Register Login
January 6, 2009


Register
Forgot Password ?

Network / HaberAgiDiscussions / Forum  

Please note that the best way to take full advantage of our forums is to login. Registration is simple, fast and free.

Subject: [GRASSROOTS] Bilgiler
Prev Next
You are not authorized to post a reply.

Author Messages
Admin (guest)

01/20/2007 6:05 PM  




>
> * T U R K I S H F O R U M *W O R L D T U R K I S H A L L I A N C E *
> United We Stand - United We Are Stronger
> Informing and Activating Turks and Friends World Wide
>
> B I R L I K T E N K U V V E T D O G A R
>
>
>
>
>
>
> İçindekiler:
>
> GÖZLER KERKÜK'TE
> KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ
> MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK
> YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI
> ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI
> ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR
> PKK'LIYA HAPİS
> HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA
> UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER
> BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK
>
> ***
> http://www.milliyet.com.tr/2007/01/18/dunya/axdun01.html
>
> GÖZLER KERKÜK'TE
>
> BM, Kerkük'teki Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığını bildirirken,
> Amerikan fikir kuruluşu WINEP, El Kaide ve Mukteda el Sadr'ın, Arap ve
> Türkmenleri Kürtlere karşı örgütlediğini duyurdu
>
> Yasemin Çongar
>
>
> ABD Başkanı George W. Bush, yeni Irak planında, Kerkük'ten söz etmedi;
> ancak şehrin geleceği, Ankara'nın, Bağdat'ın, Birleşmiş Milletler'in (BM)
> ve Washington'daki fikir kuruluşlarının gündeminde.
> BM, Kerkük'ün "patlama noktasına gelebileceği" uyarısında bulunurken,
> Türkiye'den Kerkük konusunda yükselen sesler, Irak Parlamentosu'ndaki Kürt
> Bloku'nu, Ankara'yı protesto etmeye yöneltti. ABD'li yetkililer ise,
> Türkiye'ye, "Kerkük'ün geleceği konusunda sizin de bizim de, birbirine
> benzeyen fikirlerimiz var; ama karar eninde sonunda Iraklılara aittir"
> mesajını veriyorlar.
>
> BM'nin uyarısı
> BM'nin iki ayda bir yayımlanan Irak raporlarının sonuncusunda, Kerkük'teki
> Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığı kaygısı da yer aldı.
> BM raporu, "(Araplar ve Türkmenler) artan biçimde tehdit ediliyor,
> sindiriliyor ve gözaltına alınıyorlar. Bu, daha ziyade Kürt Bölgesel
> Yönetimi'ne ait ve Kürt istihbarat ve güvenlik güçlerinin denetimindeki
> yerlerde yaşanıyor" gözlemini aktardı ve "Bu tür ihlaller, Kerkük'te
> önümüzdeki aylarda patlak verecek bir krizin habercisi olabilir"
> uyarısında bulundu.
>
> WINEP'in raporu
> Washington Enstitüsü (WINEP) adlı fikir kuruluşunun, "Kerkük Muharebesi:
> Irak'ta Yeni Bir Cephe Nasıl Önlenebilir" başlıklı raporunda ise, Mukteda
> el Sadr'ın Şii Arap ve Türkmenleri, Ensar El Sünne gibi El Kaide yanlısı
> grupların da Sünni Arap ve Türkmenleri, Kerkük'teki Kürtlere karşı
> örgütlemeye başladığına dikkat çekildi. Soner Çağaptay ve Daniel Fink'in
> imzasını taşıyan rapor, Kerkük'teki başlıca etnik gruplar arasında bir
> iktidar bölüşümü anlaşması yapılmasını istedi.
>
> Kerkük'ün kaderi
> Irak parlamentosundaki Kürt Bloku önceki gün "Türk hükümetinin Irak'ın
> içişlerine karışmasını" kınadı. Başbakan Erdoğan'ın, "Kerkük'teki
> gelişmelere seyirci kalamayız" sözlerini ve Iraklı Kürtlerin tepkisini
> değerlendiren bir ABD'li yetkili Milliyet'e, "Şehrin istikrarsızlık
> kaynağı olmasını biz de istemiyoruz. Ancak Kerkük'ün kaderinde son söz
> Iraklıların" dedi.
> ABD Dışişleri Sözcüsü Tom Casey de, "Kerkük'ün statüsünün nasıl
> belirleneceğinin mekanizmaları Irak Anayasası'nda; Irak hükümetinin bu
> planları uygulamasını bekliyoruz" diyerek referanduma uzanan 3 aşamalı
> sürece destek verdi.
>
> Rakamlarla Kerkük gerçeği
>
> WINEP'in raporunda Kerkük konusunda şu bilgiler var:
> • Şehirdeki şiddet olayları, Aralık 2005 ile Temmuz 2006 arasında yüzde
> 76 arttı.
