan uyruk da OsmanlI Devleti'nin egemenligi altInda oyle kalmI$tI. Nitekim yIllar suren isyanlardan sonra 1830 yIlInda gelindiginde ingiltere, Fransa ve Rusya'nIn destegiyle Mora ve civarInda bagIsIz bir Yunanistan devleti kuruluyordu.
Fener Rum Patrikliginin hayalini kurdugu Megalo idea denilen Buyuk Yunanistan hayalinin sInIrlarI, iskender'in dola$tIgI topraklarI icine alacak kadar buyuktur. KaldI ki iskender Yunan asIllI olmak $oyle dursun Yunanistan'I ba$tan ba$a cigneyip gecmi$ bir MakedonyalIdIr, aslen de Arnavuttur. Oysa ki Yunanlar tarihte bir gun bile Makedonya'ya egemen olamamI$lardIr. Yine aslInda YunanlIlarla hicbir ilgisi olmayan ve Dogu Roma demek olan Bizans'a baglanmayI belirten Megalo idea, Yunan yayIlImcIlIgIndan ba$ka bir $ey degildir.
Yine aynI bicimde Rum Patrikligine dogrudan baglI Trabzon Metropolitligi de Karadeniz'de Pontus Devleti kurmaya calI$maktaydI. Karadeniz'e "Pont Oksen" denilmesinden yola cIkIlarak 65 yIlIna dek surmu$, Pontus adInda bir Rum devletinin oldugu one surulmektedir. Gercekte bu devlet, YunanlIlarca degil iran $ehin$ahI Birinci Dara'ca kurulmu$tu. Devletin, en unlu hukumdarI Mihridat olup "adalet gune$i" demek olan bu Farsca ad dahi bu devletin Rumlukla ilgisi olmadIgInIn kanItlarIndandIr. AyrIca bu sozcuk Roma'da bozmadIr. Yani Rum, Grek demek degildir. Rum sozcugu Dogu Roma yani Bizans halkInI tanImlar.
1.Dunya Sava$I ve Kurtulu$ Sava$I SIrasInda Fener Rum Patrikligi :
istanbul Fener Rum Patrikligi, Mondros Ate$kes'inden sonra itilaf guclerine seslenen bir bildirge yayImlayarak Turk yurdunun i$gal edilmesini istemi$ti. Patriklik, 1 Eylul 1918'de yayImladIgI bir ba$ka bildirgeyle de Yunan ordusunun Turklere kar$I ba$arIlarInI overek yerli RumlarIn fiilen Yunan ordusuna katIlmasInI buyurmu$tur. Ate$kes yIllarInda, Patriklik kararIyla Turk topraklarIndaki Rum okullarInda Turkce okutulmasI yasaklanmI$tIr.
Venizelos'un Sozleri :
"Bana verilen ve daha sonra da bazI yansImalarIyla gercege tumuyle uydugu da saptanmI$ olan guvenceye gore, Memalik-i Osmaniye'deki ve RumlarIn oturdugu birtakIm kucuk, buyuk kentler ve kasabalardaki kiliseler ve Rum okullarI, tumuyle birer silah deposu durumuna getirilmi$lerdir. Bu sonuc icin o bolgede ya$ayan Rumlar buyuk bir cesaret ve basiret gostermi$ler ve Turkler'in tapInaklarIna olan saygI ve yerel okullara sagladIklarI dokunulmazlIktan yararlanmI$lardIr. izmir'in i$galine kar$IlIk gelen gunlerde istanbul'daki Fener Rum Patrikliginden bir heyet gelip beni gordu. Karadeniz kIyIlarInda ayrI bir Rum Devleti kurmak icin derhal etkinlige gecmek kararInda bulunduklarInI, milis alaylarInI harekete gecirmek icin yalnIzca Yunan subaylarInI beklemekte olduklarInI bana belirtti. Heyetin sahip oldugu serveti ogrenince bunun miktarI beni $a$kInlIkta bIraktI. Kendilerinin sahip oldugu altInIn mevcudu o anda Yunan hukumetinin sahip oldugu altIn toplamIndan coktu."
