|
|
Network / HaberAgi Discussions / Forum
|
Please note that the best way to take full advantage of our forums is to login. Registration is simple, fast and free.
| Author |
Messages |
|
Admin (guest)
 |
| 01/20/2007 6:05 PM |
|
> > * T U R K I S H F O R U M *W O R L D T U R K I S H A L L I A N C E * > United We Stand - United We Are Stronger > Informing and Activating Turks and Friends World Wide > > B I R L I K T E N K U V V E T D O G A R > > > > > > > İçindekiler: > > GÖZLER KERKÜK'TE > KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ > MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK > YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI > ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI > ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR > PKK'LIYA HAPİS > HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA > UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER > BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK > > *** > http://www.milliyet.com.tr/2007/01/18/dunya/axdun01.html > > GÖZLER KERKÜK'TE > > BM, Kerkük'teki Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığını bildirirken, > Amerikan fikir kuruluşu WINEP, El Kaide ve Mukteda el Sadr'ın, Arap ve > Türkmenleri Kürtlere karşı örgütlediğini duyurdu > > Yasemin Çongar > > > ABD Başkanı George W. Bush, yeni Irak planında, Kerkük'ten söz etmedi; > ancak şehrin geleceği, Ankara'nın, Bağdat'ın, Birleşmiş Milletler'in (BM) > ve Washington'daki fikir kuruluşlarının gündeminde. > BM, Kerkük'ün "patlama noktasına gelebileceği" uyarısında bulunurken, > Türkiye'den Kerkük konusunda yükselen sesler, Irak Parlamentosu'ndaki Kürt > Bloku'nu, Ankara'yı protesto etmeye yöneltti. ABD'li yetkililer ise, > Türkiye'ye, "Kerkük'ün geleceği konusunda sizin de bizim de, birbirine > benzeyen fikirlerimiz var; ama karar eninde sonunda Iraklılara aittir" > mesajını veriyorlar. > > BM'nin uyarısı > BM'nin iki ayda bir yayımlanan Irak raporlarının sonuncusunda, Kerkük'teki > Arap ve Türkmenlere kötü muamele yapıldığı kaygısı da yer aldı. > BM raporu, "(Araplar ve Türkmenler) artan biçimde tehdit ediliyor, > sindiriliyor ve gözaltına alınıyorlar. Bu, daha ziyade Kürt Bölgesel > Yönetimi'ne ait ve Kürt istihbarat ve güvenlik güçlerinin denetimindeki > yerlerde yaşanıyor" gözlemini aktardı ve "Bu tür ihlaller, Kerkük'te > önümüzdeki aylarda patlak verecek bir krizin habercisi olabilir" > uyarısında bulundu. > > WINEP'in raporu > Washington Enstitüsü (WINEP) adlı fikir kuruluşunun, "Kerkük Muharebesi: > Irak'ta Yeni Bir Cephe Nasıl Önlenebilir" başlıklı raporunda ise, Mukteda > el Sadr'ın Şii Arap ve Türkmenleri, Ensar El Sünne gibi El Kaide yanlısı > grupların da Sünni Arap ve Türkmenleri, Kerkük'teki Kürtlere karşı > örgütlemeye başladığına dikkat çekildi. Soner Çağaptay ve Daniel Fink'in > imzasını taşıyan rapor, Kerkük'teki başlıca etnik gruplar arasında bir > iktidar bölüşümü anlaşması yapılmasını istedi. > > Kerkük'ün kaderi > Irak parlamentosundaki Kürt Bloku önceki gün "Türk hükümetinin Irak'ın > içişlerine karışmasını" kınadı. Başbakan Erdoğan'ın, "Kerkük'teki > gelişmelere seyirci kalamayız" sözlerini ve Iraklı Kürtlerin tepkisini > değerlendiren bir ABD'li yetkili Milliyet'e, "Şehrin istikrarsızlık > kaynağı olmasını biz de istemiyoruz. Ancak Kerkük'ün kaderinde son söz > Iraklıların" dedi. > ABD Dışişleri Sözcüsü Tom Casey de, "Kerkük'ün statüsünün nasıl > belirleneceğinin mekanizmaları Irak Anayasası'nda; Irak hükümetinin bu > planları uygulamasını bekliyoruz" diyerek referanduma uzanan 3 aşamalı > sürece destek verdi. > > Rakamlarla Kerkük gerçeği > > WINEP'in raporunda Kerkük konusunda şu bilgiler var: > • Şehirdeki şiddet olayları, Aralık 2005 ile Temmuz 2006 arasında yüzde > 76 arttı. > • 1957'deki nüfus sayımında Türkmenler yüzde 40, Kürtler yüzde 35, > Araplar yüzde 24 iken, 1994-2004 arasında kente 200 bin Arap > yerleştirildi. 