Register Login
March 14, 2010


Register
Forgot Password ?

Network / HaberAgiDiscussions / Forum  

Please note that the best way to take full advantage of our forums is to login. Registration is simple, fast and free.

Update: We will allow the forum posts to include personal information but please note that if you choose to share your personal information within the posting, please be aware that you do so at your own risk. ATA-Houston cannot be held accountable for any use of your personal information on the internet (e.g., by spammers) or any other unwanted email or phone calls.

Subject: [GRASSROOTS] Bilgiler
Prev Next
You are not authorized to post a reply.

Author Messages
Admin (guest)

01/20/2007 6:05 PM  




>
> * T U R K I S H F O R U M *W O R L D T U R K I S H A L L I A N C E *
> United We Stand - United We Are Stronger
> Informing and Activating Turks and Friends World Wide
>
> B I R L I K T E N K U V V E T D O G A R
>
>
>
>
>
>
> İçindekiler:
>
> GÖZLER KERKÜK'TE
> KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ
> MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK
> YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI
> ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI
> ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR
> PKK'LIYA HAPİS
> HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA
> UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER
> BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK
>
> ***
> http://www.milliyet.com.tr/2007/01/18/dunya/axdun01.html
>
> GÖZLER KERKÜK'TE
>
> BM, Kerkük'teki Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığını bildirirken,
> Amerikan fikir kuruluşu WINEP, El Kaide ve Mukteda el Sadr'ın, Arap ve
> Türkmenleri Kürtlere karşı örgütlediğini duyurdu
>
> Yasemin Çongar
>
>
> ABD Başkanı George W. Bush, yeni Irak planında, Kerkük'ten söz etmedi;
> ancak şehrin geleceği, Ankara'nın, Bağdat'ın, Birleşmiş Milletler'in (BM)
> ve Washington'daki fikir kuruluşlarının gündeminde.
> BM, Kerkük'ün "patlama noktasına gelebileceği" uyarısında bulunurken,
> Türkiye'den Kerkük konusunda yükselen sesler, Irak Parlamentosu'ndaki Kürt
> Bloku'nu, Ankara'yı protesto etmeye yöneltti. ABD'li yetkililer ise,
> Türkiye'ye, "Kerkük'ün geleceği konusunda sizin de bizim de, birbirine
> benzeyen fikirlerimiz var; ama karar eninde sonunda Iraklılara aittir"
> mesajını veriyorlar.
>
> BM'nin uyarısı
> BM'nin iki ayda bir yayımlanan Irak raporlarının sonuncusunda, Kerkük'teki
> Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığı kaygısı da yer aldı.
> BM raporu, "(Araplar ve Türkmenler) artan biçimde tehdit ediliyor,
> sindiriliyor ve gözaltına alınıyorlar. Bu, daha ziyade Kürt Bölgesel
> Yönetimi'ne ait ve Kürt istihbarat ve güvenlik güçlerinin denetimindeki
> yerlerde yaşanıyor" gözlemini aktardı ve "Bu tür ihlaller, Kerkük'te
> önümüzdeki aylarda patlak verecek bir krizin habercisi olabilir"
> uyarısında bulundu.
>
> WINEP'in raporu
> Washington Enstitüsü (WINEP) adlı fikir kuruluşunun, "Kerkük Muharebesi:
> Irak'ta Yeni Bir Cephe Nasıl Önlenebilir" başlıklı raporunda ise, Mukteda
> el Sadr'ın Şii Arap ve Türkmenleri, Ensar El Sünne gibi El Kaide yanlısı
> grupların da Sünni Arap ve Türkmenleri, Kerkük'teki Kürtlere karşı
> örgütlemeye başladığına dikkat çekildi. Soner Çağaptay ve Daniel Fink'in
> imzasını taşıyan rapor, Kerkük'teki başlıca etnik gruplar arasında bir
> iktidar bölüşümü anlaşması yapılmasını istedi.
>
> Kerkük'ün kaderi
> Irak parlamentosundaki Kürt Bloku önceki gün "Türk hükümetinin Irak'ın
> içişlerine karışmasını" kınadı. Başbakan Erdoğan'ın, "Kerkük'teki
> gelişmelere seyirci kalamayız" sözlerini ve Iraklı Kürtlerin tepkisini
> değerlendiren bir ABD'li yetkili Milliyet'e, "Şehrin istikrarsızlık
> kaynağı olmasını biz de istemiyoruz. Ancak Kerkük'ün kaderinde son söz
> Iraklıların" dedi.
> ABD Dışişleri Sözcüsü Tom Casey de, "Kerkük'ün statüsünün nasıl
> belirleneceğinin mekanizmaları Irak Anayasası'nda; Irak hükümetinin bu
> planları uygulamasını bekliyoruz" diyerek referanduma uzanan 3 aşamalı
> sürece destek verdi.
>
> Rakamlarla Kerkük gerçeği
>
> WINEP'in raporunda Kerkük konusunda şu bilgiler var:
> • Şehirdeki şiddet olayları, Aralık 2005 ile Temmuz 2006 arasında yüzde
> 76 arttı.