> • 1957'deki nüfus sayımında Türkmenler yüzde 40, Kürtler yüzde 35,
> Araplar yüzde 24 iken, 1994-2004 arasında kente 200 bin Arap
> yerleştirildi. 120 bin Kürt, Türkmen ve Hıristiyan ise sürüldü.
> • Son 3 yılda şehre geri dönmek için mülkiyet hakkı iddiasında
> bulunanlardan sadece yüzde 16'sının başvurusu sonuçlandırıldı.
> • Bugün nüfusu 800 bine varan Kerkük'e, son 3 yılda 350 bin Kürdün
> yerleştiği, 150 bin Arabın ise şehirden kaçtığı belirtiliyor.
> • Irak'ın 78 milyar varillik petrol rezervlerinin yüzde 8'i Kerkük ve
> çevresinde.
> • Irak Anayasası, Kerkük'e dönüşlerin Mart 2007'de tamamlanmasını, Temmuz
> 2007'de yeni nüfus sayımı yapılmasını ve 15 Kasım 2007'ye kadar de şehrin
> statüsüne ilişkin referanduma gidilmesini öngörüyor.
>
> ***
> http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5796154_p.asp
>
> KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ
>
> Uğur ERGAN / ANKARA
>
> Türk dış politikasının bir numaralı gündem maddesi haline gelen Kerkük’te
> dün Türkmenleri hedef alan bir saldırı yaşandı. Bomba yüklü bir kamyonetin
> infilak etmesi sonucu ilk belirlemelere göre 10 Türkmen öldü, ikisi ağır
> olmak üzere aralarında 15 polisin de bulunduğu 45 Türkmen yaralandı.
>
> Irak Türkmen Cephesi (ITC) yetkililerinin Hürriyet’e verdiği bilgilere
> göre, patlama Kerkük’te Türkmen nüfusun yoğunlukta olduğu Sarıkahya
> semtinde meydana geldi. Türkmenlerin kurduğu Sarıkahya Kültür Merkezi’nin
> önüne park etmiş içi bomba yüklü bir kamyonet öğle saatlerinde infilak
> etti. Kültür merkezinin en yoğun olduğu saatlerde meydana gelen patlama
> sonucunda merkezde bulunan sekiz Türkmen yaşamını yitirdi. Uluslararası
> haber ajansları ise saldırıda 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdular.
>
> Kültür merkezinin karşısında bulunan, Türkmenlerin denetimindeki Korya
> Karakolu da patlamadan etkilendi. Karakolda görev yapan polislerden 15’i
> yaralandı. Karakol ve kültür merkezindeki toplam 45 yaralıdan ikisinin
> durumunun ağır olduğu ve hayati tehlikeyi atlatamadıkları bildirildi.
> Saldırının kimler tarafından gerçekleştirildiğine dair dün akşam
> saatlerine kadar bir bilgiye ulaşılamadı. ITC Ankara Temsilcisi Ahmet
> Muratlı, "Saldırının failleri ile ilgili bize ulaşmış bir bilgi yok"
> demekle yetindi.
>
> Beş gün önce de yine Kerkük’te bir inşaat firmasında çalışan iki Türkmen
> mühendis ile bir Türkmen işçisinin öldürüldüğü bilgisine ulaşıldı. Üç gün
> önce ise, varlıklı bir Türkmen işadamına ait süpermarket, sabah
> saatlerinde bombalı saldırıya uğradı ve yüksek miktarda maddi zarar
> meydana geldi. Aynı günün akşamında yine bir Türkmen kuyumcunun dükkanı
> ile evi kundaklandı. Bu olayda da şans eseri ölen veya yaralanan olmadı.
>
> ***
> http://www.tercuman.com/v1/haber.asp?id=51982&baslik=Merkel’in%20çalışma%20takviminde%20Türkiye’nin%20AB%20üyeliği%20yok&katid=3
>
> MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK
>
> AB Dönem Başkanlığı’nı 1 Temmuz’a kadar sürdürecek olan Almanya’nın
> Başbakanı AB Anayasası kabul edilmeden yeni bir genişleme dalgasının
> olamayacağını söyledi
> ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) Anayasası kabul
> edilmeden AB’nin yeni bir genişleme dalgasına hazır olmayacağını söyledi.
>
> AB dönem başkanı olarak Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmadan sonra,
> parlamenterlerin sorularını yanıtlayan Merkel, “AB’nin yeni bir üye
> almadan önce, Anayasanın kabul edilmesinin önemli ve gerekli olduğunu”
> belirtti.
>
> Üyeleri uyardı
>
> Anayasanın kabulü için ülkesinin dönem başkanlığı sırasında elinden gelen
> çabayı göstereceğini yineleyen Merkel, “AB Anayasasına karşı çıkanların
> genişlemeyi de savunamayacaklarını” ifade etti.