120 bin Kürt, Türkmen ve Hıristiyan ise sürüldü. > • Son 3 yılda şehre geri dönmek için mülkiyet hakkı iddiasında > bulunanlardan sadece yüzde 16'sının başvurusu sonuçlandırıldı. > • Bugün nüfusu 800 bine varan Kerkük'e, son 3 yılda 350 bin Kürdün > yerleştiği, 150 bin Arabın ise şehirden kaçtığı belirtiliyor. > • Irak'ın 78 milyar varillik petrol rezervlerinin yüzde 8'i Kerkük ve > çevresinde. > • Irak Anayasası, Kerkük'e dönüşlerin Mart 2007'de tamamlanmasını, Temmuz > 2007'de yeni nüfus sayımı yapılmasını ve 15 Kasım 2007'ye kadar de şehrin > statüsüne ilişkin referanduma gidilmesini öngörüyor. > > *** > http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5796154_p.asp > > KERKÜK'TE 10 TÜRKMEN ÖLDÜ > > Uğur ERGAN / ANKARA > > Türk dış politikasının bir numaralı gündem maddesi haline gelen Kerkük’te > dün Türkmenleri hedef alan bir saldırı yaşandı. Bomba yüklü bir kamyonetin > infilak etmesi sonucu ilk belirlemelere göre 10 Türkmen öldü, ikisi ağır > olmak üzere aralarında 15 polisin de bulunduğu 45 Türkmen yaralandı. > > Irak Türkmen Cephesi (ITC) yetkililerinin Hürriyet’e verdiği bilgilere > göre, patlama Kerkük’te Türkmen nüfusun yoğunlukta olduğu Sarıkahya > semtinde meydana geldi. Türkmenlerin kurduğu Sarıkahya Kültür Merkezi’nin > önüne park etmiş içi bomba yüklü bir kamyonet öğle saatlerinde infilak > etti. Kültür merkezinin en yoğun olduğu saatlerde meydana gelen patlama > sonucunda merkezde bulunan sekiz Türkmen yaşamını yitirdi. Uluslararası > haber ajansları ise saldırıda 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdular. > > Kültür merkezinin karşısında bulunan, Türkmenlerin denetimindeki Korya > Karakolu da patlamadan etkilendi. Karakolda görev yapan polislerden 15’i > yaralandı. Karakol ve kültür merkezindeki toplam 45 yaralıdan ikisinin > durumunun ağır olduğu ve hayati tehlikeyi atlatamadıkları bildirildi. > Saldırının kimler tarafından gerçekleştirildiğine dair dün akşam > saatlerine kadar bir bilgiye ulaşılamadı. ITC Ankara Temsilcisi Ahmet > Muratlı, "Saldırının failleri ile ilgili bize ulaşmış bir bilgi yok" > demekle yetindi. > > Beş gün önce de yine Kerkük’te bir inşaat firmasında çalışan iki Türkmen > mühendis ile bir Türkmen işçisinin öldürüldüğü bilgisine ulaşıldı. Üç gün > önce ise, varlıklı bir Türkmen işadamına ait süpermarket, sabah > saatlerinde bombalı saldırıya uğradı ve yüksek miktarda maddi zarar > meydana geldi. Aynı günün akşamında yine bir Türkmen kuyumcunun dükkanı > ile evi kundaklandı. Bu olayda da şans eseri ölen veya yaralanan olmadı. > > *** > http://www.tercuman.com/v1/haber.asp?id=51982&baslik=Merkel’in%20çalışma%20takviminde%20Türkiye’nin%20AB%20üyeliği%20yok&katid=3 > > MERKEL’İN ÇALIŞMA TAKVİMİNDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ YOK > > AB Dönem Başkanlığı’nı 1 Temmuz’a kadar sürdürecek olan Almanya’nın > Başbakanı AB Anayasası kabul edilmeden yeni bir genişleme dalgasının > olamayacağını söyledi > ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) Anayasası kabul > edilmeden AB’nin yeni bir genişleme dalgasına hazır olmayacağını söyledi. > > AB dönem başkanı olarak Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmadan sonra, > parlamenterlerin sorularını yanıtlayan Merkel, “AB’nin yeni bir üye > almadan önce, Anayasanın kabul edilmesinin önemli ve gerekli olduğunu” > belirtti. > > Üyeleri uyardı > > Anayasanın kabulü için ülkesinin dönem başkanlığı sırasında elinden gelen > çabayı göstereceğini yineleyen Merkel, “AB Anayasasına karşı çıkanların > genişlemeyi de savunamayacaklarını” ifade etti. > > AB Anayasası’na karşı çıkanların bu konuyu daha ayrıntılı ve kapsamlı > gözden geçirmelerini isteyen Merkel, Avrupa Parlamentosu’nu Anayasa’ya > ilişkin yapacağı çalışmalar hakkında düzenli olarak