> • 1957'deki nüfus sayımında Türkmenler yüzde 40, Kürtler yüzde 35,
> Araplar yüzde 24 iken, 1994-2004 arasında kente 200 bin Arap
> yerleştirildi. 120 bin Kürt, Türkmen ve Hıristiyan ise sürüldü.
> • Son 3 yılda şehre geri dönmek için mülkiyet hakkı iddiasında
> bulunanlardan sadece yüzde 16'sının başvurusu sonuçlandırıldı.
> • Bugün nüfusu 800 bine varan Kerkük'e, son 3 yılda 350 bin Kürdün
> yerleştiği, 150 bin Arabın ise şehirden kaçtığı belirtiliyor.
> • Irak'ın 78 milyar varillik petrol rezervlerinin yüzde 8'i Kerkük ve
> çevresinde.
> • Irak Anayasası, Kerkük'e dönüşlerin Mart 2007'de tamamlanmasını, Temmuz
> 2007'de yeni nüfus sayımı yapılmasını ve 15 Kasım 2007'ye kadar de şehrin
> statüsüne ilişkin referanduma gidilmesini öngörüyor.
>
> ***
> http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5796154_p.asp
>
> KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ
>
> Uğur ERGAN / ANKARA
>
> Türk dış politikasının bir numaralı gündem maddesi haline gelen Kerkük’te
> dün Türkmenleri hedef alan bir saldırı yaşandı. Bomba yüklü bir kamyonetin
> infilak etmesi sonucu ilk belirlemelere göre 10 Türkmen öldü, ikisi ağır
> olmak üzere aralarında 15 polisin de bulunduğu 45 Türkmen yaralandı.
>
> Irak Türkmen Cephesi (ITC) yetkililerinin Hürriyet’e verdiği bilgilere
> göre, patlama Kerkük’te Türkmen nüfusun yoğunlukta olduğu Sarıkahya
> semtinde meydana geldi. Türkmenlerin kurduğu Sarıkahya Kültür Merkezi’nin
> önüne park etmiş içi bomba yüklü bir kamyonet öğle saatlerinde infilak
> etti. Kültür merkezinin en yoğun olduğu saatlerde meydana gelen patlama
> sonucunda merkezde bulunan sekiz Türkmen yaşamını yitirdi. Uluslararası
> haber ajansları ise saldırıda 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdular.
>
> Kültür merkezinin karşısında bulunan, Türkmenlerin denetimindeki Korya
> Karakolu da patlamadan etkilendi. Karakolda görev yapan polislerden 15’i
> yaralandı. Karakol ve kültür merkezindeki toplam 45 yaralıdan ikisinin
> durumunun ağır olduğu ve hayati tehlikeyi atlatamadıkları bildirildi.
> Saldırının kimler tarafından gerçekleştirildiğine dair dün akşam
> saatlerine kadar bir bilgiye ulaşılamadı. ITC Ankara Temsilcisi Ahmet
> Muratlı, "Saldırının failleri ile ilgili bize ulaşmış bir bilgi yok"
> demekle yetindi.
>
> Beş gün önce de yine Kerkük’te bir inşaat firmasında çalışan iki Türkmen
> mühendis ile bir Türkmen işçisinin öldürüldüğü bilgisine ulaşıldı. Üç gün
> önce ise, varlıklı bir Türkmen işadamına ait süpermarket, sabah
> saatlerinde bombalı saldırıya uğradı ve yüksek miktarda maddi zarar
> meydana geldi. Aynı günün akşamında yine bir Türkmen kuyumcunun dükkanı
> ile evi kundaklandı. Bu olayda da şans eseri ölen veya yaralanan olmadı.
>
> ***
> http://www.tercuman.com/v1/haber.asp?id=51982&baslik=Merkel’in%20çalışma%20takviminde%20Türkiye’nin%20AB%20üyeliği%20yok&katid=3
>
> MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK
>
> AB Dönem Başkanlığı’nı 1 Temmuz’a kadar sürdürecek olan Almanya’nın
> Başbakanı AB Anayasası kabul edilmeden yeni bir genişleme dalgasının
> olamayacağını söyledi
> ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) Anayasası kabul
> edilmeden AB’nin yeni bir genişleme dalgasına hazır olmayacağını söyledi.
>
> AB dönem başkanı olarak Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmadan sonra,
> parlamenterlerin sorularını yanıtlayan Merkel, “AB’nin yeni bir üye
> almadan önce, Anayasanın kabul edilmesinin önemli ve gerekli olduğunu”
> belirtti.
>
> Üyeleri uyardı
>
> Anayasanın kabulü için ülkesinin dönem başkanlığı sırasında elinden gelen
> çabayı göstereceğini yineleyen Merkel, “AB Anayasasına karşı çıkanların
> genişlemeyi de savunamayacaklarını” ifade etti.