>
> AB Anayasası’na karşı çıkanların bu konuyu daha ayrıntılı ve kapsamlı
> gözden geçirmelerini isteyen Merkel, Avrupa Parlamentosu’nu Anayasa’ya
> ilişkin yapacağı çalışmalar hakkında düzenli olarak bilgilendireceğini
> söyledi. Merkel, parlamentoda yaptığı konuşmada, AB Anayasası’nın
> onaylanma sürecinin başarısızlığına uğramasının “tarihi yanlış” olacağını
> belirtti. Almanya Başbakanı, “2009’da düzenlenecek Avrupa Parlamentosu
> seçimlerine kadar AB Anayasası sürecinin başarıyla tamamlanması, AB’nin,
> AB ülkeleri ve vatandaşlarının çıkarına” diye konuştu.
>
> Merkel, AB Dönem Başkanlığını altı aylık süre için üstlenen ülkesinin, AB
> ve ABD arasındaki ticari ilişkilerin ve yatırımların geliştirilmesini
> istediğini de söyledi.
>
> Başbakan Merkel, AB ve ABD arasında ticari ilişkilerde sınırlamaların ve
> engellerin azaltılması gerektiğini belirterek, “Ortak bir transatlantik
> pazar, Avrupa’nın çıkarına” dedi.
>
> Merkel, özellikle “sanayi standartları”, “mali piyasalara daha rahat
> giriş” ve “patent hakları” konusunda AB ve ABD arasındaki ilişkilerde
> sınırlamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
>
> Rusya ile ilişkiler
>
> Rusya ile ilişkilere de değinen Merkel, AB’nin Moskova ile kapsamlı bir
> ortaklık anlaşmasına ihtiyacı olduğunu belirtti, ancak bu anlaşmayı
> yaparken AB’nin Rusya’nın komşularıyla ilgili sorunlarını göz ardı
> edemeyeceğini söyledi.
>
> Merkel, ülkesinin dönem başkanlığı sırasında Rusya ile yapılacak stratejik
> ortaklık anlaşması hazırlıklarını hızlandırmak istediğini kaydetti.
> 18.01.2007
>
> ***
> YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI
>
> 17 Ocak 2007, Kaynak : ERAREN
>
> Basın haberlerine göre Amerikan Temsilciler Meclisi’ne Ermeni soykırım
> iddiaları hakkında bir karar tasarısı sunulmak üzeredir ve bu tasarının
> kabul edilme olasılığı büyüktür.
> Tasarı henüz yayımlanmadığı için içeriği bilinmemekle beraber, daha önce
> Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda yediye karşı kırk oyla
> kabul edilmiş olan ve H.Res. 316 sayısını taşıyan tasarının, uzun
> tartışmaları önlemek üzere, aynen sunulacağı anlaşılmaktadır.
> H.Res. 316’da neler vardır?
> Tasarı, konuyu takdim etmek ve evveliyatı hakkında bilgi vermek üzere uzun
> bir “bulgular” bölümü içermektedir. Bilinen Ermeni iddialarının
> tekrarlandığı bu bölümde bazı hususlar özellikle dikkati çekmektedir.
> Mesela Ermeni “soykırımı” sırasında 2.000.000 kişinin sürüldüğü, bunlardan
> 1.500.000’inin öldürüldüğü, 500.000’inin ise evlerinden atıldığı gibi,
> bazı Ermeni tarihçilerin dahi ileriye sürmediği, fantastik olarak
> nitelendirilebilecek rakamlar verilmektedir. Ayrıca Ermeni ”soykırımının”
> bazı ülkeler arşivlerindeki belgelerle kanıtlandığı belirtilerek bu
> ülkelerin adları sayılmakta fakat, nedense, Osmanlı arşivlerine
> değinilmemektedir. Soykırım konusundaki ilk BM Genel Kurulu kararından ve
> bu örgütün Soykırım Sözleşmesi’nde Ermeni soykırımının tanındığından
> bahsedilmekte ancak bu belgelerde böyle bir kayıt bulunmamaktadır. Bu
> örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.
> Tasarının karar bölümünde iki husus yer almaktadır.
> İlk olarak ABD Başkanı, insan hakları, etnik temizlik ve soykırım
> konularında ülkenin dış politikasının uygun bir anlayış ve duyarlılığı
> yansıtmasını sağlamaya davet edilmektedir. Diğer bir deyimle Amerikan dış
> politikası ve Başkan bu anlayış ve duyarlılığa sahip olmadığı için
> eleştirilmektedir.
> İkinci olarak ise ABD Başkanı her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajda
> açıkça “soykırım” sözcüğünü kullanmaya çağrılmaktadır. Başkan Clinton gibi
> Başkan Bush da her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajlarda, eşanlamlı
> sözcüklere başvurmuş olmakla beraber, Türkiye’nin bu konudaki duyarlığını
> dikkate alarak, “soykırım” dememiştir.
> Kabul edildiği takdirde bu metin ne derecede bağlayıcı olacaktır?
> Hemen belirtelim ki, egemenlik ilkesi gereğince yabancı makamların aldığı
> kararlar Türkiye’yi (ve başka ülkeleri) bağlamaz.