bilgilendireceğini > söyledi. Merkel, parlamentoda yaptığı konuşmada, AB Anayasası’nın > onaylanma sürecinin başarısızlığına uğramasının “tarihi yanlış” olacağını > belirtti. Almanya Başbakanı, “2009’da düzenlenecek Avrupa Parlamentosu > seçimlerine kadar AB Anayasası sürecinin başarıyla tamamlanması, AB’nin, > AB ülkeleri ve vatandaşlarının çıkarına” diye konuştu. > > Merkel, AB Dönem Başkanlığını altı aylık süre için üstlenen ülkesinin, AB > ve ABD arasındaki ticari ilişkilerin ve yatırımların geliştirilmesini > istediğini de söyledi. > > Başbakan Merkel, AB ve ABD arasında ticari ilişkilerde sınırlamaların ve > engellerin azaltılması gerektiğini belirterek, “Ortak bir transatlantik > pazar, Avrupa’nın çıkarına” dedi. > > Merkel, özellikle “sanayi standartları”, “mali piyasalara daha rahat > giriş” ve “patent hakları” konusunda AB ve ABD arasındaki ilişkilerde > sınırlamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti. > > Rusya ile ilişkiler > > Rusya ile ilişkilere de değinen Merkel, AB’nin Moskova ile kapsamlı bir > ortaklık anlaşmasına ihtiyacı olduğunu belirtti, ancak bu anlaşmayı > yaparken AB’nin Rusya’nın komşularıyla ilgili sorunlarını göz ardı > edemeyeceğini söyledi. > > Merkel, ülkesinin dönem başkanlığı sırasında Rusya ile yapılacak stratejik > ortaklık anlaşması hazırlıklarını hızlandırmak istediğini kaydetti. > 18.01.2007 > > *** > YORUM: ÖMER ENGİN LÜTEM / TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEKİ ERMENİ TASARISI > > 17 Ocak 2007, Kaynak : ERAREN > > Basın haberlerine göre Amerikan Temsilciler Meclisi’ne Ermeni soykırım > iddiaları hakkında bir karar tasarısı sunulmak üzeredir ve bu tasarının > kabul edilme olasılığı büyüktür. > Tasarı henüz yayımlanmadığı için içeriği bilinmemekle beraber, daha önce > Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda yediye karşı kırk oyla > kabul edilmiş olan ve H.Res. 316 sayısını taşıyan tasarının, uzun > tartışmaları önlemek üzere, aynen sunulacağı anlaşılmaktadır. > H.Res. 316’da neler vardır? > Tasarı, konuyu takdim etmek ve evveliyatı hakkında bilgi vermek üzere uzun > bir “bulgular” bölümü içermektedir. Bilinen Ermeni iddialarının > tekrarlandığı bu bölümde bazı hususlar özellikle dikkati çekmektedir. > Mesela Ermeni “soykırımı” sırasında 2.000.000 kişinin sürüldüğü, bunlardan > 1.500.000’inin öldürüldüğü, 500.000’inin ise evlerinden atıldığı gibi, > bazı Ermeni tarihçilerin dahi ileriye sürmediği, fantastik olarak > nitelendirilebilecek rakamlar verilmektedir. Ayrıca Ermeni ”soykırımının” > bazı ülkeler arşivlerindeki belgelerle kanıtlandığı belirtilerek bu > ülkelerin adları sayılmakta fakat, nedense, Osmanlı arşivlerine > değinilmemektedir. Soykırım konusundaki ilk BM Genel Kurulu kararından ve > bu örgütün Soykırım Sözleşmesi’nde Ermeni soykırımının tanındığından > bahsedilmekte ancak bu belgelerde böyle bir kayıt bulunmamaktadır. Bu > örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. > Tasarının karar bölümünde iki husus yer almaktadır. > İlk olarak ABD Başkanı, insan hakları, etnik temizlik ve soykırım > konularında ülkenin dış politikasının uygun bir anlayış ve duyarlılığı > yansıtmasını sağlamaya davet edilmektedir. Diğer bir deyimle Amerikan dış > politikası ve Başkan bu anlayış ve duyarlılığa sahip olmadığı için > eleştirilmektedir. > İkinci olarak ise ABD Başkanı her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajda > açıkça “soykırım” sözcüğünü kullanmaya çağrılmaktadır. Başkan Clinton gibi > Başkan Bush da her yıl Nisan ayında yayımladığı mesajlarda, eşanlamlı > sözcüklere başvurmuş olmakla beraber, Türkiye’nin bu konudaki duyarlığını > dikkate alarak, “soykırım” dememiştir. > Kabul edildiği takdirde bu metin ne derecede bağlayıcı olacaktır? > Hemen belirtelim ki, egemenlik ilkesi gereğince yabancı makamların aldığı > kararlar Türkiye’yi (ve