Register Login
January 6, 2009


Register
Forgot Password ?

Network / HaberAgiDiscussions / Forum  

Please note that the best way to take full advantage of our forums is to login. Registration is simple, fast and free.

Subject: [GRASSROOTS] Haberler2 17.10.2006
Prev Next
You are not authorized to post a reply.

Author Messages
Turkish Forum Announcements (guest)

10/24/2006 6:18 PM  


Date: Tue, 17 Oct 2006 14:18:51 +0300
From: alia@BASBAKANLIK.GOV.TR
Subject: [GRASSROOTS] Haberler2 17.10.2006
To: GRASSROOTS@TURKISHFORUM.ORG

TURKISH FORUM * WORLD TURKISH ALLIANCE
United We Stand - United We Are Stronger
BIRLIKTEN KUVVET DOGAR
Informing and Activating Turks and Friends World Wide
TurkishForum.com

İÇİNDEKİLER:

 

§         -LAS VEGAS'TA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI ANITI
-TÜRK-AMERİKAN DERNEKLERİ ASAMBLESİ'NDEN LAS VEGAS BELEDİYE BAŞKANINA PROTESTO MEKTUBU

 

§         -AZERBAYCAN
-FRANSA MECLİSİNİN KARARINA TEPKİLER

 

§         -FRANSA MECLİSİNİN KARARINA TEPKİLER
-BAKÜ'DE YUMURTALI PROTESTO

 

§         'PKK kamplarında kızlar zorla tutuluyor'

 

 

§         -PAPA'NIN TÜRKİYE ZİYARETİ...
-PAPA, TEPKİLERDEN SONRA DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BARDAKOĞLU'NU MAKAMINDA ZİYARET ETMEYİ KABUL ETTİ



***

 

-LAS VEGAS'TA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI ANITI
-TÜRK-AMERİKAN DERNEKLERİ ASAMBLESİ'NDEN LAS VEGAS BELEDİYE BAŞKANINA PROTESTO MEKTUBU

WASHINGTON (A.A) - 17.10.2006 - ABD'deki çeşitli Türk derneklerini bir araya
getiren Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi'nin (ATAA) başkanı Vural Cengiz, Las
Vegas kenti belediye başkanı Oscar Goodman'a bir mektup göndererek, bu kentin
merkezinde sözde Ermeni soykırımını anmayı amaçlayan bir anıtın dikilmesi için
toprak verilmesi kararını protesto etti.
Cengiz, mektubunda, geçen yüzyılın başlarındaki Ermeni olaylarının
"soykırım" olduğunun hiçbir zaman kanıtlanmadığını belirterek, tarihi gerçekleri
tahrif edecek bir anıtın ancak bir "linç anıtı" olabileceğini kaydetti.
Vural Cengiz, "Sahte bir soykırıma ithaf edilecek ve kötü bir tavsiyenin
ürünü olan bu anıt fikrinden lütfen vazgeçiniz" dedi.
Kumarhaneler ve eğlence kenti diye bilinen ve Ermeni lobisinin etkili olduğu
Las Vegas'ta belediye başkanı Goodman, sözde soykırım için kente bir anıt
dikileceğini ve anıtın yerini açıklamıştı.
ATAA başkanı Cengiz, Fransa'nin Washington Büyükelçisi Jean-David Levitte'e
gönderdiği mektupta da Fransız meclisinin sözde soykırımın reddinin suç
sayılmasını öngören yasa teklifini benimsemesini eleştirdi.
(UE-AKS-SRP)

 

***

 

-AZERBAYCAN
-FRANSA MECLİSİNİN KARARINA TEPKİLER

BAKÜ (A.A) - 17.10.2006 - Azerbaycan'daki önde gelen muhalefet partilerinden
Halk Cephesi (AHCP), Fransa'nın Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ ile ilgili
sorunda arabuluculuk üstlenen AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlığından çıkarılmasını
talep etti.
AHCP yetkilileri, parti yönetim kurulu toplantısında, Fransa meclisinin
sözde Ermeni soykırımını reddetmenin suç sayılılmasını öngören yasa teklifini
kabul etmesinin "saçma" olduğunu ifade ederek, bu konuda daha önce AHCP'nin de
aralarında olduğu Azatlık Bloku olarak yayınlanan bildiriyi desteklediklerini
dile getirdi.
Toplantıda, Fransa'nın söz konusu kararının, AB'ye üyelik sürecindeki
Türkiye'nin önüne çıkarılan engellerden biri olarak değerlendirildiği de
kaydedildi.
Azerbaycan Yazarlar Birliği de gelişmelerle ilgili yayınladığı bildiride,
"Fransa'nın kararının temel insan haklarına, ifade ve düşünce özgürlüğüne aykırı
olduğu" vurgulanarak, "kararın nefret ve kızgınlıkla karşılandığı" belirtildi.
(MVA-AKS-ÇA)