>
> Bu arada böyle bir kararın ABD’de de bağlayıcı olması diğer bir deyimle
> hukuksal açıdan bir sonuç doğurması şüphelidir. Zira ortada kanun gücünde
> bir metin bulunmamaktadır. Kanun çıkarmak için Temsilciler Meclisi’nin
> kabul edeceği bir taslağın senato tarafından da kabul edilmesi ve sonra
> başkanın imzasına sunulması gerekmektedir.
> Hukuki yönden bir anlamı olmasa da böyle bir kararın, esasen batı
> ülkelerine yerleşmiş bulunan Ermeni soykırımı inancını pekiştirmesi, diğer
> bazı ülkeleri de benzer kararlar almaya özendirmesi, Ermenistan’ın
> Türkiye’ye karşı izlediği uzlaşmaz tutumunun devamını sağlaması,
> Türkiye’nin bilimsel çalışmalarının inanılırlığını zedelemesi ve
> diplomatik girişimlerinden sonuç almasını güçleştirmesi gibi nedenlerle
> son derece sakıncalı olacağı konusunda şüphe bulunmamaktadır.
>
> ***
> http://www.aksam.com.tr/haberprn.asp?a=64828,5
>
> ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI
> Amerikan sigorta şirketi New York Life, 1915'te Osmanlı İmparatorluğu'nda
> yaşayan Ermeni müşterilerinin mirasçılarına ilk ödemeleri yapmaya başladı.
> Ödemeleri yapmakla yükümlü banka olan HSBC'nin Erivan'daki şubesinden bir
> yetkili, Ermenistan'da bin 353 kişiye sigorta ödemesi yapılacağını,
> bankaya ulaşan toplam miktarın da 3 milyon 650 bin dolar olduğunu söyledi.
>
> 20 MİLYON DOLAR
>
> New York Life'ın dünya çapında ödemesi gereken toplam miktarın 20 milyon
> dolar olduğu, bunun 11.9 milyon dolarının şahıslara, 3 milyon dolarının da
> Ermeni hayır kurumlarına gideceği, geri kalanının ise bazı hak sahiplerine
> ve Ermeni Kilisesi'ne dağıtılması için kurulan bir fona aktarılacağı
> belirtiliyor. Ermenistan Adalet Bakanı David Harutiunyan yaptığı
> açıklamada, şirketin tüm dünyada 6 bin 500 Ermeni’den talep aldığını,
> ancak 2 bin 500'ün geçerli saydığını belirtirken, firmanın 26 ülkedeki
> Ermenilere ödeme yapmasını istedi.
>
> ÖDENMEYEN POLİÇELER
>
> ABD'de 13 Ermeni adına 1999'da açılan toplu davada, New York Life'ın
> 1875-1915 yılları arasında Osmanlı topraklarındaki Ermenilere sattığı,
> ancak daha sonra karşılığını ödemediği poliçelerin bedeli talep
> ediliyordu. New York Life, ABD'deki Ermeni derneklerinin de müdahil olduğu
> davayı 30 Temmuz’da kazanmaları üzerine ödeme yapmayı kabul etmişti.
> Mahkeme, sigorta şirketinin listede adı bulunan kişilerle akrabalık
> bağlarını kanıtlayabilen kişilere ödeme yapmasını karara bağlamıştı.
>
> İKİNCİ ÖRNEK
>
> 1915'te ölen akrabalarının miraslarını almak isteyen Ermenilerin Fransız
> sigorta şirketi Axa'ya açtıkları ve 2005'te sonuçlanan davada da, Axa
> şirketi Ermeni hayır kurumlarına 17 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti.
>
>
>
> Türkiye’yi etkiler mi?
>
> ERMENİLERE ödenecek tazminatın Türkiye'yi yasal olarak bağlamadığı
> belirtilirken, Ankara'nın soykırımı tanıması halinde, tazminat ödeyen
> şirketlerin Türkiye’den para isteyebileceği kaydediliyor. New York Life'ın
> ödemeyi kabul ettiği poliçelerin 'hayat sigortası' kapsamında olmadığı,
> sadece mülk sigortasıyla ilgili olanlar olduğu belirtiliyor. Bununla
> birlikte Türkiye'den mülklerin karşılığının talep edilmesi halinde, Türk
> tarafının da ABD'li sigortacıların 1930-1940 yılları arasında konuya
> ilişkin hazırladığı ve Türkiye'nin suçsuz olduğunu belirten raporları
> sunabileceği ifade ediliyor.
>
>
>
> Demokrat Obama başkanlık yarışında
>
> ABD'DE Ermeni soykırımının tanınmasını isteyen Demokratların başında yer
> alan siyahi Senatör Barack Obama, Kasım 2008'deki başkanlık seçimine
> adaylık kampanyasını başlattı. Obama, "başkan adaylığı araştırma komitesi"
> oluşturarak kampanya düzenlemek ve bağış toplamak için gereken altyapıyı
> tamamladı. Seçimlerde eski Başkan Bill Clinton'ın senatör eşi Hillary
> Clinton'ın en büyük rakibi olarak görülen Obama, ılımlı ve uzlaşmacı
> yaklaşımlarıyla tanınıyor.