Ataturk'un Sozleri :
"Bundan ba$ka, ulkenin her yanInda HIristiyan azInlIklar gizli ya da acIktan acIga kendi ozel amaclarInI gercekle$tirmeye, devleti bir an once cokertmeye calI$Iyorlar. Sonradan elde edilen guvenilir bilgi ve belgelerle iyice anla$IlmI$tIr ki istanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Kurulu illerde ceteler kurmak ve bunlarI yonetmek, gosteri toplantIlarI ve propagandalar yaptIrmakla ugra$Iyor. Yunan KIzIlhac'I ve Resmi Gocmenler Kurulu, Mavri Mira Kurulu'nun calI$malarInI kolayla$tIrmakla gorevli. Mavri Mira Kurulu'nca yonetilen Rum okullarInIn izci orgutleri, yirmi ya$Indan yukarI gencleri de icine almak uzere her yerde kurulu$unu tamamlIyor. Ermeni Patrigi Zazen Efendi de Mavri Mira Kurulu'yla birlikte calI$Iyor. Ermeni hazIrlIgI da tIpkI Rum hazIrlIgI gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve butun Karadeniz kIyIlarInda orgutlenmi$ olan ve istanbul'daki 4 merkeze baglI bulunan Pontus Dernegi hic bir engelle kar$Ila$madan kolaylIkla ve ba$arIyla calI$Iyor." (Soylev, Samsun'a ÇIktIgIm Gunku Genel Durum ve Gorunum)
Soylev'in belgeler bolumunde de bu heyetin dogrudan Venizelos'tan buyruk aldIgI ve heyetin ba$InIn Patrik vekili Droteos oldugu, istanbul Patrikliginin ve Yunan Konsoloslugu'nun silah deposu durumuna getirildigi anlatIlmaktadIr.
Lozan : Lozan'da, ingiliz diplomatI Lord Gurzon'un IsrarlarIyla, "Ruhsal alanda etkinlik gostermesi ko$uluyla" Patrikligin istanbul'da kalmasIna yoksa Fener Rum Aynoroz AdasI'na aktarIlmasIna karar veriliyordu.
Cumhuriyet SonrasI Fener Rum Patrikligi :
Buyuk Yunanistan hayalinin ifadeleri olan, Megolo idea ve Enosis istanbul, KIbrIs ve Ege'yi kapsar.
Yunanistan Kultur BakanI Melina Merkuri'nin 1982 yIlInda dagIttIgI harita
imren Aykut'un 2000 yIlInda yayImladIgI harita
Yunanistan'In Turkiye'ye yonelik politika ve stratejilerini, ozellikle 2000 yIlIndan sonra, cok yonlu olarak ele almak gerekir. Yunan devlet adamlarI ile basInI, Megalo idea'ya yeni bir yorum getirerek Guney KIbrIs Rum Yonetimi'yle cok daha kapsamlI bir ortak savunma anlayI$I geli$tirmi$lerdir. Rusya, Bulgaristan Suriye, iran Ermenistan ve Arnavutluk'la askeri i$birligi antla$malarI imzalamI$lar ayrIca Balkanlarda SIrplar ve Rusya'yla "Ortodoks ittifakI" olu$turmu$lardIr. PKK (Kadek-Kongra-Gel) terorune ozellikle ve yogun destek vermi$lerdir. Butun bunlarIn yanInda KIbrIs, Ege, Fener Rum Patrikligi, Heybeli Ada Ruhban Okulu ve Pontus konularInI one cIkarmI$lardIr.
Gunumuzdeki Heybeliada Ruhban Okulu ve Bartelemeos'un "Ekumenik" olma istegi, bu cercevede yok olmak uzere olan Ortodoks nufusuna kar$In Turkiye'nin egemenligini tanInmama cabasInIn simgesidir. Fener Patrigi icin istenen "Evrensel Ekumenik Patrigi" unvanI bir devletin ba$I ya da ba$kanI anlamInda olduguna gore Fener Rum Patrigi kurulacak hangi devletin ba$Ina du$unulmektedir? Turkiye'yi ku$atmaya ve uluslararasI sistemden soyutlamaya yonelik bu hareketin onemli bir ogesi olarak gundeme getirilen Fener Rum Patrikligi, 1990'dan beri $u dort onemli hedefi gercekle$tirmek icin acIkca calI$maktadIr:
1. Ekumenik unvanInI alarak, 1500-2000 ki$ilik bir cemaatin "AzInlIk Kilisesi"nin dinsel makamI olmaktan cIkarak Vatikan benzeri bir yapIlanmayla, devlet icinde devlet niteliginde bir makam durumuna gelmek.