>
> AB Anayasası’na karşı çıkanların bu konuyu daha ayrıntılı ve kapsamlı
> gözden geçirmelerini isteyen Merkel, Avrupa Parlamentosu’nu Anayasa’ya
> ilişkin yapacağı çalışmalar hakkında düzenli olarak bilgilendireceğini
> söyledi. Merkel, parlamentoda yaptığı konuşmada, AB Anayasası’nın
> onaylanma sürecinin başarısızlığına uğramasının “tarihi yanlış” olacağını
> belirtti. Almanya Başbakanı, “2009’da düzenlenecek Avrupa Parlamentosu
> seçimlerine kadar AB Anayasası sürecinin başarıyla tamamlanması, AB’nin,
> AB ülkeleri ve vatandaşlarının çıkarına” diye konuştu.
>
> Merkel, AB Dönem Başkanlığını altı aylık süre için üstlenen ülkesinin, AB
> ve ABD arasındaki ticari ilişkilerin ve yatırımların geliştirilmesini
> istediğini de söyledi.
>
> Başbakan Merkel, AB ve ABD arasında ticari ilişkilerde sınırlamaların ve
> engellerin azaltılması gerektiğini belirterek, “Ortak bir transatlantik
> pazar, Avrupa’nın çıkarına” dedi.
>
> Merkel, özellikle “sanayi standartları”, “mali piyasalara daha rahat
> giriş” ve “patent hakları” konusunda AB ve ABD arasındaki ilişkilerde
> sınırlamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
>
> Rusya ile ilişkiler
>
> Rusya ile ilişkilere de değinen Merkel, AB’nin Moskova ile kapsamlı bir
> ortaklık anlaşmasına ihtiyacı olduğunu belirtti, ancak bu anlaşmayı
> yaparken AB’nin Rusya’nın komşularıyla ilgili sorunlarını göz ardı
> edemeyeceğini söyledi.
>
> Merkel, ülkesinin dönem başkanlığı sırasında Rusya ile yapılacak stratejik
> ortaklık anlaşması hazırlıklarını hızlandırmak istediğini kaydetti.
> 18.01.2007
>
> ***
> YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI
>
> 17 Ocak 2007, Kaynak : ERAREN
>
> Basın haberlerine göre Amerikan Temsilciler Meclisi’ne Ermeni soykırım
> iddiaları hakkında bir karar tasarısı sunulmak üzeredir ve bu tasarının
> kabul edilme olasılığı büyüktür.
> Tasarı henüz yayımlanmadığı için içeriği bilinmemekle beraber, daha önce
> Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda yediye karşı kırk oyla
> kabul edilmiş olan ve H.Res. 316 sayısını taşıyan tasarının, uzun
> tartışmaları önlemek üzere, aynen sunulacağı anlaşılmaktadır.
> H.Res. 316’da neler vardır?
> Tasarı, konuyu takdim etmek ve evveliyatı hakkında bilgi vermek üzere uzun
> bir “bulgular” bölümü içermektedir. Bilinen Ermeni iddialarının
> tekrarlandığı bu bölümde bazı hususlar özellikle dikkati çekmektedir.
> Mesela Ermeni “soykırımı” sırasında 2.000.000 kişinin sürüldüğü, bunlardan
> 1.500.000’inin öldürüldüğü, 500.000’inin ise evlerinden atıldığı gibi,
> bazı Ermeni tarihçilerin dahi ileriye sürmediği, fantastik olarak
> nitelendirilebilecek rakamlar verilmektedir. Ayrıca Ermeni ”soykırımının”
> bazı ülkeler arşivlerindeki belgelerle kanıtlandığı belirtilerek bu
> ülkelerin adları sayılmakta fakat, nedense, Osmanlı arşivlerine
> değinilmemektedir. Soykırım konusundaki ilk BM Genel Kurulu kararından ve
> bu örgütün Soykırım Sözleşmesi’nde Ermeni soykırımının tanındığından
> bahsedilmekte ancak bu belgelerde böyle bir kayıt bulunmamaktadır. Bu
> örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.
> Tasarının karar bölümünde iki husus yer almaktadır.
> İlk olarak ABD Başkanı, insan hakları, etnik temizlik ve soykırım
> konularında ülkenin dış politikasının uygun bir anlayış ve duyarlılığı
> yansıtmasını sağlamaya davet edilmektedir. Diğer bir deyimle Amerikan dış
> politikası ve Başkan bu anlayış ve duyarlılığa sahip olmadığı için
> eleştirilmektedir.
> İkinci olarak ise ABD Başkanı her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajda
> açıkça “soykırım” sözcüğünü kullanmaya çağrılmaktadır. Başkan Clinton gibi
> Başkan Bush da her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajlarda, eşanlamlı
> sözcüklere başvurmuş olmakla beraber, Türkiye’nin bu konudaki duyarlığını
> dikkate alarak, “soykırım” dememiştir.
> Kabul edildiği takdirde bu metin ne derecede bağlayıcı olacaktır?
> Hemen belirtelim ki, egemenlik ilkesi gereğince yabancı makamların aldığı
> kararlar Türkiye’yi (ve başka ülkeleri) bağlamaz.