başka ülkeleri) bağlamaz. > > Bu arada böyle bir kararın ABD’de de bağlayıcı olması diğer bir deyimle > hukuksal açıdan bir sonuç doğurması şüphelidir. Zira ortada kanun gücünde > bir metin bulunmamaktadır. Kanun çıkarmak için Temsilciler Meclisi’nin > kabul edeceği bir taslağın senato tarafından da kabul edilmesi ve sonra > başkanın imzasına sunulması gerekmektedir. > Hukuki yönden bir anlamı olmasa da böyle bir kararın, esasen batı > ülkelerine yerleşmiş bulunan Ermeni soykırımı inancını pekiştirmesi, diğer > bazı ülkeleri de benzer kararlar almaya özendirmesi, Ermenistan’ın > Türkiye’ye karşı izlediği uzlaşmaz tutumunun devamını sağlaması, > Türkiye’nin bilimsel çalışmalarının inanılırlığını zedelemesi ve > diplomatik girişimlerinden sonuç almasını güçleştirmesi gibi nedenlerle > son derece sakıncalı olacağı konusunda şüphe bulunmamaktadır. > > *** > http://www.aksam.com.tr/haberprn.asp?a=64828,5 > > ERMENİ MİRASCILARA SİGORTA TAZMİNATI > Amerikan sigorta şirketi New York Life, 1915'te Osmanlı İmparatorluğu'nda > yaşayan Ermeni müşterilerinin mirasçılarına ilk ödemeleri yapmaya başladı. > Ödemeleri yapmakla yükümlü banka olan HSBC'nin Erivan'daki şubesinden bir > yetkili, Ermenistan'da bin 353 kişiye sigorta ödemesi yapılacağını, > bankaya ulaşan toplam miktarın da 3 milyon 650 bin dolar olduğunu söyledi. > > 20 MİLYON DOLAR > > New York Life'ın dünya çapında ödemesi gereken toplam miktarın 20 milyon > dolar olduğu, bunun 11.9 milyon dolarının şahıslara, 3 milyon dolarının da > Ermeni hayır kurumlarına gideceği, geri kalanının ise bazı hak sahiplerine > ve Ermeni Kilisesi'ne dağıtılması için kurulan bir fona aktarılacağı > belirtiliyor. Ermenistan Adalet Bakanı David Harutiunyan yaptığı > açıklamada, şirketin tüm dünyada 6 bin 500 Ermeni’den talep aldığını, > ancak 2 bin 500'ün geçerli saydığını belirtirken, firmanın 26 ülkedeki > Ermenilere ödeme yapmasını istedi. > > ÖDENMEYEN POLİÇELER > > ABD'de 13 Ermeni adına 1999'da açılan toplu davada, New York Life'ın > 1875-1915 yılları arasında Osmanlı topraklarındaki Ermenilere sattığı, > ancak daha sonra karşılığını ödemediği poliçelerin bedeli talep > ediliyordu. New York Life, ABD'deki Ermeni derneklerinin de müdahil olduğu > davayı 30 Temmuz’da kazanmaları üzerine ödeme yapmayı kabul etmişti. > Mahkeme, sigorta şirketinin listede adı bulunan kişilerle akrabalık > bağlarını kanıtlayabilen kişilere ödeme yapmasını karara bağlamıştı. > > İKİNCİ ÖRNEK > > 1915'te ölen akrabalarının miraslarını almak isteyen Ermenilerin Fransız > sigorta şirketi Axa'ya açtıkları ve 2005'te sonuçlanan davada da, Axa > şirketi Ermeni hayır kurumlarına 17 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. > > > > Türkiye’yi etkiler mi? > > ERMENİLERE ödenecek tazminatın Türkiye'yi yasal olarak bağlamadığı > belirtilirken, Ankara'nın soykırımı tanıması halinde, tazminat ödeyen > şirketlerin Türkiye’den para isteyebileceği kaydediliyor. New York Life'ın > ödemeyi kabul ettiği poliçelerin 'hayat sigortası' kapsamında olmadığı, > sadece mülk sigortasıyla ilgili olanlar olduğu belirtiliyor. Bununla > birlikte Türkiye'den mülklerin karşılığının talep edilmesi halinde, Türk > tarafının da ABD'li sigortacıların 1930-1940 yılları arasında konuya > ilişkin hazırladığı ve Türkiye'nin suçsuz olduğunu belirten raporları > sunabileceği ifade ediliyor. > > > > Demokrat Obama başkanlık yarışında > > ABD'DE Ermeni soykırımının tanınmasını isteyen Demokratların başında yer > alan siyahi Senatör Barack Obama, Kasım 2008'deki başkanlık seçimine > adaylık kampanyasını başlattı. Obama, "başkan adaylığı araştırma komitesi" > oluşturarak kampanya düzenlemek ve bağış toplamak için gereken altyapıyı > tamamladı. Seçimlerde eski Başkan Bill Clinton'ın senatör eşi Hillary > Clinton'ın en büyük rakibi olarak görülen Obama, ılımlı ve uzlaşmacı > yaklaşımlarıyla tanınıyor. > > HEDEFİ ERMENİ OYLARI > > Obama, 14 Eylül'de İllinois'te yaptığı konuşmasında, Ermeni soykırımının > tanınmasının önemine değinerek, Türk hükümetinin inkâr kampanyasını > bırakmaya ikna edilmesi gerektiğini söylemişti. Obama, Ermeni soykırımını > 20. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri olarak gördüğünü belirtmişti. > > *** > http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5792203_p.asp > > ANADOLU SERGİSİ AÇILIYOR > > Levent GÜNDÜZ /KARLSRUHE > > Karlsruhe'deki eski anadolu eserlerinin yer alacağı "İnsanlığın En Eski > Anıtları" isimli sergi cuma günü açılıyor. > ALMANYA'da Karlsruhe Sarayı'nda 12 bin yıllık tarihe sahip eski Anadolu > eserlerinin yer alacağı sergi cuma günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer > ve Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler himayesinde açılacak. "İnsanlığın En > Eski Anıtları" isimli sergi için cuma günü Karlsruhe Devlet Tiyatrosu'nda > tören yapılacak. Sergi 17 Haziran’a kadar açık kalacak. Heykel, abide, > anıt, taş devrinde insanların günlük yaşamında vazgeçemediği birçok eserin > yer alacağı sergide, Antik, Roma, Fransız, Baden Württemberg tarihiyle > 16-18.YY'a ait eserler ve 'Türk ganimeti' isminde 400'e yakın Osmanlı > dönemine ait kostüm, eşyaları olacak. Türk ganimeti isimli sergide yer > alan eşyaların, Türkler'in Viyana Kuşatması'ndan sonra Avrupa'da > kendilerinden geriye kalan günlük eşyaları, silahları, giysileri olduğu > belirtildi. > Müze Sözcüsü Ursula Richardt, serginin insanlık tarihinde bir ilke imza > attığını belirterek, "Sergiyi gezmek için şimdiden 200'e yakın grup kayıt > oldu. Almanya'nın değişik kentleriyle beraber İsviçre ve Fransa'dan > talepler var" dedi. Karlsruhe Sarayı pazartesi hariç her gün saat > 10.00-18.00, (perşembe günü saat 10.00-20.00, tatil günleri ise > 10.00-18.00) arasında açık. Giriş ücreti 8 Euro. Öğrencilere 2 Euro, aile > kartları ise 16 Euro. Karlsruhe Üniversitesi'nde Sanat, Tarih Bölümü'nden > mezun olan Oya Dobruca-Kırali, sergiden duyduğu mutluluğu ifade ederek, > "Anadolu'dan gelecek sergiyi duyar duymaz müzeye iş için müracaat ettim ve > hemen iki yıllığına beni müzede işe aldılar. Medeniyetin beşiği olan > Anadolu, sergilenecek eserlerle bunu bir kez daha ispatlamış olacak. > Hepimiz için gurur verici bir sergi olacak" dedi. > 17 Ocak 2007 > > *** > http://www.hurriyet.de/tr/gundem/5791481_p.asp > > PKK'LIYA HAPİS > > FRANKFURT > > Almanya'da PKK mensubu bir kişi Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi > tarafından 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. > Federal Savcılık, PKK'lı iki kişi hakkında da Düsseldorf ile Frankfurt > Eyalet Yüksek Mahkemeleri'nde dava açtı. Frankfurt Eyalet Yüksek > Mahkemesi'nin hakkında hapis cezası verdiği 52 yaşındaki PKK'lı 1993 ile > 1994 yıllarında PKK'nın Türk işletmelerine karşı düzenlediği eylemleri > hazırlamak ve terörist bir kuruluşa üye olmak suçlarıyla yargılandı. > PKK'lı terörist geçen yılbaşında Viyana'da yakalanmıştı. Haklarında dava > açılan 38 ve 51 yaşındaki PKK'lılar da, 2004 ile 2006 yılları arasında > Kuzey Ren Vesfalya'da PKK'nın eylemlerini düzenlemek, haraç toplamak ve > yasaklı bir örgüt adını propaganda yapmak suçlarıyla yargılanacaklar. 