2. 1971 yIlInda kapatIlan Heybeliada Ruhban Okulu'nu acmak.
3. Ayasofya'nIn yine kilise durumuna getirilmesi ve Ortodoks ibadetine acIlmasI.
4. Patrik secimlerinde, secime katIlabilmek icin T.C. yurtta$I olmak zorunlulugunu kaldIrtmak.
Yunanistan'da devlet ba$kanI konumunda askeri torenlerle kar$Ilanan ve yine Yunanistan'In sagladIgI Bizans simgesi olan cift ba$lI kartal amblemi ta$Iyan ozel bir ucakla Vatikan'a giderek Papa 2. Jean Paul'la goru$en, ABD Ba$kanI Clinton'ca devlet ba$kanlarIna duzenlenen bir protokolle agIrlanIp adI New York'ta sokaklara verilen ve Amerika'da, ilk kez George Washington'a verilmi$ bulunan Amerikan Kongresi Onur MadalyasI'yla odullendirilen, butun bu gezilerde de Turkiye'yi dunyaya $ikayet ederek, "Turkiye'de ikinci sInIf yurtta$ muamelesi goruyoruz." diye veryansIn eden Fener Rum Patrigi Bartholomeos'un 1500-2000 ki$ilik cemaati olan bir kilisenin ba$kanI olarak hafife alInamayacagI acIktIr.
Aslen Yunan olan ingiltere Prensi Philip'in ba$kanI oldugu Dogal HayatI Koruma VakfI'nIn Patmos AdasI'nda duzenlenen ve Bizans ikonalarI konusunda ara$tIrI odulu alan "Vahiy ve Çevre Sempozyumu", cevrecilik maskesi altInda Venizelos gemisiyle Karadeniz'de Pontus Devleti'ni kurmak amacInI guden "Din, Bilim ve Çevre Sempozyumu", Gazeteciler ve Yazarlar VakfI'nIn duzenledigi "Ho$goru" toplantIlarI gibi etkinlikler, Fener Rum Patrigi Bartholomeos'un gizli niyetleri ve asIl gorevine ili$kin bize cok belirgin bicimde bilgi vermektedir.
a) Vahiy ve Çevre Sempozyumu (23 Eylul 1995) : Toren gunu Patmos AdasI, Dogu Roma ve Yunanistan bayraklarIyla donatIlmI$tI. Patrigi Patmos AdasI'na goturen Yunanistan'In sagladIgI "Aleksandros" (iskender) adlI yat, Çanakkale BogazI'ndan cIktIktan sonra iki Yunanistan sava$ gemisince kar$IlanmI$ ve torenin yapIlacagI adaya dek kendisine e$lik edilmi$tir. Patrik, devlet ba$kanI protokoluyle kar$IlanmI$, 21 pare top atIlmI$, Yunan mar$I calInmI$ ve bir Korgeneralin e$lik ettigi askeri kItayI tefti$i sIrasInda, askerleri selamlarken, elindeki hacI havaya kaldIrarak onlarI kutsamI$tIr. Ertesi gun, 24 Eylul 1995 sabahI bir manastIrda yapIlan cok gizli toplantIya yalnIzca Avustralya, Amerika, KIbrIs Rum Kesimi, SIrbistan, Orta Dogu ve Afrika'daki Ortodoks kiliselerin Patrik ve Ba$piskoposlarI katIlmI$lardI. ToplantInIn yapIldIgI bina askeri kordon altIna alInmI$ ve hic kimse yakla$tIrIlmamI$tI.