>
> Bu arada böyle bir kararın ABD’de de bağlayıcı olması diğer bir deyimle
> hukuksal açıdan bir sonuç doğurması şüphelidir. Zira ortada kanun gücünde
> bir metin bulunmamaktadır. Kanun çıkarmak için Temsilciler Meclisi’nin
> kabul edeceği bir taslağın senato tarafından da kabul edilmesi ve sonra
> başkanın imzasına sunulması gerekmektedir.
> Hukuki yönden bir anlamı olmasa da böyle bir kararın, esasen batı
> ülkelerine yerleşmiş bulunan Ermeni soykırımı inancını pekiştirmesi, diğer
> bazı ülkeleri de benzer kararlar almaya özendirmesi, Ermenistan’ın
> Türkiye’ye karşı izlediği uzlaşmaz tutumunun devamını sağlaması,
> Türkiye’nin bilimsel çalışmalarının inanılırlığını zedelemesi ve
> diplomatik girişimlerinden sonuç almasını güçleştirmesi gibi nedenlerle
> son derece sakıncalı olacağı konusunda şüphe bulunmamaktadır.
>
> ***
> http://www.aksam.com.tr/haberprn.asp?a=64828,5
>
> ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI
> Amerikan sigorta şirketi New York Life, 1915'te Osmanlı İmparatorluğu'nda
> yaşayan Ermeni müşterilerinin mirasçılarına ilk ödemeleri yapmaya başladı.
> Ödemeleri yapmakla yükümlü banka olan HSBC'nin Erivan'daki şubesinden bir
> yetkili, Ermenistan'da bin 353 kişiye sigorta ödemesi yapılacağını,
> bankaya ulaşan toplam miktarın da 3 milyon 650 bin dolar olduğunu söyledi.
>
> 20 MİLYON DOLAR
>
> New York Life'ın dünya çapında ödemesi gereken toplam miktarın 20 milyon
> dolar olduğu, bunun 11.9 milyon dolarının şahıslara, 3 milyon dolarının da
> Ermeni hayır kurumlarına gideceği, geri kalanının ise bazı hak sahiplerine
> ve Ermeni Kilisesi'ne dağıtılması için kurulan bir fona aktarılacağı
> belirtiliyor. Ermenistan Adalet Bakanı David Harutiunyan yaptığı
> açıklamada, şirketin tüm dünyada 6 bin 500 Ermeni’den talep aldığını,
> ancak 2 bin 500'ün geçerli saydığını belirtirken, firmanın 26 ülkedeki
> Ermenilere ödeme yapmasını istedi.
>
> ÖDENMEYEN POLİÇELER
>
> ABD'de 13 Ermeni adına 1999'da açılan toplu davada, New York Life'ın
> 1875-1915 yılları arasında Osmanlı topraklarındaki Ermenilere sattığı,
> ancak daha sonra karşılığını ödemediği poliçelerin bedeli talep
> ediliyordu. New York Life, ABD'deki Ermeni derneklerinin de müdahil olduğu
> davayı 30 Temmuz’da kazanmaları üzerine ödeme yapmayı kabul etmişti.
> Mahkeme, sigorta şirketinin listede adı bulunan kişilerle akrabalık
> bağlarını kanıtlayabilen kişilere ödeme yapmasını karara bağlamıştı.
>
> İKİNCİ ÖRNEK
>
> 1915'te ölen akrabalarının miraslarını almak isteyen Ermenilerin Fransız
> sigorta şirketi Axa'ya açtıkları ve 2005'te sonuçlanan davada da, Axa
> şirketi Ermeni hayır kurumlarına 17 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti.
>
>
>
> Türkiye’yi etkiler mi?
>
> ERMENİLERE ödenecek tazminatın Türkiye'yi yasal olarak bağlamadığı
> belirtilirken, Ankara'nın soykırımı tanıması halinde, tazminat ödeyen
> şirketlerin Türkiye’den para isteyebileceği kaydediliyor. New York Life'ın
> ödemeyi kabul ettiği poliçelerin 'hayat sigortası' kapsamında olmadığı,
> sadece mülk sigortasıyla ilgili olanlar olduğu belirtiliyor. Bununla
> birlikte Türkiye'den mülklerin karşılığının talep edilmesi halinde, Türk
> tarafının da ABD'li sigortacıların 1930-1940 yılları arasında konuya
> ilişkin hazırladığı ve Türkiye'nin suçsuz olduğunu belirten raporları
> sunabileceği ifade ediliyor.
>
>
>
> Demokrat Obama başkanlık yarışında
>
> ABD'DE Ermeni soykırımının tanınmasını isteyen Demokratların başında yer
> alan siyahi Senatör Barack Obama, Kasım 2008'deki başkanlık seçimine
> adaylık kampanyasını başlattı. Obama, "başkan adaylığı araştırma komitesi"
> oluşturarak kampanya düzenlemek ve bağış toplamak için gereken altyapıyı
> tamamladı. Seçimlerde eski Başkan Bill Clinton'ın senatör eşi Hillary
> Clinton'ın en büyük rakibi olarak görülen Obama, ılımlı ve uzlaşmacı
> yaklaşımlarıyla tanınıyor.