 

***

-FRANSA MECLİSİNİN KARARINA TEPKİLER
-BAKÜ'DE YUMURTALI PROTESTO

BAKÜ (A.A) ? 16.10.2006 ? Fransa meclisinin sözde Ermeni soykırımının
reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etmesi, Azerbaycan'ın
başkenti Bakü'de "yumurtayla" protesto edildi.
Azerbaycan'da Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ'ın kurtarılması yönünde
faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından Karabağ Azatlık Teşkilatı (KAT),
Karabağ Gaziler Birliği ve Vatan Savaşı Gazileri Birliği tarafından Fransa
Büyükelçiliği binası önünde düzenlenen protesto gösterisinde, "Ermeni yanlısı
Fransa'ya hayır, Ermeni yalanlarını destekleyen Fransa'ya hayır" gibi sloganlar
atıldı, binaya yumurtalar fırlatıldı.
Geniş güvenlik önlemleri alınması nedeniyle binaya yaklaşamayan
göstericiler, daha sonra bina yakınında toplanarak, gösterinin amacını açıklayan
bildiriyi okudu.
Büyükelçilik yetkililerine de bir örneği sunulan bildiride, Fransa
meclisinin sözde Ermeni soykırımını reddetmenin suç sayılmasını öngören yasa
teklifini kabulüyle Azerbaycan, Türkiye ve tüm Türk dünyasını tahkir ettiği ve
Ermeni yanlısı tutumunu açık şekilde ifade ettiği kaydedildi.
Bu yanlıştan bir an önce dönülmesinin talep edildiği bildiride, ayrıca
Fransa Cumhurbaşkanı ve Parlamento Başkanının Azerbaycan ve Türkiye halklarından
özür dilemesi istendi.
Fransa ile tüm ilişkilerin durdurulması, Bakü'deki Fransa Büyükelçiliğinin
ve aynı kapsamda Azerbaycan'daki Fransız şirketlerinin, iş adamlarının
faaliyetlerinin durdurulması, bu ülkenin ürünlerinin boykot edilmesi taleplerinin
yer aldığı bildiride, ayrıca Fransa'nın Yukarı Karabağ ile ilgili sorunun çözümü
sürecinde arabuluculuk üstlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)
Minsk Grubu eşbaşkanlığından çıkarılması gerektiği belirtildi.
Gösteriden sonra büyükelçilik binasına yumurta atan bazı protestocular
gözaltına alındı, ancak daha sonra serbest bırakıldı.
(REN-MVA-ÇA)

 

***

http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=247451

 

'PKK kamplarında kızlar zorla tutuluyor'

 

17 Ekim, 2006 13:25:00 (TSİ)

 

Van'da 5 gün önce Jandarma Komutanlığına teslim olan terör örgütü PKK üyesi M.A., örgütün kamplarında 13-15 yaş arasındaki kız çocuklarının zorla tutulduğunu, kızların geceleri pişmanlıktan ağladığını söyledi.

M.A verdiği ifadesinde 1.5 ay önce köyünde arkadaşı R.K. ile birlikte çobanlık yaparken atlı ve silahlı 4 kişinin yanlarına yaklaşarak, 'burada çobanlık mı yapacaksınız? Bizimle gelin' dediklerini söyledi.
 
Ancak onların tekliflerini kabul etmediklerini, bunun üzerine ellerini ve gözlerini zorla bağlayarak İran sınırına götürüldüklerini belirten M.A, ''aralarında şifreli konuşuyorlardı. Anladığım kadarıyla beni ve arkadaşımı ayırdılar. Beni 'Pirali' kod adlı birine teslim ettiler. Beni, ismini bilmediğim bir İran köyüne götürerek birine teslim ettiler. Oradan İranlı biriyle birlikte bir otogara gittik. Otogarda beni sivil kıyafetli örgüt üyelerine teslim ettiler. Ardından üç saat yürüyerek ismini bilmediğim 150 kişilik bir kampa gittik'' dedi.
 
M.A. ifadesinde ayrıca şunları söyledi:
 
''Pişman olanların çoğu korkudan dolayı hiçbir şey yapamıyor. Kampta 25 kişiden oluşan 13-15 yaş arasındaki kız çocukları zorla tutuluyor. Kızlar, geceleri pişmanlıktan ağlıyor. Kızlar, akşamları ayrı yerlerde kalıyorlar. Sürekli pişmanlıktan ağladıklarına şahit oluyordum. Kızların başında 'Mizgin' kod adlı bir kadın duruyordu. Kampta tanıştığım kişilerin gerçek isimlerini bilmiyorum.
 