b) Din, Bilim ve Çevre Sempozyumu (20-28 Eylul 1997) : Sempozyum, Giritli bir armatore ait olan Yunanistan bandIralI El. Venizelos Gemisi'nde gercekle$mi$ ve ilk durak olarak Trabzon LimanI secilmi$tir. Batum, Novorossisk, Yalta, Odessa, Kostence, Varna, istanbul ve Selanik limanlarInda da birer oturum gercekle$tirilmi$tir. Sempozyum, Avrupa Birligi'nin yurutme organI olan Avrupa Komisyonu'nun Ba$kanI Jacques Santer ve Fener Rum Patrigi Bartholomeos'nun himayesini saglamI$tIr. Yunanistan, 35 yIl aradan sonra ilk kez Selanik'e gelen bir Fener Rum Patrigi'ni devlet toreniyle kar$Ilayarak Patrikligin Ortodoks dunyasIna yonelik projesine destek vermi$tir. El. Venizelos, Adalar Denizi'nde Yunanistan karasularIndayken iki Yunan sava$ gemisi de gece yarIsI selam durarak gemiye bir sure e$lik etmi$tir. Yunanistan Cumhurba$kanI Stefanopulos, Selanik'teki devlet toreninde "Ortodoks Kilisesi'nin gunumuzun dunyevi sorunlarIyla da ilgilendigini kanItlIyorsunuz..." diye konu$mu$tur. Sempozyuma katIlanlar, 28 Eylul 1997 gunu ogleden sonra saat 14'te, Selanik'te Dogu Roma imparatorlugu doneminde in$a edilmi$ olan Ayios Dimitrios Kilisesi'nde yapIlan dinsel torene de katIlmI$lardIr. Patrik Bartholomeos'nun yonettigi dinsel torende Selanik Kilisesi'nin Ba$papazI Hz. isa'nIn tutsak istanbul'u Turk i$galcilerin ellerinden kurtarmasI icin dua ederek Dogu Roma imparatorlugu'nun merkezi olan istanbul'daki Patriklikte gercekle$tirilemeyen bu torenin Dogu Roma imparatorlugu'nun ikinci ba$kenti olan Selanik'te yapIlmasInIn buyuk anlam ta$IdIgInI belirtmi$tir. Bartholomeos dinsel toreni, uzerinde cift ba$lI Dogu Roma kartalI bulunan altIn kaplamalI bir tahttan yonetmi$tir. Patrigin ayaklarI altIna serilen halIlar da cift ba$lI Dogu Roma kartalIyla bezenmi$tir. Patrigin tahtInIn iki yanInda bulunan yine uzerinde Dogu Roma imparatorlugu'nun simgeleriyle suslenmi$ daha gosteri$siz tahtlardaysa Bulgaristan, SIrbistan ve obur kimi Balkan ulkelerinin Ba$papazlarI oturmaktaydI. Kilisede yaratIlan goruntu, Ortodoks Dogu Roma imparatorlugu ve ona baglI Balkan ulkelerindeki eyaletlerinin ba$Inda bulunan kilise temsilcilerinin bir araya geli$leri bicimindeydi.
1991 yIlInda Bogazici Universitesi Rektorluk Salonu'nda bir seminer duzenlenmi$tir. Seminerin konularIndan biri, istanbul'un Fatih'teki Zeyrek Camisi'nin "Paramikariteros" durumuna getirilmesiydi. Seminerde goru$ulen bir ba$ka konuysa Bizans Hipodromu'nun ortaya cIkarIlmasI icin Sultanahmet Camisi'nin yIkIlmasInI isteyen Harward Universitesi ogretim gorevlisi aslen bir Rus Ortodoks olan Jhor Sevcenko'nun onerisiydi.
1999 yIlInda da Silivri Belediyesi, "Belki turizme katkIsI olur." Diye, Yunan ayrIlIkcI hareketinin ilk tasarlayIcI ve ba$latIcIsI olan Aziz Nektorios'un Silivri'de $u an bo$ bir arsadan ibaret olan evinin aslIna uygun bicimde in$a etmeye calI$Iyordu.
2001 yIlInda Ayasofya'nIn Ortodoks ibadetine acIlmasI AB katInda resmen istendi. Merkezi isvicre'de bulunan Suryani toplulugu Turkiye'den resmen toprak isteminde bulundu (Ekim 2001) benzer bir iddia da 1999 yIlInda Ermenistan'dan geldi.