>
> HEDEFİ ERMENİ OYLARI
>
> Obama, 14 Eylül'de İllinois'te yaptığı konuşmasında, Ermeni soykırımının
> tanınmasının önemine değinerek, Türk hükümetinin inkâr kampanyasını
> bırakmaya ikna edilmesi gerektiğini söylemişti. Obama, Ermeni soykırımını
> 20. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri olarak gördüğünü belirtmişti.
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5792203_p.asp
>
> ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR
>
> Levent GÜNDÜZ /KARLSRUHE
>
> Karlsruhe'deki eski anadolu eserlerinin yer alacağı "İnsanlığın En Eski
> Anıtları" isimli sergi cuma günü açılıyor.
> ALMANYA'da Karlsruhe Sarayı'nda 12 bin yıllık tarihe sahip eski Anadolu
> eserlerinin yer alacağı sergi cuma günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer
> ve Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler himayesinde açılacak. "İnsanlığın En
> Eski Anıtları" isimli sergi için cuma günü Karlsruhe Devlet Tiyatrosu'nda
> tören yapılacak. Sergi 17 Haziran’a kadar açık kalacak. Heykel, abide,
> anıt, taş devrinde insanların günlük yaşamında vazgeçemediği birçok eserin
> yer alacağı sergide, Antik, Roma, Fransız, Baden Württemberg tarihiyle
> 16-18.YY'a ait eserler ve 'Türk ganimeti' isminde 400'e yakın Osmanlı
> dönemine ait kostüm, eşyaları olacak. Türk ganimeti isimli sergide yer
> alan eşyaların, Türkler'in Viyana Kuşatması'ndan sonra Avrupa'da
> kendilerinden geriye kalan günlük eşyaları, silahları, giysileri olduğu
> belirtildi.
> Müze Sözcüsü Ursula Richardt, serginin insanlık tarihinde bir ilke imza
> attığını belirterek, "Sergiyi gezmek için şimdiden 200'e yakın grup kayıt
> oldu. Almanya'nın değişik kentleriyle beraber İsviçre ve Fransa'dan
> talepler var" dedi. Karlsruhe Sarayı pazartesi hariç her gün saat
> 10.00-18.00, (perşembe günü saat 10.00-20.00, tatil günleri ise
> 10.00-18.00) arasında açık. Giriş ücreti 8 Euro. Öğrencilere 2 Euro, aile
> kartları ise 16 Euro. Karlsruhe Üniversitesi'nde Sanat, Tarih Bölümü'nden
> mezun olan Oya Dobruca-Kırali, sergiden duyduğu mutluluğu ifade ederek,
> "Anadolu'dan gelecek sergiyi duyar duymaz müzeye iş için müracaat ettim ve
> hemen iki yıllığına beni müzede işe aldılar. Medeniyetin beşiği olan
> Anadolu, sergilenecek eserlerle bunu bir kez daha ispatlamış olacak.
> Hepimiz için gurur verici bir sergi olacak" dedi.
> 17 Ocak 2007
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5791481_p.asp
>
> PKK'LIYA HAPİS
>
> FRANKFURT
>
> Almanya'da PKK mensubu bir kişi Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi
> tarafından 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
> Federal Savcılık, PKK'lı iki kişi hakkında da Düsseldorf ile Frankfurt
> Eyalet Yüksek Mahkemeleri'nde dava açtı. Frankfurt Eyalet Yüksek
> Mahkemesi'nin hakkında hapis cezası verdiği 52 yaşındaki PKK'lı 1993 ile
> 1994 yıllarında PKK'nın Türk işletmelerine karşı düzenlediği eylemleri
> hazırlamak ve terörist bir kuruluşa üye olmak suçlarıyla yargılandı.
> PKK'lı terörist geçen yılbaşında Viyana'da yakalanmıştı. Haklarında dava
> açılan 38 ve 51 yaşındaki PKK'lılar da, 2004 ile 2006 yılları arasında
> Kuzey Ren Vesfalya'da PKK'nın eylemlerini düzenlemek, haraç toplamak ve
> yasaklı bir örgüt adını propaganda yapmak suçlarıyla yargılanacaklar. 51
> yaşındaki PKK'lının PKK'lı teröristleri gizlice Almanya sokmak suçundan da
> yargılanacağı belirtildi.
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/magazin/5781939_p.asp
>
> HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA
>
> Kemal DOĞAN / HAMBURG
>
> 21 yaşındaki Ferda Tunç, düzenlenen yarışmada Hamburg Güzellik Kraliçesi
> seçildi.