51 > yaşındaki PKK'lının PKK'lı teröristleri gizlice Almanya sokmak suçundan da > yargılanacağı belirtildi. > > *** > http://www.hurriyet.de/tr/magazin/5781939_p.asp > > HAMBURG'UN EN GÜZELİ FERDA > > Kemal DOĞAN / HAMBURG > > 21 yaşındaki Ferda Tunç, düzenlenen yarışmada Hamburg Güzellik Kraliçesi > seçildi. > HAMBURG’da Miss Germany Güzellik Yarışması'nın ön ayağı olarak düzenlenen > Miss Hamburg Güzellik Yarışmasını 21 yaşındaki Türk kızı Ferda Tunç > kazandı. Hammerbrook semtindeki Night Fever isimli diskotekte merkezi > Oldenburg’da bulunan Miss Germany Corporation (MGC) düzenlenen yarışmada > ünlülerden oluşan jüri Çorumlu Türkan-İsmail Tunç çiftinin Hamburg’da > dünyaya gelen kızı Ferda Tunç’u Miss Hamburg Güzellik Kraliçesi olarak > seçti. > Toplam 18 finalist diskotekte önce gece kıyafeti, ardından mayo ile > podyuma çıktı. Etkileyen güzelliği ve zarif davranışlarıyla en çok alkışı > alan Ferda Tunç, jürinin de takdirini kazanarak Miss Hamburg oldu. > > 15 Ocak 2007 > > *** > http://www.hurriyet.de/tr/turizm/5772527_p.asp > > UZAKDOĞUYU FETHEDEN TÜRK TURİZMCİLER > > Aydın ULUN/BERLİN > > Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında > ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın > bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf eseri olduğu anlaşıldı > Bugün Almanya çapında Uzak Doğu'ya yönelik turizm yapan firmalar arasında > ilk beşe giren, Sun Trips adlı kuruluşun sahibi olan Serdar Yılmaz'ın > bugünlere gelmesi tamamiyle bir tesadüf. Ticarete atılma hele hele de > turizmle uğraşmak gençlik yıllarında aklının köşesinden bile > geçmezmiş.İnsanların hayatında bazen kader rüzgarının sürüklemesiyle > geldiği zirveler vardır. İşte Yılmaz'ın bugünlere gelmesinin de benzer bir > hikayesi var. Aynı zamanda öz geçmişinden kesitler de içeren bu başarı > öyküsünü kendisinden dinleyelim: > “Her şey öğrencilik yıllarımda başladı. 1980'li yılların sonundaki > Berlin'deki TÜBİKS adlı Türk öğrenci derneği bünyesinde çalışmalarımızı > sürdürüyoruz. Senatodan yardım alan bu kuruluşun bir müddet sonra > ödeneği kesilince hepimiz ortada kaldık. Ben de yönetimdeyim. Ne olacak > ne yapacağız diye düşünüyoruz. Derneğin binasını da bir türlü elden > çıkaramadık. Sonunda içimizden birisi alsın da bir şeyler yapsın bari > dedik. Sonuçta kala kala bana kaldı o yer. Ben de de kirayı çıkarmak > için ne yapılım ne edelim diye kar akara düşünürken sonradan ortağım > olacak bir arkadaşımla beraber turizm firması açalım dedik. İşte böyle > başladık turizme. Yoksa hiç düşünmediğim bir şeydi. Biraz da > mecburiyetten oldu.'' > Ama herhalde yine de cazip gelen bir tarafı vardı ki girdiniz turizm > sektörüne...? > Evet o yıllarda araştırdık Türkiye'ye büyük bir talep var. Her seyahat > acentesi gibi biz de açar açmaz Türkiye'ye yoğunlaştık. > Başka bir işiniz de var mıydı? > Evet öğretmenlik yapıyordum bir meslek okulunda. Maaşım filan da iyiydi > anlayacağınız. > Sonra istifa mı ettiniz? > Evet baktık ki iyi gidiyor, ortağım da yetiştiremiyor ben de mecbur kaldım > işe kolları sıvadım. Aslında bunu yan iş olarak düşünmüştük. Ama işin > gidişatı alıp bize turizm sektörüne sürükledi. > Sanıyorum o yıllar, turizmin en parlak yıllarından biriydi.? > Çok doğru çünkü Türkiye'ye anlatılmaz bir talep vardı. Fiyatlar da çok > cazipti. Bana kalırsa o dönemler Türkiye'ye yönelik altın yıllardı > sektörde. Müthişti! Yani inanın o tatil yıllarında kapılarda kuyruklar > olurdu. Öyle çaylar kahveler ikram ederdik. 2 haftalık tatil bedeli 1600 > mark fiyatınaydı. Üstelik de bugünkü gibi 'her şey dahil tam tatil' (all > inclusive) filan gibi uygulamalar da yoktu. Turizm sektörü bugünkü gibi > kıran kırana bir rekabet yaşamıyordu. Dolaylısıyla burada iyi paralar > kazandık. Gidenler kadar, tur operatörleri de turizm büroları da iyi > paralar kazandılar. Hatta bugünün büyük turizm şirketlerinin temelleri > bana kalırsa o yıllarda atılmıştı. Çünkü işler gerçekten iyiydi. > Kaç kişiyle başlamıştınız? > En fazla üç kişiydik... > Bugünkü personel sayınızı da kıyas açısından öğrenebilir miyiz? > Elbette! 