Yahudilerin i.S. 66 yIlInda yitirdikleri israil'deki topraklarInI alacaklarInI da kimse ummuyordu. Yahudiler tam 1.880 yIl topraksIz, yurtsuz ve devletsiz ya$adIlar. Ancak 18. yuzyIldan sonra israil kuruldu. Yahudiler Tevrat'ta belirtilen topraklarIn bir kIsmInI aldIlar ve devlet kurdular. i$te HIristiyan dunyasInIn Turkiye uzerindeki umunclarInI (emellerini) kI$kIrtan neden budur. Son 50 yIldIr soguk sava$ nedeniyle bastIrIlan bu istekler, bugun buyuk bir hIz ve turlu yollarla gercekle$tirilmeye calI$IlmaktadIr.
Kurulan ev kiliselerinin sayIsI onbinleri bulmu$tur. BirtakIm ki$iler bu topraklarda bir "Pontus Devleti", ba$kenti istanbul olan bir "Marmara Devleti"nin kurulmasI icin cok etkin bicimde calI$maktadIrlar. Patriklik istanbul'da ya$ayan yoksul Rumlara ayda adam ba$I 200 dolar yardIm yapmakta ve bu yardImlardan yakla$Ik 600 Rum yararlanmaktadIr.
Clinton'un Mektubu : Clinton bu mektubu yazmadan once, Kanada ve ABD Ortodoks Kilisleri'nin ba$I ve Ozal'In yakIn dostu Metropolit Yokavas'la goru$mu$tur. Mektupta bu tur yazI$malarda geleneksel oldugu uzere Fener Rum Patrikligi degil tam tersine "Church Of Greece" yani Yunanistan Kilisesi kullanIlmI$tIr.
"Bulundugu konum nedeniyle Turkiye, uluslararasI kom$uluk acIsIndan kar$It bir bolgededir. ABD, Turkiye'yle ili$kilerini ikili olarak ve NATO aracIlIgIyla surdurecektir. Bu bolgedeki gerilimi en aza indirmek icin, Yunanistan dahil, Turkiye'nin butun kom$ularIyla birlikte calI$masI, Turkiye'nin yarIna olacaktIr. Yunanistan'la olan ili$kilerinizdeki en son gerilimi azaltmak uzere hukumetinizce kimi simgesel adImlar atIlabilir. Bu konuda $u anda kimi geli$meler kaydedilmesinin denenmesi gerektigi kanIsIndayIm. Bu simgesel adImlardan biri, istanbul'daki Yunan Kilisesi (Fener Rum Patrikligi) olabilir ve bu kurumun i$lerlik kazanmasI konusundaki kimi zor ko$ullarI kolayla$tIrmanIn yollarInI goz onunde bulunduracagInIzI umuyorum."
Rum isyanI surerken Patrik Grigoryos'un Mora'da Etniki Eterya'nIn ileri gelenlerinden Petro'ya gonderdigi mektubun ele gecirilmesiyle hainliginin anla$IlmasI uzerine 22 Nisan 1821'de Patrikligin orta kapIsInda idam edilmi$tir. Bu kapI o gunden bugune yas i$areti olarak hic acIlmamI$tIr ve adI "Kin KapIsI" dIr.
Fener Patrikleri, T.C. yasalarI cercevesinde yerel yonetim acIsIndan Fatih SavcIlIgI'na ve istanbul Valiligi'ne baglIdIr. Çogu cemaatsiz 18 metropolitce secilen Patrik, bu makama getirildiginin onayInI validen alIr.
Yunanistan kendi dini icindeki mezheplere dahi en ufak ho$goru gostermemektedir. Yunanistan'da yalnIzca Yunan Dogu Ortodoks Kilisesi'nin yayImladIgI incil'in okunmasI ve okutulmasI serbest bIrakIlmI$tIr. Obur inciller, ornegin Katolik incili'nin okutulmasI, toplu yerlerde okunmasI ustelik kimi durumlarda bulundurulmasI dahi suctur. Dinsel propaganda ve protesti (dinden dondurme) kanItI olarak yorumlanabilir ve eylemi yapanlar hapisle cezalandIrIlIr.
Laik bir devlet olan Turkiye Cumhuriyeti'nde ikinci bir Vatikan'a kesinlikle izin verilemez. Bizim yapIlanmamIzdaki konumu Muftu duzeyinde olan Rum Patrigi'nin ba$ka ulkelerde devlet toreniyle kar$IlanIyor olmasI hafife alInacak bir durum da degildir.