> HAMBURG’da Miss Germany Güzellik Yarışması'nın ön ayağı olarak düzenlenen
> Miss Hamburg Güzellik Yarışmasını 21 yaşındaki Türk kızı Ferda Tunç
> kazandı. Hammerbrook semtindeki Night Fever isimli diskotekte merkezi
> Oldenburg’da bulunan Miss Germany Corporation (MGC) düzenlenen yarışmada
> ünlülerden oluşan jüri Çorumlu Türkan-İsmail Tunç çiftinin Hamburg’da
> dünyaya gelen kızı Ferda Tunç’u Miss Hamburg Güzellik Kraliçesi olarak
> seçti.
> Toplam 18 finalist diskotekte önce gece kıyafeti, ardından mayo ile
> podyuma çıktı. Etkileyen güzelliği ve zarif davranışlarıyla en çok alkışı
> alan Ferda Tunç, jürinin de takdirini kazanarak Miss Hamburg oldu.
>
> 15 Ocak 2007
>
> ***
> http://www.hurriyet.de/tr/turizm/5772527_p.asp
>
> UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER
>
> Aydın ULUN/BERLİN
>
> Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında
> ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın
> bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf eseri olduğu anlaşıldı
> Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında
> ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın
> bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf. Ticarete atılma hele hele de
> turizmle uğraşmak gençlik yıllarında aklının köşesinden bile
> geçmezmiş.İnsanların hayatında bazen kader rüzgarının sürüklemesiyle
> geldiği zirveler vardır. İşte Yılmaz'ın bugünlere gelmesinin de benzer bir
> hikayesi var. Aynı zamanda öz geçmişinden kesitler de içeren bu başarı
> öyküsünü kendisinden dinleyelim:
> “Her şey öğrencilik yıllarımda başladı. 1980'li yılların sonundaki
> Berlin'deki TÜBİKS adlı Türk öğrenci derneği bünyesinde çalışmalarımızı
> sürdürüyoruz. Senatodan yardım alan bu kuruluşun bir müddet sonra
> ödeneği kesilince hepimiz ortada kaldık. Ben de yönetimdeyim. Ne olacak
> ne yapacağız diye düşünüyoruz. Derneğin binasını da bir türlü elden
> çıkaramadık. Sonunda içimizden birisi alsın da bir şeyler yapsın bari
> dedik. Sonuçta kala kala bana kaldı o yer. Ben de de kirayı çıkarmak
> için ne yapılım ne edelim diye kar akara düşünürken sonradan ortağım
> olacak bir arkadaşımla beraber turizm firması açalım dedik. İşte böyle
> başladık turizme. Yoksa hiç düşünmediğim bir şeydi. Biraz da
> mecburiyetten oldu.''
> Ama herhalde yine de cazip gelen bir tarafı vardı ki girdiniz turizm
> sektörüne...?
> Evet o yıllarda araştırdık Türkiye'ye büyük bir talep var. Her seyahat
> acentesi gibi biz de açar açmaz Türkiye'ye yoğunlaştık.
> Başka bir işiniz de var mıydı?
> Evet öğretmenlik yapıyordum bir meslek okulunda. Maaşım filan da iyiydi
> anlayacağınız.
> Sonra istifa mı ettiniz?
> Evet baktık ki iyi gidiyor, ortağım da yetiştiremiyor ben de mecbur kaldım
> işe kolları sıvadım. Aslında bunu yan iş olarak düşünmüştük. Ama işin
> gidişatı alıp bize turizm sektörüne sürükledi.
> Sanıyorum o yıllar, turizmin en parlak yıllarından biriydi.?
> Çok doğru çünkü Türkiye'ye anlatılmaz bir talep vardı. Fiyatlar da çok
> cazipti. Bana kalırsa o dönemler Türkiye'ye yönelik altın yıllardı
> sektörde. Müthişti! Yani inanın o tatil yıllarında kapılarda kuyruklar
> olurdu. Öyle çaylar kahveler ikram ederdik. 2 haftalık tatil bedeli 1600
> mark fiyatınaydı. Üstelik de bugünkü gibi 'her şey dahil tam tatil' (all
> inclusive) filan gibi uygulamalar da yoktu. Turizm sektörü bugünkü gibi
> kıran kırana bir rekabet yaşamıyordu. Dolaylısıyla burada iyi paralar
> kazandık. Gidenler kadar, tur operatörleri de turizm büroları da iyi
> paralar kazandılar. Hatta bugünün büyük turizm şirketlerinin temelleri
> bana kalırsa o yıllarda atılmıştı. Çünkü işler gerçekten iyiydi.
> Kaç kişiyle başlamıştınız?
> En fazla üç kişiydik...
> Bugünkü personel sayınızı da kıyas açısından öğrenebilir miyiz?
> Elbette! 35'e dayandık. Ama biliyorsunuz bilgi çağında en önemlisi
> beyinsel güç. Yani sayıdan ziyade yetişmiş, uzman elemanlara sahip olmak
> önemli. Çağımız bilgi çağı. Bilgiyse güç ve etkinlik demek.
> Son kez o yıllara gitmek istiyorum. Duvarların yıkılması o dönemde sizleri
> nasıl etkilemişti. Doğu Almanların Türkiye tercihi nasıldı?