Kampta iki öğün yemek yiyorduk. Her gün pilav, kuru fasulye ve tek çeşit çorba çıkıyordu. 4-5 kişiyle aynı tabaktan yemek yiyorduk. Bize, beyaz, askeri bir araçla yiyecek ve malzemeler getiriliyordu. Bizi odun toplama, yemek ve ekmek yapma işlerinde çalıştırıyorlardı.''
 
"Üç-beş gün aç-susuz bırakıyorlar"
 
Örgüt içinde meydana gelen tartışmalarda örgüt üyelerinin 3-5 gün aç ve susuz halde 'nezarathane' diye tabir edilen çukurlarda bırakıldığını anlatan M.A, ''bizim yanımızda 12 yaşında 'Agiri' kod adlı bir çocuk vardı. Sürekli ailesini özlediği için ağlıyordu. Çocuğun psikolojisi çok kötü durumdaydı. Ben kamptan ayrıldığım zaman o kaldı. Onun bu durumunu görmelerine rağmen bir türlü ailesine gitmesine izin vermiyorlardı. Onu da hepimiz gibi kandırarak dağa getirmişlerdi'' dedi.
 
Kampa yeni gelenlerin sohbet eğitimi altında bir eğitime alınarak kandırıldığını ifade eden M.A, ''sohbet eğitimlerinde Türkiye ve Türk askerinin köylerde insanlara zulüm ettiği, köylerde işkence ve sürekli baskınlarla işkenceler yaptığına inandırmaya çalışıyorlardı. Halbuki Türk askeri bizim köyün okulunu tamir etti. Acil hastalarımız için bizden daha fazla gayret sarf ediyordu. Devlet ise herkese yeşilkart verdi. Kız öğrencilere kadar okumaları için para veriyor. Askerler kışın kapalı olan yolumuzu açıyordu. Bugüne kadar kimseye kötü davrandığını görmediğimiz için anlatılanlara inanmıyordum'' diye konuştu.
 
Kampa tanımadığı ancak örgüt kıyafetli yabancıların geldiğini belirten M.A, ''Yabancılar kampta çok iyi ağırlanıyordu. Beni zorla kaçırdılar ve ben bunlara bir gün bile inanmadım. Örgüt içerisinde bunları anlatamıyorsun. Bildiğim en önemli şey sürekli yalan söylendiği'' dedi.

 

***

-PAPA'NIN TÜRKİYE ZİYARETİ...
-PAPA, TEPKİLERDEN SONRA DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BARDAKOĞLU'NU MAKAMINDA ZİYARET ETMEYİ KABUL ETTİ

VATİKAN (A.A) - 16.10.2006 - Lütfullah Göktaş - Roma Katolik Kilisesinin
ruhani lideri Papa 16. Benediktus'un, 12 eylülde yaptığı konuşmada Hz. Muhammed
hakkında kullandığı ifadelerin İslam dünyasında yol açtığı tepkiler, Türkiye
gezisi sırasında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nu makamında
ziyaret etmeyi kararlaştırmasını da beraberinde getirdi.
Papa'nın böyle bir karar alması, Türkiye ziyaretiyle İslam dünyasında
kendisine yönelik tepkileri yatıştırmaya yönelik bir mesaj vereceği şeklinde
yorumlanıyor.
Vatikan Basın Bürosu tarafından bugün Papa'nın 28 kasımda Türkiye'ye
yapacağı dört günlük ziyaretle ilgili açıklamada, "Papa 16. Benediktus, Türkiye
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in davetine istinaden, Ankara, Efes
ve İstanbul'a giderek, Türkiye'ye dini bir ziyaret yapacaktır" denilmekle
yetinilerek, programa ilişkin ayrıntıların gelecek günlerde açıklanacağı
duyuruldu.
Ancak A.A muhabirinin üst düzey yetkililerden edindiği bilgilere göre, Papa
28 kasımda Cumhurbaşkanlığı Köşkünde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'le
görüşmesinden sonra, saat 16.00'da beraberindeki heyetle birlikte Diyanet İşleri
Başkanlığına da gidecek. Papa'nın, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nu bizzat makamında
görüşmeyi kabul etmesindeyse Regensburg konuşmasının Müslümanlar nezdinde yol
açtığı tepkilerin etkili olduğu öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, Vatikan yetkilileri başlangıçta, Diyanet İşleri
Başkanı Bardakoğlu'nun 28 kasımda Ankara'daki Vatikan Büyükelçiliğinde Papa
tarafından kabul edilmesi eğilimindeydi. Bardakoğlu ise bu öneriye karşı çıkarak,
Papa'nın eğer görüşmek gibi bir niyeti varsa bu buluşmanın Diyanet İşleri
Başkanlığında olabileceğini söyledi.
Diyanet yetkililerinin Vatikan temsilcilerine ikinci bir alternatif olarak
da 16. Benediktus ile Bardakoğlu arasındaki görüşmenin İstanbul'da Dolmabahçe
Sarayında yapılabileceğinden söz ettiler. Diyanet İşleri Başkanlığının bu
önerileri, Vatikan tarafından uzun süre yanıtsız bırakıldı.
Bu ilk temaslardan sonra, Papa'nın 2 eylülde Regensburg'da yaptığı
konuşmanın büyük tepki toplaması ise Vatikan'daki tavır değişikliğini de
beraberinde getirdi. Vatikan, bu tür ziyaretlerdeki genel teamül geleneğini
zorlayarak da olsa Papa'nın Bardakoğlu'nu bizzat makamında ziyaret etmesini
kararlaştırdı. Papa 16. Benediktus'un Prof. Dr. Bardakoğlu'nu bizzat ziyaret etme
kararının, bundan 10 gün önce Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine resmen
bildirildiği öğrenildi.