35'e dayandık. Ama biliyorsunuz bilgi çağında en önemlisi > beyinsel güç. Yani sayıdan ziyade yetişmiş, uzman elemanlara sahip olmak > önemli. Çağımız bilgi çağı. Bilgiyse güç ve etkinlik demek. > Son kez o yıllara gitmek istiyorum. Duvarların yıkılması o dönemde sizleri > nasıl etkilemişti. Doğu Almanların Türkiye tercihi nasıldı? > Bunu ancak dönere olan taleple sınırlayabilirim. Hatırlarsanız duvarların > yıkılmasıyla büfelerin önünde doğu Almanlar metrelerce kuyruk oluştururdu. > Bizim turizm bürolarında da aynen öyleydi. > Türkiye için miydi bu talep? > Hayır en çok tercih edilen Ülke ABD ve Florida eyaletiydi. > Neden? > Çünkü doğulular için kapitalizmin, tüketimin, gösterişin her şeyin kabesi > ABD'ydi. Dolayısıyla insanlar sadece karın açlığı için değil göz ve kültür > açlığı içindeydiler. Tanrım ne kadar da çok biletler satmıştık ABD'ye, > gerçekten de altın dönemdi. Fiyatlarsa Florida'ya gidiş geliş paket turlar > 799 marktı. > Uzak Doğu nereden aklınıza geldi. Çünkü turizmdeki Türk girişimciler için > genellikle cazibe merkezi Türkiye ve Almanya arasında kalıyor hep? > Haklısınız, dolayısıyla sektördeki pasta fazla büyümüyor. Bunu görünce > başka pazarlara bakalım dedik. Uzak Doğu bize cazip geldi. 1995 ve 96 > yılında önce Singapur'la, daha doğrusu Singapur hava yoluyla tanıştık. O > zamanlar haftada iki kez Schönefeld - Singapur arası seferler vardı. Bu > hava yolu şirketiyle iyi anlaştık ve her seferinde yolcu sayımızı giderek > artırdık. 150'ye kadar çıktık... Zaman içinde geliştirdik. Ama hemen > belirteyim ki hala en çok yolcumuzu Singapur'a taşıyoruz. Gerçekten de > Singapur mükemmel bir ülke, herkese tavsiye ediyorum. > Şimdi nerelere uçuyorsunuz? > Bali, Endonezya, Tayland, Çin, Vietnam, Burma, Filipinler, Malezya, Arap > Emirlikleri, Hint Okyanusu.. Avustralya,Hindistan gibi... > Şu anda Alman turistlerin en çok rağbet gösterdiği ülkeler hangisi? > Hemen size Tayland derim. > Özel bir nedeni mi var? > Çünkü bir çok mevsimi bir arada yaşatan bir coğrafi yapısı var. Yani tüm > bir yıla mevsimler yaşıyor. Coğrafi yapısı gereği bir çok adaya sahip ve > ve senenin her gününde oralarda kalacak iklim şartları hep mevcuttur. > Ayrıca kültürü çok zengin. insanları hoşgörülü, liberal ve Asya'nın iyi > kumsallarına sahip. > Bu kadar övgüden sonra bir de fiyatları öğrensek bari? > Tayland, en çok Ocak Nisan arası cazip. Oteller yüksek standartta olmasına > rağmen fiyatlar son derece cazip. Örneğin Almanya'dan iki haftalığına > Tayland turunun fiyatı 695 euro. Bunun içinde uçak, oda kahvaltı, 2 gece > Bangok şehir turu ve transferler var. > İlgi görüyor mu? > İnanın yer bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Bu işlerin de iyi gittiği anlamına > geliyor. > Bu Uzak doğuya yönelik tur patlamalarında biz Türklerin yeri nasıl acaba? > Aslında biz, millet olarak öyle pek uzakları sevmiyoruz . Ve tabii ki > birinci hedef Türkiye. Ama özellikle son yıllarda genç Türkler Uzak Doğuyu > keşfetmeye başladılar. Üstelik de sadece kataloglarla sınırlı kalmayıp > internet üzerinden filan karşılaştırmalı araştırmalar yapıyorlar. Ve > Türklerin Uzak Doğuya ilgileri her gün giderek artıyor. Ayrıca fiyatlar da > Türkiye'ye göre çok daha uygun diyebiliriz. Gerçekten de egzotik, kültürel > ve insan zenginliği açısından Uzak Doğu kültürünü yaşamak gerekiyor. Bu > konuda imkanları varsa, öyle ya da böyle o ülkeleri gidip görmekte > gerçekten yarar var. > Fakat Serdar bey bu tür gezilerin bir de bitmek tükenmek bilmeyen > saatlerce süren yolculukları var ki insanın gözünü daha yola çıkmadan > korkutuyor? > Uçuşlar, 10 -12 saat sürüyor, doru söylüyorsunuz çok uzun gibi görünüyor > ama bu vakti nasıl geçireceğinize bağlı. Zaten Uzak Doğu'ya uçan hava yolu > şirketleri de bunun önlemlerini almışlar. Hatta daha bile uzun sürenleri > var. İnsan ister istemez o kadar saatten ürküyor. Uçaklarımız jumbo ve bir > çok imkana sahip. Uzak uçuşlar için düşünülmüş. Aralarında Türkçe de olan > onlarca filmi seyredebilirsiniz. Servis sıklığı, ilgi, konfor hepsi > düşünülmüş. Hostesler bu tür yolculuklara göre eğitilmiş. Devamlı oturmak > zorunda değilsiniz çünkü uçaklar son derece geniş. Bu tür hava