> Bunu ancak dönere olan taleple sınırlayabilirim. Hatırlarsanız duvarların
> yıkılmasıyla büfelerin önünde doğu Almanlar metrelerce kuyruk oluştururdu.
> Bizim turizm bürolarında da aynen öyleydi.
> Türkiye için miydi bu talep?
> Hayır en çok tercih edilen Ülke ABD ve Florida eyaletiydi.
> Neden?
> Çünkü doğulular için kapitalizmin, tüketimin, gösterişin her şeyin kabesi
> ABD'ydi. Dolayısıyla insanlar sadece karın açlığı için değil göz ve kültür
> açlığı içindeydiler. Tanrım ne kadar da çok biletler satmıştık ABD'ye,
> gerçekten de altın dönemdi. Fiyatlarsa Florida'ya gidiş geliş paket turlar
> 799 marktı.
> Uzak Doğu nereden aklınıza geldi. Çünkü turizmdeki Türk girişimciler için
> genellikle cazibe merkezi Türkiye ve Almanya arasında kalıyor hep?
> Haklısınız, dolayısıyla sektördeki pasta fazla büyümüyor. Bunu görünce
> başka pazarlara bakalım dedik. Uzak Doğu bize cazip geldi. 1995 ve 96
> yılında önce Singapur'la, daha doğrusu Singapur hava yoluyla tanıştık. O
> zamanlar haftada iki kez Schönefeld - Singapur arası seferler vardı. Bu
> hava yolu şirketiyle iyi anlaştık ve her seferinde yolcu sayımızı giderek
> artırdık. 150'ye kadar çıktık... Zaman içinde geliştirdik. Ama hemen
> belirteyim ki hala en çok yolcumuzu Singapur'a taşıyoruz. Gerçekten de
> Singapur mükemmel bir ülke, herkese tavsiye ediyorum.
> Şimdi nerelere uçuyorsunuz?
> Bali, Endonezya, Tayland, Çin, Vietnam, Burma, Filipinler, Malezya, Arap
> Emirlikleri, Hint Okyanusu.. Avustralya,Hindistan gibi...
> Şu anda Alman turistlerin en çok rağbet gösterdiği ülkeler hangisi?
> Hemen size Tayland derim.
> Özel bir nedeni mi var?
> Çünkü bir çok mevsimi bir arada yaşatan bir coğrafi yapısı var. Yani tüm
> bir yıla mevsimler yaşıyor. Coğrafi yapısı gereği bir çok adaya sahip ve
> ve senenin her gününde oralarda kalacak iklim şartları hep mevcuttur.
> Ayrıca kültürü çok zengin. insanları hoşgörülü, liberal ve Asya'nın iyi
> kumsallarına sahip.
> Bu kadar övgüden sonra bir de fiyatları öğrensek bari?
> Tayland, en çok Ocak Nisan arası cazip. Oteller yüksek standartta olmasına
> rağmen fiyatlar son derece cazip. Örneğin Almanya'dan iki haftalığına
> Tayland turunun fiyatı 695 euro. Bunun içinde uçak, oda kahvaltı, 2 gece
> Bangok şehir turu ve transferler var.
> İlgi görüyor mu?
> İnanın yer bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Bu işlerin de iyi gittiği anlamına
> geliyor.
> Bu Uzak doğuya yönelik tur patlamalarında biz Türklerin yeri nasıl acaba?
> Aslında biz, millet olarak öyle pek uzakları sevmiyoruz . Ve tabii ki
> birinci hedef Türkiye. Ama özellikle son yıllarda genç Türkler Uzak Doğuyu
> keşfetmeye başladılar. Üstelik de sadece kataloglarla sınırlı kalmayıp
> internet üzerinden filan karşılaştırmalı araştırmalar yapıyorlar. Ve
> Türklerin Uzak Doğuya ilgileri her gün giderek artıyor. Ayrıca fiyatlar da
> Türkiye'ye göre çok daha uygun diyebiliriz. Gerçekten de egzotik, kültürel
> ve insan zenginliği açısından Uzak Doğu kültürünü yaşamak gerekiyor. Bu
> konuda imkanları varsa, öyle ya da böyle o ülkeleri gidip görmekte
> gerçekten yarar var.
> Fakat Serdar bey bu tür gezilerin bir de bitmek tükenmek bilmeyen
> saatlerce süren yolculukları var ki insanın gözünü daha yola çıkmadan
> korkutuyor?
> Uçuşlar, 10 -12 saat sürüyor, doru söylüyorsunuz çok uzun gibi görünüyor
> ama bu vakti nasıl geçireceğinize bağlı. Zaten Uzak Doğu'ya uçan hava yolu
> şirketleri de bunun önlemlerini almışlar. Hatta daha bile uzun sürenleri
> var. İnsan ister istemez o kadar saatten ürküyor. Uçaklarımız jumbo ve bir
> çok imkana sahip. Uzak uçuşlar için düşünülmüş. Aralarında Türkçe de olan
> onlarca filmi seyredebilirsiniz. Servis sıklığı, ilgi, konfor hepsi
> düşünülmüş. Hostesler bu tür yolculuklara göre eğitilmiş. Devamlı oturmak
> zorunda değilsiniz çünkü uçaklar son derece geniş. Bu tür hava yollarında
> beş yıldızlı uçuşları sunuyoruz müşterilerimize. Yani gözde büyütmemek
> lazım.