>
> HEDEFİ ERMENİ OYLARI
>
> Obama, 14 Eylül'de İllinois'te yaptığı konuşmasında, Ermeni soykırımının
> tanınmasının önemine değinerek, Türk hükümetinin inkâr kampanyasını
> bırakmaya ikna edilmesi gerektiğini söylemişti. Obama, Ermeni soykırımını
> 20. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri olarak gördüğünü belirtmişti.
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5792203_p.asp
>
> ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR
>
> Levent GÜNDÜZ /KARLSRUHE
>
> Karlsruhe'deki eski anadolu eserlerinin yer alacağı "İnsanlığın En Eski
> Anıtları" isimli sergi cuma günü açılıyor.
> ALMANYA'da Karlsruhe Sarayı'nda 12 bin yıllık tarihe sahip eski Anadolu
> eserlerinin yer alacağı sergi cuma günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer
> ve Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler himayesinde açılacak. "İnsanlığın En
> Eski Anıtları" isimli sergi için cuma günü Karlsruhe Devlet Tiyatrosu'nda
> tören yapılacak. Sergi 17 Haziran’a kadar açık kalacak. Heykel, abide,
> anıt, taş devrinde insanların günlük yaşamında vazgeçemediği birçok eserin
> yer alacağı sergide, Antik, Roma, Fransız, Baden Württemberg tarihiyle
> 16-18.YY'a ait eserler ve 'Türk ganimeti' isminde 400'e yakın Osmanlı
> dönemine ait kostüm, eşyaları olacak. Türk ganimeti isimli sergide yer
> alan eşyaların, Türkler'in Viyana Kuşatması'ndan sonra Avrupa'da
> kendilerinden geriye kalan günlük eşyaları, silahları, giysileri olduğu
> belirtildi.
> Müze Sözcüsü Ursula Richardt, serginin insanlık tarihinde bir ilke imza
> attığını belirterek, "Sergiyi gezmek için şimdiden 200'e yakın grup kayıt
> oldu. Almanya'nın değişik kentleriyle beraber İsviçre ve Fransa'dan
> talepler var" dedi. Karlsruhe Sarayı pazartesi hariç her gün saat
> 10.00-18.00, (perşembe günü saat 10.00-20.00, tatil günleri ise
> 10.00-18.00) arasında açık. Giriş ücreti 8 Euro. Öğrencilere 2 Euro, aile
> kartları ise 16 Euro. Karlsruhe Üniversitesi'nde Sanat, Tarih Bölümü'nden
> mezun olan Oya Dobruca-Kırali, sergiden duyduğu mutluluğu ifade ederek,
> "Anadolu'dan gelecek sergiyi duyar duymaz müzeye iş için müracaat ettim ve
> hemen iki yıllığına beni müzede işe aldılar. Medeniyetin beşiği olan
> Anadolu, sergilenecek eserlerle bunu bir kez daha ispatlamış olacak.
> Hepimiz için gurur verici bir sergi olacak" dedi.
> 17 Ocak 2007
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5791481_p.asp
>
> PKK'LIYA HAPİS
>
> FRANKFURT
>
> Almanya'da PKK mensubu bir kişi Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi
> tarafından 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
> Federal Savcılık, PKK'lı iki kişi hakkında da Düsseldorf ile Frankfurt
> Eyalet Yüksek Mahkemeleri'nde dava açtı. Frankfurt Eyalet Yüksek
> Mahkemesi'nin hakkında hapis cezası verdiği 52 yaşındaki PKK'lı 1993 ile
> 1994 yıllarında PKK'nın Türk işletmelerine karşı düzenlediği eylemleri
> hazırlamak ve terörist bir kuruluşa üye olmak suçlarıyla yargılandı.
> PKK'lı terörist geçen yılbaşında Viyana'da yakalanmıştı. Haklarında dava
> açılan 38 ve 51 yaşındaki PKK'lılar da, 2004 ile 2006 yılları arasında
> Kuzey Ren Vesfalya'da PKK'nın eylemlerini düzenlemek, haraç toplamak ve
> yasaklı bir örgüt adını propaganda yapmak suçlarıyla yargılanacaklar. 51
> yaşındaki PKK'lının PKK'lı teröristleri gizlice Almanya sokmak suçundan da
> yargılanacağı belirtildi.
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/magazin/5781939_p.asp
>
> HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA
>
> Kemal DOĞAN / HAMBURG
>
> 21 yaşındaki Ferda Tunç, düzenlenen yarışmada Hamburg Güzellik Kraliçesi
> seçildi.