Turk OrtodokslarI :
Turk OrtodokslarI'ysa ellerindeki ta$InmazlarI bir turlu degerlendirememekte ve VakIflar Ba$mudurlugu'yle burokratik bir mucadeleyi surdurmektedirler. Gecmi$te Turk Ortodoks Patrikligine ait olan kimi ta$Inmazlar Hazine ve VakIflar arasInda payla$IldIgIndan bunlarIn gelirlerinden bu kurumlar yararlanmakta, giderleriniyse Turk OrtodokslarI kar$IlamaktadIr. Turk Ortodoks Kilisesi, Rum Fener Patrikliginin bolucu etkinliklerine kesinlikle kar$IdIr.
Heybeliada Ruhban Okulu :
Heybeliada Ruhban Okulu'nun ve ozellikle de bu okulun Teoloji Bolumu'nun acIlmamasInIn hukuksal dayanaklarI $unlardIr:
· Turkiye'nin Kurtulu$ Sava$I sonrasInda 1924 yIlInda imzalanan Lozan Antla$masI'nIn azInlIklara ayrIcalIk degil yalnIzca Musluman Turk halka tanInan e$it davranIm gorme hakkI tanImasI ve bu durumun Anayasa'daki e$itlik ilkesine uygun olmasI,
· 403 sayIlI Ogretim Birligi YasasI'nIn (Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun) Turkiye'de dinsel ogretimi cemaatlerden ve ozel ki$ilerden alIp devlet gorevi olarak Milli Egitim BakanlIgIna vermesi,
· T.C. AnayasasI'nIn 2. maddesinde Turkiye Cumhuriyeti'nin laik bir devlet olarak nitelenmi$ bulunmasI; bunun geregi olarak da dinsel ogretim yapan ozel okul acmanIn ve yonetmenin yasak olmasI. Ozel Okullar Yonetmeligi'nde, "Bir ozel okula alInabilecek yabancI uyruklu ogrenci sayIsI, okulda okuyan Turkiye Cumhuriyeti yurtta$I ogrencilerin yuzde 20'sini a$mamak kaydIyla Milli Egitim BakanlIgI'nca belirlenir." hukmunun bulunmasI,
· 625 sayIlI yasanIn 3. maddesinin 3. paragrafInda, 'Askeri okullar, dinsel egitim ve ogretim yapan ozel ogretim kurumlarI ile guvenlik orgutune baglI okullarIn aynI ya da benzeri ozel ogretim kurumu acIlamaz.' hukmunun var olmasI,
· AnayasanIn 130. maddesindeki "Yasada gosterilen yontem ve esaslara gore kazanc amacIna yonelik olmamak ko$uluyla vakIflarca devletin gozetim ve denetimine baglI yuksek ogretim kurumlarI kurulabilir." hukmune gore Patriklik bir vakIf kimliginde olmadIgI icin Patriklige baglI bir ozel yuksek ogretim kurumu acIlmasInIn da olanaklI olmamasI,
· Anayasa'nIn 24. maddesinde "Din ve ahlak egitim ve ogretimi devletin gozetim ve denetimi altInda yapIlIr. Kimse devletin toplumsal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal temel duzenini kIsmen de olsa din kurallarIna dayandIrma ya da siyasal ya da ki$isel cIkar ya da etki saglamak amacIyla her ne bicimde olursa olsun dini ya da din duygularInI ya da dince kutsal sayIlanlarI somuremez ve kotuye kullanamaz." hukmunun bulunmasI,
· Lozan Antla$masI'nda ve oteki uluslararasI sozle$melerde azInlIklar icin ayrIcalIklar degil yurtta$larla e$it haklar tanInmI$tIr. Din gorevlilerinin ozel okullarda degil devlet okullarInda yeti$tirilmesi, Anayasa, Anayasa Mahkemesi kararI, Yuksek Ogretim KurumlarI YasasI ve Milli Egitim Temel YasasI'yla duzenlenmi$ devlet politikasIdIr. Bu nedenle azInlIklara verilecek bir hak yurtta$lar arasInda azInlIklar lehine bir e$itsizlige neden olur. T.C. Devleti, din gorevlilerini bir devlet okulu olan imam-Hatip OkullarI ve devlet universiteleri bunyesindeki ilahiyat Fakulteleri'nde yeti$tirmektedir. Egitim-ogretim etkinlikleri, devletin denetimi ve gozetimi altInda yapIlmaktadIr. Hicbir cemaat ya da kesime bu konuda ayrIcalIk tanInmamI$tIr.