> Sanıyorum Uzak doğu'nu en iyi müşterileri arasında Almanlar var. Sözünü
> ettiğimiz ülkelerden birine gittiğimizde orada her halde yoğun olarak
> Almanca hizmet de veriliyordur?
> Evet! Bu konuda kimsenin kuşkusu olmasın. Almanya'dan giden tüm turlar
> için geçerli bu. Oradaki bizim rehberlerimizde hem Almanca'yı mükemmel
> konuşuyorlar, hem de belli bir Alman mantalitesiyle hizmet veriyorlar. Bu
> bakımdan Alman yolcularımız kendilerini emin ellerde görüyorlar.
>
> ***
> http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=18.01.2007&Newsid=104035&Categoryid=1
>
> BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK
> Bardakoğlu: Din görevlisi, ’Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış
> yıkılmış, yoksunluk, yolsuzluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez’ diyemez
> 18.01.2007
>
> DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Başkanlığın 2007 yılında sosyal
> içerikli din hizmetleri politikası izleyeceğini açıkladı. VATAN’a konuşan
> Bardakoğlu’nun görüşleri şöyle:
>
> * SADECE NAMAZ YOK: Din sadece namaz kılmaktan ibaret değil. Bunların
> başında, kimsesiz, yoksun, aç kimselere sahip çıkılması, kız çocuklarının
> okutulması ve her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet,
> kadın hakları ve töre cinayetleri, sokak çocukları, suç, okullardaki
> şiddet, organ bağışı, tedavi hakkı, engelliler ve gaziler geliyor. Bu gibi
> gibi konularda İşte sosyal içerikli din anlayışı budur. Din görevlilerini
> devreye sokmayı hedefliyoruz. Bir din görevlisi, “Camide namazımı
> kıldırım. Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış, yıkılmış,
> yoksunluk, yoksulluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez” diyemez.
>
> * SOSYAL DOKTOR: Din görevlileri bulundukları yerleşim yerinin sosyal
> doktoru olacak. Bir mahallede aç, açık, kimsesiz, şiddete uğrayan,
> okutulmayan birileri varsa din görevlisi bunu bilmelidir.
>
> * HUTBE İLE ÇÖZÜLMEZ: Okullardaki şiddet, kadına yönelik şiddet eğer bir
> vaaz ve hutbe ile çözülecek olsa ben hergün çıkayım bu konuda fetva
> vereyim. Kapsamlı çözümler üretilmesi gerekiyor. Modern yaşam, bireyi
> yalnızlaştırıyor. Bireyler, hazcı ve çıkarcı olabiliyorlar. Ama Türkiye
> insanı hoşgörülü ve başkasını düşünen insanlar. Biz bu kabiliyetleri
> harekete geçireceğiz. Artık sahaya ineceğiz.
>
> * ESTETİKTEN UZAK CAMİLER: Son dönemde yapılan camilerin mimari bakımdan
> rahatsız edici olduğu aşikar. Kimse Türkiye’de son 20 yılda yapılan
> camilerin mimari bakımdan şahaser olduğunu söyleyemez. Türkiye’de
> camilerin yapımında başkanlığımızın oluşturacağı birimlerle devrede ve
> etkili olmasını istiyoruz.
> Haber: Hale GÖNÜLTAŞ
>
> -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,-,-
> LISTEDEN CIKMAK ICIN:
> Mesaj aldiginiz eposta hesabinizdan grassroots-unsubscribe-request@turkishforum.org
> adresine ici bos bir mesaj gondermeniz yeterli olacaktir.
>
>
> TURKISH FORUMA CALISMALARI ICIN DESTEK VERINIZ
>
> TURKISHFORUM:
> 1- OZEL serverlerini ve internet hatlarini bilgi iletimi icin acik tutan
> 2- Turkiyemize dis politakasinda TOPYEKUN DESTEK VERMEMIZI SAGLIYAN,
> 3- Turkiye Disindaki Turk Toplumlarina sistemli olarak destek veren,
> 4- Tum Turk Kuruluslari ile Turkiye ve Turk Halki icin beraber calisan,
> 5- Dunya Turk Toplumundan gelen bir itmeden dogan TEK KURULUSDUR.
>
> TurkishForum Projelerine Maddi Destek Vermek Cok Kolay: http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html
>
> Bizimle kontak kurmak için:
> http://www.turkishforum.com/tr/kontak.html
> -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,--,-
You are not authorized to post a reply.



ActiveForums 3.7
Discussion Board Rules / Forum Kurallari Maximize

Home / AnaSayfa ATA Shop FAQ
Copyright 2005 ATA Houston Terms Of Use Privacy Statement