> HAMBURG’da Miss Germany Güzellik Yarışması'nın ön ayağı olarak düzenlenen
> Miss Hamburg Güzellik Yarışmasını 21 yaşındaki Türk kızı Ferda Tunç
> kazandı. Hammerbrook semtindeki Night Fever isimli diskotekte merkezi
> Oldenburg’da bulunan Miss Germany Corporation (MGC) düzenlenen yarışmada
> ünlülerden oluşan jüri Çorumlu Türkan-İsmail Tunç çiftinin Hamburg’da
> dünyaya gelen kızı Ferda Tunç’u Miss Hamburg Güzellik Kraliçesi olarak
> seçti.
> Toplam 18 finalist diskotekte önce gece kıyafeti, ardından mayo ile
> podyuma çıktı. Etkileyen güzelliği ve zarif davranışlarıyla en çok alkışı
> alan Ferda Tunç, jürinin de takdirini kazanarak Miss Hamburg oldu.
>
> 15 Ocak 2007
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/turizm/5772527_p.asp
>
> UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER
>
> Aydın ULUN/BERLİN
>
> Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında
> ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın
> bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf eseri olduğu anlaşıldı
> Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında
> ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın
> bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf. Ticarete atılma hele hele de
> turizmle uğraşmak gençlik yıllarında aklının köşesinden bile
> geçmezmiş.İnsanların hayatında bazen kader rüzgarının sürüklemesiyle
> geldiği zirveler vardır. İşte Yılmaz'ın bugünlere gelmesinin de benzer bir
> hikayesi var. Aynı zamanda öz geçmişinden kesitler de içeren bu başarı
> öyküsünü kendisinden dinleyelim:
> “Her şey öğrencilik yıllarımda başladı. 1980'li yılların sonundaki
> Berlin'deki TÜBİKS adlı Türk öğrenci derneği bünyesinde çalışmalarımızı
> sürdürüyoruz. Senatodan yardım alan bu kuruluşun bir müddet sonra
> ödeneği kesilince hepimiz ortada kaldık. Ben de yönetimdeyim. Ne olacak
> ne yapacağız diye düşünüyoruz. Derneğin binasını da bir türlü elden
> çıkaramadık. Sonunda içimizden birisi alsın da bir şeyler yapsın bari
> dedik. Sonuçta kala kala bana kaldı o yer. Ben de de kirayı çıkarmak
> için ne yapılım ne edelim diye kar akara düşünürken sonradan ortağım
> olacak bir arkadaşımla beraber turizm firması açalım dedik. İşte böyle
> başladık turizme. Yoksa hiç düşünmediğim bir şeydi. Biraz da
> mecburiyetten oldu.''
> Ama herhalde yine de cazip gelen bir tarafı vardı ki girdiniz turizm
> sektörüne...?
> Evet o yıllarda araştırdık Türkiye'ye büyük bir talep var. Her seyahat
> acentesi gibi biz de açar açmaz Türkiye'ye yoğunlaştık.
> Başka bir işiniz de var mıydı?
> Evet öğretmenlik yapıyordum bir meslek okulunda. Maaşım filan da iyiydi
> anlayacağınız.
> Sonra istifa mı ettiniz?
> Evet baktık ki iyi gidiyor, ortağım da yetiştiremiyor ben de mecbur kaldım
> işe kolları sıvadım. Aslında bunu yan iş olarak düşünmüştük. Ama işin
> gidişatı alıp bize turizm sektörüne sürükledi.
> Sanıyorum o yıllar, turizmin en parlak yıllarından biriydi.?
> Çok doğru çünkü Türkiye'ye anlatılmaz bir talep vardı. Fiyatlar da çok
> cazipti. Bana kalırsa o dönemler Türkiye'ye yönelik altın yıllardı
> sektörde. Müthişti! Yani inanın o tatil yıllarında kapılarda kuyruklar
> olurdu. Öyle çaylar kahveler ikram ederdik. 2 haftalık tatil bedeli 1600
> mark fiyatınaydı. Üstelik de bugünkü gibi 'her şey dahil tam tatil' (all
> inclusive) filan gibi uygulamalar da yoktu. Turizm sektörü bugünkü gibi
> kıran kırana bir rekabet yaşamıyordu. Dolaylısıyla burada iyi paralar
> kazandık. Gidenler kadar, tur operatörleri de turizm büroları da iyi
> paralar kazandılar. Hatta bugünün büyük turizm şirketlerinin temelleri
> bana kalırsa o yıllarda atılmıştı. Çünkü işler gerçekten iyiydi.
> Kaç kişiyle başlamıştınız?
> En fazla üç kişiydik...
> Bugünkü personel sayınızı da kıyas açısından öğrenebilir miyiz?
> Elbette! 35'e dayandık. Ama biliyorsunuz bilgi çağında en önemlisi
> beyinsel güç. Yani sayıdan ziyade yetişmiş, uzman elemanlara sahip olmak
> önemli. Çağımız bilgi çağı. Bilgiyse güç ve etkinlik demek.
> Son kez o yıllara gitmek istiyorum. Duvarların yıkılması o dönemde sizleri
> nasıl etkilemişti. Doğu Almanların Türkiye tercihi nasıldı?