yollarında > beş yıldızlı uçuşları sunuyoruz müşterilerimize. Yani gözde büyütmemek > lazım. > Sanıyorum Uzak doğu'nu en iyi müşterileri arasında Almanlar var. Sözünü > ettiğimiz ülkelerden birine gittiğimizde orada her halde yoğun olarak > Almanca hizmet de veriliyordur? > Evet! Bu konuda kimsenin kuşkusu olmasın. Almanya'dan giden tüm turlar > için geçerli bu. Oradaki bizim rehberlerimizde hem Almanca'yı mükemmel > konuşuyorlar, hem de belli bir Alman mantalitesiyle hizmet veriyorlar. Bu > bakımdan Alman yolcularımız kendilerini emin ellerde görüyorlar. > > *** > http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=18.01.2007&Newsid=104035&Categoryid=1 > > BARDAKOĞLU: DİN GÖREVLİSİ ARTIK SAHAYA İNECEK > Bardakoğlu: Din görevlisi, ’Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış > yıkılmış, yoksunluk, yolsuzluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez’ diyemez > 18.01.2007 > > DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Başkanlığın 2007 yılında sosyal > içerikli din hizmetleri politikası izleyeceğini açıkladı. VATAN’a konuşan > Bardakoğlu’nun görüşleri şöyle: > > * SADECE NAMAZ YOK: Din sadece namaz kılmaktan ibaret değil. Bunların > başında, kimsesiz, yoksun, aç kimselere sahip çıkılması, kız çocuklarının > okutulması ve her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet, > kadın hakları ve töre cinayetleri, sokak çocukları, suç, okullardaki > şiddet, organ bağışı, tedavi hakkı, engelliler ve gaziler geliyor. Bu gibi > gibi konularda İşte sosyal içerikli din anlayışı budur. Din görevlilerini > devreye sokmayı hedefliyoruz. Bir din görevlisi, “Camide namazımı > kıldırım. Namaz bitince camiyi kitlerim. Dünya yanmış, yıkılmış, > yoksunluk, yoksulluk, şiddet bunlar beni ilgilendirmez” diyemez. > > * SOSYAL DOKTOR: Din görevlileri bulundukları yerleşim yerinin sosyal > doktoru olacak. Bir mahallede aç, açık, kimsesiz, şiddete uğrayan, > okutulmayan birileri varsa din görevlisi bunu bilmelidir. > > * HUTBE İLE ÇÖZÜLMEZ: Okullardaki şiddet, kadına yönelik şiddet eğer bir > vaaz ve hutbe ile çözülecek olsa ben hergün çıkayım bu konuda fetva > vereyim. Kapsamlı çözümler üretilmesi gerekiyor. Modern yaşam, bireyi > yalnızlaştırıyor. Bireyler, hazcı ve çıkarcı olabiliyorlar. Ama Türkiye > insanı hoşgörülü ve başkasını düşünen insanlar. Biz bu kabiliyetleri > harekete geçireceğiz. Artık sahaya ineceğiz. > > * ESTETİKTEN UZAK CAMİLER: Son dönemde yapılan camilerin mimari bakımdan > rahatsız edici olduğu aşikar. Kimse Türkiye’de son 20 yılda yapılan > camilerin mimari bakımdan şahaser olduğunu söyleyemez. Türkiye’de > camilerin yapımında başkanlığımızın oluşturacağı birimlerle devrede ve > etkili olmasını istiyoruz. > Haber: Hale GÖNÜLTAŞ > > -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,-,- > LISTEDEN CIKMAK ICIN: > Mesaj aldiginiz eposta hesabinizdan grassroots-unsubscribe-request@turkishforum.org > adresine ici bos bir mesaj gondermeniz yeterli olacaktir. > > > TURKISH FORUMA CALISMALARI ICIN DESTEK VERINIZ > > TURKISHFORUM: > 1- OZEL serverlerini ve internet hatlarini bilgi iletimi icin acik tutan > 2- Turkiyemize dis politakasinda TOPYEKUN DESTEK VERMEMIZI SAGLIYAN, > 3- Turkiye Disindaki Turk Toplumlarina sistemli olarak destek veren, > 4- Tum Turk Kuruluslari ile Turkiye ve Turk Halki icin beraber calisan, > 5- Dunya Turk Toplumundan gelen bir itmeden dogan TEK KURULUSDUR. > > TurkishForum Projelerine Maddi Destek Vermek Cok Kolay: http://www.turkishforum.com/tr/bagis.html > > Bizimle kontak kurmak için: > http://www.turkishforum.com/tr/kontak.html > -,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,-,-,--,-,-,-,-,--,-,-,--,- |
|
|
|
|
|
| You are not authorized to post a reply. |
|
|
|
ActiveForums 3.7
 |
|
Discussion Board Rules / Forum Kurallari
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|