Heybeliada Ruhban Okulu 1971 yIlInda 'Ozel YuksekokullarI Kapatan Yasa'nIn yururluge girmesiyle kapanmI$tIr. Bu yasa cIkartIlIrken ve Anayasa Mahkemesi'nin 625 SayIlI Ozel Ogretim YasasI'nIn kimi maddeleri iptal edilirken hicbir bicimde Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapatIlmasI amaclanmamI$tIr. YapIlan duzenlemelerle, ozel universitelerin acIlmasIna 'devlet denetiminde olmak' ko$uluyla izin verilmi$tir. Ancak Patriklik, bu ko$ulu kabul etmeye yana$madIgI icin Heybeliada'daki okul acIlamamI$tIr. Patrigin "Kendi din adamlarImIzI egitme hakkIndan yoksunuz." savI kotu niyetlidir. Patrigin, yalnIzca dinsel egitim vermesi gereken bir kurumun, devletin denetimi altInda etkinlik gostermesini kabul etmemesinin nedenleri bellidir. Ulusal mucadele donemindeki atalarI gibi, Patrik Athenegoras, Metropolit Emilyanos, Makarios gibi Turkiye kar$ItI etkinlik gosteren militan PapazlarIn hep Heybeliada Ruhban Okulu'ndan mezun olduklarI bilinmektedir. Bununla birlikte Patrigin ve kendisine baglI 12 metropolitin T.C. yurtta$I olmalarI ko$ulunun da (ki bu ko$ul Lozan Antla$masI'nIn ilgili maddeleri geregidir) kaldIrIlmasI istegi goz onune alInIrsa durum daha da belirginle$mektedir.
Sonuc ile Oneri :
1) Fener'deki Patriklik, yasaklanmI$ olmasIna kar$In siyasal etkinliklerini din maskesi altInda surdurmektedir.
2) Patrikligin, siyasal etkinlikleriyle Turkiye'yi bolmeye yonelik ittifakIn icinde oldugu pek cok kez kanItlanmI$tIr.
3) Patrikligin etkinlikleri, Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en temel ilkesi olan laiklige tumuyle kar$IdIr.
4) AB kapsamInda bu tur konular da sIkca gundeme gelmekte ve Turkiye'nin devleti ve ulusuyla bolunmez butunlugu ilkesi aleyhine kararlar alarak Anayasa, yasa, tuzuk ve yonetmeliklerde degi$iklikler yapmasI beklenmektedir. Hangi beklentiyle olursa olsun bu tur giri$imlerde bulunanlar haindir. Ruhban okulunu acmaya yeltenmek de acIk bir ihanettir.
Patriklik, Lozan Antla$masI hukumlerindeki esneklige dayanIlarak Turkiye'den cIkarIlIp Aynoroz AdasI'na ta$IndIrIlmalIdIr. Bu bolucu calI$malara daha cok goz yumulamaz.
=============================================-
TURKISH FORUM Ana DagItIm Serveri Yeni Emniyet ProgramlarI ve Teknolojinin Sundugu En HIzlI Multi DagItIm HatlarI ile 5 KItadan-Tüm Ülkelerden Web Sistemine Girdi.
– Dünyaya YayIlmI$ olan ve 220 Bini A$kIn Uyemize Ozel Bilgilendirme DagItImI Ba$ladI
– Bu Önemli AdImI Gercekle$tirmek için Ek KatkIda Bulunan Uyelerimize ve DostlarImIza Bir Kere Daha, TUm TURKISH FORUM Ailesinin AdIna Candan Te$ekkür Ederiz.
=============================================
Degerli Uyelerimiz; Serverlerimizi ve Ozel DagItIm HatlarImIzI Devam Ettirebilmemiz Toplumumuza ve Turkiyemize Hizmete Devam Edebilmemiz
Uye AidatlarInIzI ve Turkish Forum’u Ya$atacak Olan ve Vergiden DU$ebileceginiz BagI$larInIzI YarIna BIrakmamanIza BaglI http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
$imdiden ve Candan Te$ekkurler.
=============================================-