> Bunu ancak dönere olan taleple sınırlayabilirim. Hatırlarsanız duvarların
> yıkılmasıyla büfelerin önünde doğu Almanlar metrelerce kuyruk oluştururdu.
> Bizim turizm bürolarında da aynen öyleydi.
> Türkiye için miydi bu talep?
> Hayır en çok tercih edilen Ülke ABD ve Florida eyaletiydi.
> Neden?
> Çünkü doğulular için kapitalizmin, tüketimin, gösterişin her şeyin kabesi
> ABD'ydi. Dolayısıyla insanlar sadece karın açlığı için değil göz ve kültür
> açlığı içindeydiler. Tanrım ne kadar da çok biletler satmıştık ABD'ye,
> gerçekten de altın dönemdi. Fiyatlarsa Florida'ya gidiş geliş paket turlar
> 799 marktı.
> Uzak Doğu nereden aklınıza geldi. Çünkü turizmdeki Türk girişimciler için
> genellikle cazibe merkezi Türkiye ve Almanya arasında kalıyor hep?
> Haklısınız, dolayısıyla sektördeki pasta fazla büyümüyor. Bunu görünce
> başka pazarlara bakalım dedik. Uzak Doğu bize cazip geldi. 1995 ve 96
> yılında önce Singapur'la, daha doğrusu Singapur hava yoluyla tanıştık. O
> zamanlar haftada iki kez Schönefeld - Singapur arası seferler vardı. Bu
> hava yolu şirketiyle iyi anlaştık ve her seferinde yolcu sayımızı giderek
> artırdık. 150'ye kadar çıktık... Zaman içinde geliştirdik. Ama hemen
> belirteyim ki hala en çok yolcumuzu Singapur'a taşıyoruz. Gerçekten de
> Singapur mükemmel bir ülke, herkese tavsiye ediyorum.
> Şimdi nerelere uçuyorsunuz?
> Bali, Endonezya, Tayland, Çin, Vietnam, Burma, Filipinler, Malezya, Arap
> Emirlikleri, Hint Okyanusu.. Avustralya,Hindistan gibi...
> Şu anda Alman turistlerin en çok rağbet gösterdiği ülkeler hangisi?
> Hemen size Tayland derim.
> Özel bir nedeni mi var?
> Çünkü bir çok mevsimi bir arada yaşatan bir coğrafi yapısı var. Yani tüm
> bir yıla mevsimler yaşıyor. Coğrafi yapısı gereği bir çok adaya sahip ve
> ve senenin her gününde oralarda kalacak iklim şartları hep mevcuttur.
> Ayrıca kültürü çok zengin. insanları hoşgörülü, liberal ve Asya'nın iyi
> kumsallarına sahip.
> Bu kadar övgüden sonra bir de fiyatları öğrensek bari?
> Tayland, en çok Ocak Nisan arası cazip. Oteller yüksek standartta olmasına
> rağmen fiyatlar son derece cazip. Örneğin Almanya'dan iki haftalığına
> Tayland turunun fiyatı 695 euro. Bunun içinde uçak, oda kahvaltı, 2 gece
> Bangok şehir turu ve transferler var.
> İlgi görüyor mu?
> İnanın yer bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Bu işlerin de iyi gittiği anlamına
> geliyor.
> Bu Uzak doğuya yönelik tur patlamalarında biz Türklerin yeri nasıl acaba?
> Aslında biz, millet olarak öyle pek uzakları sevmiyoruz . Ve tabii ki
> birinci hedef Türkiye. Ama özellikle son yıllarda genç Türkler Uzak Doğuyu
> keşfetmeye başladılar. Üstelik de sadece kataloglarla sınırlı kalmayıp
> internet üzerinden filan karşılaştırmalı araştırmalar yapıyorlar. Ve
> Türklerin Uzak Doğuya ilgileri her gün giderek artıyor. Ayrıca fiyatlar da
> Türkiye'ye göre çok daha uygun diyebiliriz. Gerçekten de egzotik, kültürel
> ve insan zenginliği açısından Uzak Doğu kültürünü yaşamak gerekiyor. Bu
> konuda imkanları varsa, öyle ya da böyle o ülkeleri gidip görmekte
> gerçekten yarar var.
> Fakat Serdar bey bu tür gezilerin bir de bitmek tükenmek bilmeyen
> saatlerce süren yolculukları var ki insanın gözünü daha yola çıkmadan
> korkutuyor?
> Uçuşlar, 10 -12 saat sürüyor, doru söylüyorsunuz çok uzun gibi görünüyor
> ama bu vakti nasıl geçireceğinize bağlı. Zaten Uzak Doğu'ya uçan hava yolu
> şirketleri de bunun önlemlerini almışlar. Hatta daha bile uzun sürenleri
> var. İnsan ister istemez o kadar saatten ürküyor. Uçaklarımız jumbo ve bir
> çok imkana sahip. Uzak uçuşlar için düşünülmüş. Aralarında Türkçe de olan
> onlarca filmi seyredebilirsiniz. Servis sıklığı, ilgi, konfor hepsi
> düşünülmüş. Hostesler bu tür yolculuklara göre eğitilmiş. Devamlı oturmak
> zorunda değilsiniz çünkü uçaklar son derece geniş. Bu tür hava yollarında
> beş yıldızlı uçuşları sunuyoruz müşterilerimize. Yani gözde büyütmemek
> lazım.