-PAPA, YANLIŞ ANLAŞILDIĞINDA ISRARLI-

Öte yandan Papa 16. Benediktus, Regensburg'taki konuşması nedeniyle İslam
dünyasında meydana gelen tepkilerin sadece bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı
konusunda ısrarlı.
Papa, bu konuda yaptığı açıklamalarda, tepkilerin ana kaynağını Bizans
İmparatoru İkinci Manuel Paleologos'tan yaptığı alıntının adeta kendi sözüymüş
gibi algılanmasından kaynaklandığını ileri sürüyor. Papa, tepkiler sonrasında,
Regensburg konuşmasının metnini, üç kez rötuşlamakla birlikte, Bizans
İmparatorundan yaptığı, "Bana Muhammed'in yeni olarak ne getirdiğini göster! Bu
konuda, kendisinin vaaz ettiği dini kılıç ile yayma emri türünden kötü ve
insanlık dışı şeylerden başka bir şey bulamazsın" biçimindeki alıntıyı metinde
aynen korumayı yeğledi.
Rötuşlarda imparatorun üslubunu sert bulduğunu daha net ifade eden Papa,
üçüncü versiyonda bu alıntıya ilişkin bir dipnot da düşerek, şu ifadelere yer
verdi:
"Bu alıntı, İslam dünyasında, maalesef benim kişisel tavrımın ifadesi gibi
algılandığı için, anlaşılabilir bir incinmeye neden oldu. Benim metnimi okuyan
okurun, o cümlenin Kur'an konusunda benim kişisel değerlendirmem olmadığını
kolayca anlayabilmesini umuyorum. Kur'an'a büyük bir dinin kutsal kitabı olması
hasebiyle benim saygım vardır. Ben, İmparator İkinci Manuel'den alıntı yaparken,
din ile akıl arasındaki özlü ilişkiyi sadece açıkça ortaya koymak istemiştim. Bu
konuda İkinci Manuel ile hemfikir olmakla birlikte, onun polemiğini kendi
polemiğim haline de getirmiyorum."
Papa'nın, bu alıntıyı "kalkış noktası" olarak benimseyerek yaptığı
konuşmada, Hz. Muhammed'e yönelik oportünizm imasında bulunan, İslam'ı
Hıristiyanlığın tam aksine bir şiddet diniymiş gibi gösteren ifadeleriyse son
metinde de varlığını korumaya devam ediyor.
(LG-AKS-İO)

 

***



LISTEDEN CIKMAK ICIN:
Mesaj aldiginiz eposta hesabinizdan grassroots-cikis@turkishforum.org adresine ici bos bir mesaj gondermeniz yeterli olacaktir.

LISTEYE GIRMEK ICIN:
Mesaj almak istediginiz eposta hesabinizdan grassroots-giris@turkishforum.org adresine ici bos bir mesaj gondermeniz yeterli olacaktir.

Yorum, Fikir, Haberlerinizi bize iletebilirsiniz.
TurkishForum Projelerine Maddi Destek Vermek Cok Kolay!
TurkDB ucretsiz kaydinizi yaptirdinizmi?

    TURKISH FORUMA CALISMALARI ICIN DESTEK VERINIZ
  • OZEL serverlerini ve internet hatlarini bilgi iletimi icin acik tutan
  • Turkiyemize dis politakasinda TOPYEKUN DESTEK VERMEMIZI SAGLIYAN,
  • Turkiye Disindaki Turk Toplumlarina sistemli olarak destek veren,
  • Tum Turk Kuruluslari ile Turkiye ve Turk Halki icin beraber calisan,
  • Dunya Turk Toplumundan gelen bir itmeden dogan TEK KURULUSDUR.
~
You are not authorized to post a reply.



ActiveForums 3.7
Discussion Board Rules / Forum Kurallari Maximize

Home / AnaSayfa ATA Shop
Copyright 2005 ATA Houston Terms Of Use Privacy Statement