> Sanıyorum Uzak doğu'nu en iyi müşterileri arasında Almanlar var. Sözünü
> ettiğimiz ülkelerden birine gittiğimizde orada her halde yoğun olarak
> Almanca hizmet de veriliyordur?
> Evet! Bu konuda kimsenin kuşkusu olmasın. Almanya'dan giden tüm turlar
> için geçerli bu. Oradaki bizim rehberlerimizde hem Almanca'yı mükemmel
> konuşuyorlar, hem de belli bir Alman mantalitesiyle hizmet veriyorlar. Bu
> bakımdan Alman yolcularımız kendilerini emin ellerde görüyorlar.
>
> ***
> http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=18.01.2007&Newsid=104035&Categoryid=1
>
> BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK
> Bardakoğlu: Din görevlisi, ’Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış
> yıkılmış, yoksunluk, yolsuzluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez’ diyemez
> 18.01.2007
>
> DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Başkanlığın 2007 yılında sosyal
> içerikli din hizmetleri politikası izleyeceğini açıkladı. VATAN’a konuşan
> Bardakoğlu’nun görüşleri şöyle:
>
> * SADECE NAMAZ YOK: Din sadece namaz kılmaktan ibaret değil. Bunların
> başında, kimsesiz, yoksun, aç kimselere sahip çıkılması, kız çocuklarının
> okutulması ve her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet,
> kadın hakları ve töre cinayetleri, sokak çocukları, suç, okullardaki
> şiddet, organ bağışı, tedavi hakkı, engelliler ve gaziler geliyor. Bu gibi
> gibi konularda İşte sosyal içerikli din anlayışı budur. Din görevlilerini
> devreye sokmayı hedefliyoruz. Bir din görevlisi, “Camide namazımı
> kıldırım. Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış, yıkılmış,
> yoksunluk, yoksulluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez” diyemez.
>
> * SOSYAL DOKTOR: Din görevlileri bulundukları yerleşim yerinin sosyal
> doktoru olacak. Bir mahallede aç, açık, kimsesiz, şiddete uğrayan,
> okutulmayan birileri varsa din görevlisi bunu bilmelidir.
>
> * HUTBE İLE ÇÖZÜLMEZ: Okullardaki şiddet, kadına yönelik şiddet eğer bir
> vaaz ve hutbe ile çözülecek olsa ben hergün çıkayım bu konuda fetva
> vereyim. Kapsamlı çözümler üretilmesi gerekiyor. Modern yaşam, bireyi
> yalnızlaştırıyor. Bireyler, hazcı ve çıkarcı olabiliyorlar. Ama Türkiye
> insanı hoşgörülü ve başkasını düşünen insanlar. Biz bu kabiliyetleri
> harekete geçireceğiz. Artık sahaya ineceğiz.
>
> * ESTETİKTEN UZAK CAMİLER: Son dönemde yapılan camilerin mimari bakımdan
> rahatsız edici olduğu aşikar. Kimse Türkiye’de son 20 yılda yapılan
> camilerin mimari bakımdan şahaser olduğunu söyleyemez. Türkiye’de
> camilerin yapımında başkanlığımızın oluşturacağı birimlerle devrede ve
> etkili olmasını istiyoruz.
> Haber: Hale GÖNÜLTAŞ
>
> -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,-,-
> LISTEDEN CIKMAK ICIN:
> Mesaj aldiginiz eposta hesabinizdan grassroots-unsubscribe-request@turkishforum.org
> adresine ici bos bir mesaj gondermeniz yeterli olacaktir.
>
>
> TURKISH FORUMA CALISMALARI ICIN DESTEK VERINIZ
>
> TURKISHFORUM:
> 1- OZEL serverlerini ve internet hatlarini bilgi iletimi icin acik tutan
> 2- Turkiyemize dis politakasinda TOPYEKUN DESTEK VERMEMIZI SAGLIYAN,
> 3- Turkiye Disindaki Turk Toplumlarina sistemli olarak destek veren,
> 4- Tum Turk Kuruluslari ile Turkiye ve Turk Halki icin beraber calisan,
> 5- Dunya Turk Toplumundan gelen bir itmeden dogan TEK KURULUSDUR.
>
> TurkishForum Projelerine Maddi Destek Vermek Cok Kolay: http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
>
> Bizimle kontak kurmak için:
> http://www.turkishforum.com/tr/kontak.html
> -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,--,-
You are not authorized to post a reply.



ActiveForums 3.7
Discussion Board Rules / Forum Kurallari Maximize

Home / AnaSayfa ATA Shop
Copyright 2005 ATA Houston Terms Of Use Privacy Statement